Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7189 E. 2023/857 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7189
KARAR NO : 2023/857
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 29.11.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin kasten öldürme suçundan yapılan soruşturma kapsamında 14.05.2016 tarihinde gözaltına alındığını, aynı tarihte tutuklandığını, 28.09.2016 tarihinde tahliye olduğunu, … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli 2016/315 esas 2017/137 karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, hükmün 08.11.2017 tarihinde kesinleştiğini, bu suretle haksız tutuklama tedbiri ve tutukluluk incelemelerinin aynı gerekçeyle haksız yere reddedildiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı salmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ” talep etmiştir.

2.Davalı vekili 26.12.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.

3…. 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2018 tarihli ve 2017/422 Esas, 2018/11 Karar sayılı kararı ile “davanın kısmen kabulüne” karar verilmiştir.

4…. Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2018/1818 Esas, 2019/2295 Karar sayılı kararı ile “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin gelirine ilişkin meslek odalarından ve vergi dairesinden araştırma yapılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, avukatlık ücretinin maddi zarara dahil edilmesi gerektiği ve manevi zarar miktarının düşük olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı hakkında öldürmeye teşebbüs suçundan kamu davası açıldığı, … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/315 esas, 2017/137 karar sayılı dosya üzerinde yapılan yargılama sonucunda, davacının CMK!nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya (sanığa) 13.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davanın bu tarihten önce 29.11.2017 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Davacının 14.05.2016 tarihinde gözaltına alınıp tutuklandığı, 28.09.2016 tarihinde tahliye edildiği, tutuklu kaldığı günlerin mahsubuna ilişkin uyap sisteminde yapılan incelemede başka bir mahkeme tarafından verilmiş herhangi bir karara rastlanmadığı, … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2017 tarihli müzekkeresinden anlaşıldığı,

Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde; davacının hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davası nedeniyle 14.05.2016 ile 28.09.2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucu beraat ettiği, davacının tutuklanmadan önce gelirinin belgeye dayalı olarak ispatlanmadığı, bu nedenle gelirin asgari ücret düzeyinde olduğunun kabulü gerektiği, bu suretle maddi tazminata hak kazandığından, asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan 5.829,27 TL maddi tazminatın tutuklama tarihi olan 14.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde tutuklu kaldığı 4 ay 14 gün boyunca yakınlarından aldıkları borç paralar, tutuklu kaldığı sürece cezaevinde yaptığı masraflar,avukatlık ücreti, çekilen banka kredisi faizleri, bu süreçte ödenmeyen vergi ve sgk borçlarının faizleri talep edilen maddi tazminat talebine dahil edilmiş ise de, ibraz edilen serbest meslek makbuzunun tarihinin 27.11.2017 tarihi olduğu, kararın ise 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla kararın kesinleşmesinden sonra düzenlenen serbest meslek makbuzuna dayalı olarak avukatlık ücreti talep edilemeyeceği, ancak beraat ettiği kararın kesinleşmesinden önceki tarihli serbest meslek makbuzuna dayalı ve makul olan ve o mahkemece hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin üzerinde olan kısmı isteyebileceği, beraat kararı verilen mahkemede 3.960,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa ödenmesine karar verildiği, (kaldıki mahkemesince vekalet ücretine hükmedilmese bile yargılama gideri olduğundan mahkememizce tazminat hesabında dikkate alınamayacağı) dolayısıyla bu koşullarda mahkememizce ayrıca avukatlık ücreti ve diğer belirtilen sebeplerden dolayı da mahkemece tazminat miktarının hesabında gözönüne alınamayacağı anlaşılmış olmakla, davacının sadece tutuklu kaldığı süreler için asgari ücret tarifesi esas alınarak maddi tazminata hükmedilmiştir.

Davacının tutuklu kaldığı süre, bu süre zarfında özgürlüğünden mahrum kalması, yargılandığı suç, davacının sosyal statüsü, ekonomik durumu ve hakkaniyet ilkeleri göz önüne alınarak, ancak sebepsiz bir zenginleşmeye de neden olmayacak şekilde takdiren 7.500,00 TL manevi tazminatın, tutuklama tarihi olan 14.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

Geliri ile gözaltında ve tutuklu kaldığı 14.05.2016 ila 28.09.2016 dönemine ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ve somut delil ibraz edemeyen davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı 137 günlük döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret üzerinden “5.941,18 TL” maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince yapılan hatalı hesaplama sonucunda “5.829,27 TL” olarak eksik maddi tazminata hükmedilmesi ve buna bağlı olarak hüküm tarihinde yürürlükte olan 694 sayılı K.H.K’nın 144. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesine göre “1.612,94 TL” nispi vekalet ücreti yerine “1.599,48 TL” vekalet ücretine hükmedilmesi, 5271 Sayılı Kanunun 280/1-c ve 303/1-f-h maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte eksiklikler olduğundan, istinaf yoluna başvurulan hüküm fıkrasının, maddi tazminata ilişkin bir nolu bendinde yazılı “5.829,27 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “5.941,18 TL” ibaresinin eklenmesi, vekalet ücretine ilişkin iki nolu bendinin ikinci paragrafında yazılı “1.599,48 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “1.612,94 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle CMK’nın 280/1-c ve 280/1 (a) madde delaletiyle CMK’nın 303/1-f-h maddesi gereğince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Tazminat talebinin dayanağı olan … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/315 esas, 2017/137 karar Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme teşebbüs suçundan 14.05.2016- 28.09.2016 tarihleri arasında 4 ay 14 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2.Geliri ve kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının tutuklulukta kaldığı süre için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Yargıtay İçtihadı birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.195729.05.1957 tarih ve 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin kuruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

4.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2018/1818 Esas, 2019/2295 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.