Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7711 E. 2023/1517 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7711
KARAR NO : 2023/1517
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 28.04.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan 18.06.2009 – 10.02.2014 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle oluşan 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi zararının tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 14.12.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacının maddi zarara uğradığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddi gerekmektedir. Talep edilen manevi tazminat miktarı fahiştir. Aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2017/365 Esas, 2019/55 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/1335 Esas, 2019/2557 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.10.2021 tarihli ve 2019/94714 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi; bölge adliye mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının düşürülmesine, ilişkindir.

2. Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama neticesinde dosyada tüm belgeler, alınan beyanlar tüm dosya kapsamı itibariyle değerlendirildiğinde; davacının kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme, suçluyu kayırma ve suç delillerini gizleme suçlarını işlediği iddiasıyla … Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin (Kapatılan … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin) 2009/189 sorgu sayılı (suçluyu kayırma suçundan) tutuklama müzekkeresinin, 19.06.2009 – 10.05.2010 tarihleri arasında infaz ettiği; 10.05.2010 tarihinde … Anadolu 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/708 Değişik … sayılı kararıyla tahliyesine karar verildiği; 10.05.2010 tarihinde … Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2009 tarihli 2009/182 sorgu sayılı tutuklama kararının 10.05.2010 tarihinden itibaren infaz görmeye başladığı; hakkında Kapatılan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, davacının kastın aşılması suretiyle ölüme sebep olma, suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme veya gizleme suçlarından yargılandığı, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2012 tarihli 2010/229 Esas, 2012/162 Karar sayılı kararı ile suç delillerini yok etme suçundan 1 yıl, kastı aşarak öldürme suçundan neticeten 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldığı, söz konusu kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.02.2014 tarih, 2013/5799 Esas, 2014/557 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozma nedenine göre davacı hakkında … 2. Sulh Ceza mahkemesinin 19.06.2009 tarih, 2009/189 Sorgu sayılı tutuklama kararının kaldırılmasına ve davacının tahliyesine karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davacının, … Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin (Kapatılan … 3. Ağır Ceza Mahkemesi) 13.06.2012 tarihli 2014/114 Esas, 2014/332 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, bu kararın 20.02.2017 tarihinde kesinleştiği, davacının tutukluluğunun Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz gördüğü; buna göre davacının haksız yere 19.06.2009 – 10.02.2014 tarihleri arasında tutuklu kaldığının anlaşılmıştır.

Davacının tutuklu kaldığı süre boyunca maddi kazanç elde edememesi nedeniyle maddi tazminat hesabı yapılması için dosya bilirkişiye verilmiş ve bilirkişice davacının maddi kaybının 34.048,33 TL olduğu hesaplandığından 34.048,33 TL maddi tazminatın 19.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; her ne kadar davacı vekalet ücreti, cezaevi giderleri ve yargılama giderlerinin maddi zarar kapsamında olduğunu belirterek bu kalemlerin tazminat olarak ödenmesini talep etmişse de; beraat eden sanıktan yargılama giderlerinin tahsil edilmemiş olması, cezaevi giderlerinin 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddeleri kapsamında doğrundan zarar olarak kabul edilmesinin mümkün olmaması, ödenen vekalet ücretlerine ilişkin beraat kararı kesinleşmeden önceki döneme ait düzenlenmiş tahsilat makbuzunun dosyaya ibraz edilmemiş olması nedenleriyle davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacının tutuklulukta geçirdiği süreler nedeniyle manevi ve ruhsal bakımdan ağır bir ızdırap yaşamış olması, maruz kaldığı ruhsal sıkıntı ve bunalımın bir nebze olsun hafifletilebilmesi amacıyla maddi bir bedelin belirlenmesi ve ödenmesi gerektiği; fakat bununla birlikte tazminat hukukunda hakim olan manevi tazminatın bir tarafı aşırı zenginleştirmemesi gerektiği kuralı da göz önünde bulundurularak davacının göz altında geçirdiği süreyle orantılı olduğu düşüncesi ile takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın 19.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunduğu, anlaşılmakla istinafa konu kararın; gerekçe ve hüküm kısmındaki manevi tazminat miktarına ilişkin “100.000,00 TL” ibaresinin “70.000,00 TL” olarak düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/114 E., 2014/332 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 19.06.2009 – 10.02.2014 tarihleri arasında 1697 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 20.02.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu ve davacının 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince 34.048,33 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği, hükmün sadece davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 70.000,00 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle reddedilen toplam 30.000,00 TL tazminat miktarının davacı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Kanun’un 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve reddedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden
Tazminat talebinin dayanağı olan … Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/114 E., 2014/332 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 19.06.2009 – 10.02.2014 tarihleri arasında 1697 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 20.02.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/1335 Esas, 2019/2557 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/1335 Esas, 2019/2557 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.