YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7787
KARAR NO : 2023/1524
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 10.04.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları isnadıyla 20.10.2019-08.04.2010 ile 23.02.2011-05.04.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yapılan yargılama neticesinde davacı hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden kamu davasının düşürülmesine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden beraat kararı verildiğini ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini belirterek, haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 40.000 TL maddi, 500.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini ” talep etmiştir.
2. Davalı vekili tarihli cevap dilekçesinde özetle; ” davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2018 tarihli ve 2019/194 Esas ve 2019/309 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2019/1538 Esas 2019/792 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı … davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onaması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; … 1. Ağır Ceza Mahkemesini 09.11.2010 tarih 2010/3 E. 2010/296 K. sayılı dosyasının yapılan incelemesinden, davacı hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, temyiz yoluna başvurulduğu, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2011/24 E. 2011/29 sayılı 11.07.2011 tarihli ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılamada … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/230 E. 2015/257 sayılı 10.07.2015 tarihli kararı ile davacının yeniden cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2016/3510 E. 2016/8162 sayılı 30.11.2016 tarihli ilamı ile yeniden bozma kararı verildiği, bu bozma doğrultusunda … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/24 E. 2017/75 sayılı 24.02.2017 tarihli kararı davacı hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden kamu davasının düşürülmesine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden beraat kararı verilmiş olup, mahkemenin kararı 14.02.2019 kesinleşmiştir. Davacının 20.10.2009 tarihinde tutuklandığı 08.04.2010 tarihinde tahliye edildiği sonrasında 23.02.2011 tarihinde tekrar tutuklandığı 05.04.2012 tarihinde tahliye edildiği dosyada tutuklu kaldığına ilişkin herhangi bir mahsup kararının bulunmadığı anlaşılmıştır.
CMK’nın 141. maddesinde, tazminat istemenin koşulları belirtilmiş olup, aynı maddenin 1-e bendinde “ancak haklarında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraate karar verilen kişilerin tazminat davası isteyebilecekleri” hüküm altına alınmıştır. Yine CMK’nın 144/1-c maddesinde: “Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler.” hükmüyle düşme kararı verilen kişiler dava açamayacak kişiler arasında sayılmıştır.
Davacı hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmış olduğu, ancak eyleminin reşit olmayanla ilişki suçu kabul edilerek şikayet şartı yönüyle düşme kararı verildiği, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2019/274 E 2019/5374 K sayılı kararında da hükmedildiği üzere bu durumda tazminat isteme şartlarının oluşmadığı düşünülerek davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; gerekçeli karar başlığında ”Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” olan dava türünün “haksız tutuklama sebebiyle maddi ve manevi tazminat”, dava tarihinin ise 10.04.2019 yerine 29.01.2018 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, toplanıp karar yerinde gösterilen deliller uyarınca oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/24 Esas 2017/75 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suçundan 19.10.2009-08.04.2010 tarihleri arasında gözaltı/tutuklu ve 23.02.2011-05.04.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu , bu suçunda 6 aylık şikayet süresine tabi olmasından dolayı yasal şikayet süresinde şikayetin olmadığından kamu davasının düşürülmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine hükmedildiği, hükmün 14.02.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacının 40.000 TL maddi, 500.000 TL manevi tazminat talebine ilişkin söz konusu davada, davacının 19.10.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 20.10.2009 – 08.04.2010 tarihleri arasında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan tutuklu kaldığı, davacı hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan yargılama neticesinde … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2010 tarih 2010/3 E. 2010/296 K. sayılı kararıyla davanın atılı suçlardan cezalandırılmasına ve hükmen tutuklanmasına karar verilerek davacının 23.02.2011 tarihinde yeniden tutuklandığı, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2011/24 E. 2011/29 sayılı 11.07.2011 tarihli ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılamada … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/230 E. 2015/257 sayılı 10.07.2015 tarihli kararı ile davacının yeniden cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2016/3510 E. 2016/8162 sayılı 30.11.2016 tarihli ilamı ile yeniden bozma kararı verildiği, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/24 E. 2017/75 sayılı 24.02.2017 tarihli kararı ile davacının eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna dönüştüğü ve bu suça ilişkin soruşturma ve kovuşturma şartı olan şikayet hakkının yasal süre içerisinde kullanılmaması nedeniyle düşme kararı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine karar verildiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince, davacı hakkında yapılan yargılama sonunda süresinde şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verildiği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 144/1-c maddesine göre davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında ”Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” olan dava türünün “haksız tutuklama sebebiyle maddi ve manevi tazminat”, dava tarihinin ise 10.04.2019 yerine 29.01.2018 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2019/1538 Esas 2019/792 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.