YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7188
KARAR NO : 2023/777
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 28.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından beraatine karar verilen ceza dava dosyasında yapılan yargılama sebebiyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun (4734 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi gereğince yargılama sonuna kadar Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılamaması sebebiyle maddi; 3 gece 4 günlük gözaltı süresi boyunca ve sonrasında yaşadığı elem, ızdırap, dava nedeniyle maruz kaldığı psikolojik durum sebebiyle manevi zararı olmuştur. Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 200.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 26.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti gerekir. Davacı hakkında yapılan yargılama idarenin herhangi bir kusur yoktur. Tazminat davalarında hükmedilen tazminat sebepsiz zenginleşmeye yol açmamalıdır. Öncelikle usulden, aksi takdirde haksız ve dayanaktan yoksun davanın esastan reddi gerekmektedir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2018/103 Esas, 2018/115 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2018/2948 Esas, 2019/2750 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.10.2021 tarihli ve 2019/81707 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının yargılandığı dava nedeniyle ihalelere katılamamasından dolayı uğradığı gelir kaybı ve ödediği vekâlet ücreti göz önünde bulundurularak zararın hesaplanması ve maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine, manevi tazminat miktarının azlığına ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının 09.08.2011 tarihinde ihaleye fesat karıştırma suçu kapsamında gözaltına alındığı ve 11.08.2011 tarihinde ise serbest bırakıldığı, yapılan yargılama neticesinde … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2017 tarih, 2012/87 Esas, 2017/62 Karar sayılı kararı ile davacının ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve bu suçlara iştirak suçlarından beraatine karar verildiği ve kararın … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.12.2017 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin yargılandığı ihaleye fesat karıştırma dava dosyasında yargılama aşamasında geçen süre içerisinde Kamu İhale Kanunun 59 uncu maddesi gereği kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılamaması sebebiyle maddi zararı olduğundan bahisle maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle devlet aleyhine açılan tazminat davasına ilişkin sebeplerin tahdidi olarak sayıldığı, bu sebepler arasında davacı vekilinin maddi tazminat talebine konu yaptığı hakkında kamu davası açılması sebebiyle kamu ihalelerine girmekten yasaklılık sebebinin belirtilmemiş olduğu, kaldı ki davacının böyle bir durumda dahi söz konusu kamu kurum ve kuruluşlarına ilişkin ihaleleri kazanacağı hususunun da tamamıyla afaki nitelikte olduğu, davacı atılı suçlama nedeniyle yargılanmamış olsa dahi söz konusu ihalelerin davacının yetkilisi olduğu firmada kalacağı hususunun belirsiz nitelikte olacağı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi kısmen kabul edilerek; sosyoekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı ve benzeri hususlar da gözetilerek hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun, makul bir miktar olarak, 3 günlük gözaltı süresi için takdiren 200,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/87 E., 2017/62 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ihaleye fesat karıştırma suçundan 09.08.2011 – 12.08.2011 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 28.12.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden
Davacının, yargılandığı ceza dava dosyası sebebiyle 4734 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesi gereği kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılamamasından doğan zararın tazminini talep etmiş ise de; davacının ihalelere hatılması halinde kazanacağı, muhtemel zarar kapsamında kalan ücretin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından; kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından; kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak takdir edilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2018/2948 Esas, 2019/2750 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.