YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7342
KARAR NO : 2023/1161
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 30.10.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin 06.01.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 07.01.2009 tarihinde tutuklandığını, 08.05.2009 tarihinde ise tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini, hükmün kesinleştiğini, haksız koruma tedbiri uygulanması nedeniyle 60.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini” talep etmiştir.
2. Davalı vekili 11.01.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığının ,tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2018/509 Esas, 2019/76 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/901 Esas 2019/882 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hastane müdür yardımcısı olarak çalışan müvekkilinin tutuklu kaldığı süre boyunca çalışamamış olması sebebiyle mahrum kaldığı ek ödemelerin ve ceza yargılamasında kendisini özel vekil ile temsil ettirdiğinden ödediği vekalet ücretinin maddi zarara dahil edilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazinat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının suç örgütüne yardım etme ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK’nın 250. maddesi ile görevli) 07.01.2009 tarih 2009/1 nolu sorgu kararı ile tutuklandığı, … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK’nın 250. maddesi ile görevli) 08.05.2009 tarih 2009/17 E. 2009/51 K. sayılı kararı ile tahliye edildiği, yapılan yargılama sonucunda … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2017 tarih 2017/169 E. 2017/387 K. sayılı kararı ile beraatine karar verildiği ve bu kararın temyizden vazgeçme nedeni ile 12.04.2018 tarihinde kesinleştiği,
… F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 25.12.2018 tarih 2018/20908 sayılı yazısı ile davacının 07.01.2009 tarihinde … (Kapatılan) 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/1 sorgu sayılı tevkifi ile suç örgütüne yardım etmek ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarına ait iki adet tevkif müzekkereleri ile kurumlarına getirildiği ve suç örgütüne yardım etmek suçuna ait tevkifinin infaza alındığı, ihaleye fesat karıştırmak suçuna ait tevkifinin ise sıraya alındığı,08.05.2009 tarihinde ise … (Kapatılan) 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/17 sayılı tahliye kararı ile iki adet tevkif müzekkeresinden tahliye edildiği, cezaevinde bulunduğu sürelerde suç örgütüne yardım etmek tevkifine ait suç yönünden aralıksız infaz edildiğini bildirildiği,
… 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarih 2017/169 Esas sayılı yazısı ile davacının 06-07.01.2009 tarihleri arasında gözaltında kaldığı 07.01.2009 – 08.05.2009 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve bu sürelerin başka cezasından mahsup edildiğine dair bir karara rastlanılmadığı bildirildiği,
Sosyal ve ekonomik durum tespit formuna göre davacının emekli olduğu, eşinin ev hanımı olduğu ve kendisine ait evde ikamet ettiğinin bildirildiği, … İl … Müdürlüğünün 07.01.2019 tarihli yazısı ile davacının gözaltına alındığı ve tutuklandığı dönemlerde açığa alınmış olması nedeni ile maaşının 2/3 ünün ödendiği, göreve iade edildikten sonra ise ilgili dönemlere ait 1/3 maaşının ödendiği, gözaltına alınarak tutuklandığı ve görevden uzaklaştırıldığı tarihlerde … Devlet Hastanesinde hastane müdürü statüsünde olduğu, bu açıklamalar ışığında davacı vekilinin maddi tazminat talebi içerisinde bulunan yatak, yol, iaşe bedeli ile cezaevi harcamaları, cezaevi ziyaretçilerinin yol harcamaları ve benzeri giderlerinin CMK’nın 141 vd. maddeleri kapsamında maddi zarar hesabına dahil edilemeyeceği ayrıca … Bakanlığına bağlı hastanede hastane müdür yardımcısı olup gözaltında ve tutuklu kaldığı tarihlerde açığa alınması sebebiyle eksik aldığı maaş farkları daha sonra kendisine ödendiği anlaşılan davacının, talep etmiş olduğu döner sermaye ücretinin, sabit maaş ödemesi niteliğinde olmadığı ancak fiilen çalışılması ve şartların uygun olması halinde ödenen ücret niteliğinde olması sebebiyle muhtemel zarar kapsamında kaldığı, muhtemel zararın ise maddi tazminata konu edilemeyeceğinden ve davacının avukatlık ücreti ödediğine dair serbest meslek makbuzu sunamaması nedeni ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde ise; sabıka kaydı bulunmayan ve hastane müdürü olarak çalışan davacının sosyal ve ekonomik durumu ile tutuklu kaldığı süre ve tutuklu kalmasına neden olan olayın cereyan tarzı ile genel hukuk ilkeleri nazara alınarak, duymuş olduğu acı ve ızdırabı gidermeye yarayacak, huzur ve tatmin hissi oluşturmaya yönelik ölçüde ve sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun ve kabul edilebilir bir miktar olarak 7.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla tayin edildiği gerekçesiyle CMK’nın 280/1-a, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b, 2 maddeleri uyarınca düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan, hüküm fıkrasının manevi tazminata ilişkin 2. maddesinde yer alan ”7.500,00 TL manevi tazminatın” ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine ”3.000,00 TL manevi tazminatın” ibaresinin yazılması sureti ile hukuka aykırılığın düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/169 Esas 2017/387 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç örgütüne yardım etme ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından 06.01.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 07.01.2009 tarihinde her iki suçtan tutuklanmasına karar verildiği, yalnızca suç örgütüne yardım etmek suçu yönünden verilen tutuklama kararının 07/01.2009 – 08.05.2009 tarihleri arasında infaz edildiği, bu suretle davacının 4 ay 2 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.04.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davacının maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. Dairemizin yerleşik uygulamaları kapsamında, davacının tutuklu kaldığı döneme için döner sermayeye ilişkin ödeme tutarlarının performansa bağlı ödemeler olduğu ve ancak fiili çalışmaya dayalı olarak değişkenlik gösterir şekilde ödendiği dolayısıyla gerçek zarar olarak 5271 sayılı Kanunun 141 vd. maddeleri kapsamında maddi zarar hesabına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddinde karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargıtay İçtihadı birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.195729.05.1957 tarih ve 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin kuruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
B. Davacının manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuş olup, açıklanan nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/901 Esas 2019/882 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.