Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7337 E. 2023/1521 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7337
KARAR NO : 2023/1521
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.10.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; ” müvekkilinin uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklandığını, davacının . Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/193-212 E.K sayılı kararıyla taksirle öldürme suçundan beraatine, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 40 TL adli para cezasına mahkumiyetine karar verildiğini, davacının 2 yıl 6 ay hapis cezası almasına rağmen 35 ay 3 gün tutuklu kaldığını belirterek CMK’nın 141/f maddesi gereğince 30.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata tahliye edilmesi gereken günden başlamak üzere işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini” talep etmiştir.

2. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2017 tarihli ve 2017/551 Esas, 2017/586 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2017/4224 Esas 2019/2923 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli, davacı vekili ile Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacı hakkında mahsup işlemi yapıldıktan sonra 460 günlük sürenin arta kaldığı ve bu süre hakkında mahsup işlemi yapılamadığından maddi ve manevi tazminata bu sürenin esas alınarak tazminata hükmedilmesi gerektiği bu nedenle hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.

Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; davacının 01.02.2014-02.06.2014 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, 01.06.2014-02.05.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, mahsup istemi üzerine 01.06.2014-02.06.2014 arasındaki 1 gün gözaltı ile 02.06.2014-28.01.2016 tarihleri arasındaki 605 gün olmak üzere toplam 606 günlük sürenin cezasından mahsup edildiği, ancak aldığı cezadan fazla yattığı için 28.01.2016-02.05.2017 tarihleri arasında yattığı 460 günlük sürenin arta kaldığı ve bu süre hakkında mahsup işlemi yapılamadığı, kısmi mahsup halinde, mahsup edilmeyen kısma ilişkin olarak (460 gün) maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, bu çerçevede tazminata hükmedilmesi gerekirken, 152 gün üzerinden hesap yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; . Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/193 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma ve uyuşturucu maddesini ülke içinde ruhsatsız olarak satışa arz etmek suçlarından dolayı yargılama yapıldığı, davacının … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/27 sorgu sayılı kararıyla 02.06.2014 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği, davacının suçlamaları kabul etmediği, davacının . Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/193 esas sayılı dosyası kapsamında 02.05.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği, davacının 07.07.2017 tarihli kararla sanığın yüzüne karşı biliçli taksirle ölüme neden olma suçundan beraatine, uyuşturucu maddesini ülke içinde ruhsatsız olarak satışa arz etmek suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 40 TL adli para cezasına karar verildiği, bu kararın 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacı her ne kadar haksız yere tutuklu kaldığını bildirerek mahkememizden tazminat talebinde bulunmuş ise de; davacının taksirle öldürme suçu bakımından tutuklu kalmadığı gibi herhangi bir gözaltısının da bulunmaması, davacının uyuşturucu madde ticaretinden tutuklanarak bu suçtan mahkum olmuş olması; mahkum olduğu bu suça ilişkin olarak da Söke Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahsup kararı verilmiş olması dolayısıyla tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesince verilen kararda bulunan hukuka aykırılıkların ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kabul edilerek, dairece yapılan duruşma sonucunda davacı …’nun uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.06.2014 tarih 2014/27 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, .2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/193 esas 2017/212 karar sayılı dosyasında bilinçli taksirle öldürme ve uyuşturucu ticareti yapma suçlarından yapılan yargılama neticesinde bilinçli taksirle öldürme suçundan beraatine, etkin pişmanlık kapsamında uyuşturucu ticareti yapma suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, söz konusu kararın 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan 01.06.2014 ile 02.05.2017 tarihleri arasında toplam 1066 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, tutuklu kaldığı süreden mahkum olduğu 2 yıl 6 ay (910 gün) hapis cezasına ilişkin süre mahsup edildiğinde gözaltında ve tutuklulukta geçen 156 günlük sürenin fazla olduğu, davacının ceza süresinden fazla tutuklu kaldığı bu süre üzerinden tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği halde ilk derece mahkemesince yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile hatalı bir şekilde davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından dairemizce 156 günlük süre üzerinden geliri ile gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ve somut delil ibraz edemeyen davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının maddi kaybının 7194,35 TL olduğu ayrıca davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, ceza infaz kurumunda kaldığı süre, olayın cereyan tarzı ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun olduğu kabul edilen 9.000,00 TL manevi tazminata ve bu miktarlar nazara alınarak vekalet ücretine ve fazlaya ilişkin diğer tüm taleplerin reddine ayrıca davacının tahliye olması gereken 01/12/2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan . Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/193 Esas – 2017/212 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının taksirle öldürme ve uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından yapılan soruşturma kapsamında davacının uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 01.06.2014 – 02.05.2017 tarihleri arasında 2 yıl 11 ay gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda taksirle öldürme suçundan beraatine, sanığın eyleminin uyuşturucu maddeyi başkalarına vermek ve temin etmek suçunu oluşturduğu kabulü ile netice itibariyle 2 yıl 6 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, taksirle öldürme suçundan verilen beraat hükmünün 08.09.2017 tarihinde, uyuşturucu maddeyi başkalarına vermek ve temin etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 17.07.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. 5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan 01.06.2014 ile 02.05.2017 tarihleri arasında toplam 1066 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, tutuklu kaldığı süreden mahkum olduğu 2 yıl 6 ay (910 gün) hapis cezasına ilişkin süre mahsup edildiğinde gözaltında ve tutuklulukta geçen 156 günlük sürenin fazla olduğu kabulü ile tazminata hükmedildiği, . Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 18.08.2017 tarihli müddetname içeriğine göre davacı hükümlünün 01.06.2014-02.06.2014 tarihleri arasındaki 1 günlük gözaltı ile 02.06.2014-28.01.2016 tarihleri arasındaki 605 gün olmak üzere toplam 606 gün sürenin cezasından mahsup edildiği, 28.01.2016-02.05.2017 tarihleri arasındaki 460 günlük sürenin cezasından mahsup edilmediği anlaşılmakla; davacının tutuklu kaldığı sürelerin ne kadarının mahsup edilip edilmediği hususu tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekili ile Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2017/4224 Esas 2019/2923 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.