YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7803
KARAR NO : 2023/1518
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 12.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin 02.05.2011 tarihinde gözaltına alındığını, 06.05.2011 tarihinde kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından tutuklandığını, 30.09.2011 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiğini, kararın 12.10.2017 tarihinde kesinleştiğini, davacı
hakkında haksız gözaltı ve tutuklama tedbiri uygulandığını belirterek 10.000 TL maddi 1.000.000 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 02/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini” talep etmiştir.
2. Davalı vekili 30.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılıp açılmadığının,mahkemenin yetkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.
3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarihli ve 2017/464 Esas, 2018/396 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2018/4293 Esas 2019/3470 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.10.2021 tarihli, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat taleplerininin reddedilmesinin ve hükmedilen manevi tazminat miktarının gerçek zararı karşılamadığından hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı maddi tazminat kapsamında bebeği ile ilgili doktor harcamalarını, cezaevinde yaptığı harcamaları ve cezaevi ziyaretleri ile ilgili benzin harcamalarını talep etmiş ise de; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/10284 E. – 2018/3050 K. sayılı ve 19.03.2018 tarihli kararında belirtildiği üzere, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşik uygulamaları kapsamında cezaevi harcamaları ve cezaevi ziyaretçilerinin yol harcamaları ve benzeri giderleri maddi tazminat kapsamında değerlendirilmemiştir. Yine davacının bebeği için yaptığını belirttiği doktor harcamaları ile davacının gözaltına alınıp tutuklanması arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edilemediğinden bu harcamalar maddi tazminat kapsamında değerlendirilmemiştir. Bu itibarla davacının yasal koşulları oluşmayan maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamı, davacının üzerine atılı suçların niteliği, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, uğradığı haksızlığın boyutu, gözaltı ve tutukluluk sürecinin davacının psikolojisine etkisi, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi, hükmedilecek miktarın davacının ekonomik durumu itibariyle zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nefaset kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği hususu da gözönünde bulundurularak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL’nin gözaltına alınma tarihi olan 02.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekili ve davalı vekili’nin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas – 2017/22 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç örgütüne üye olmak ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından 02.05.2011-05.05.2011 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 06.05.2011-30.09.2011 tarihleri arasında tutuklu olmak üzere toplam 4 ay 28 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükümlerinin temyiz incelemesinden geçerek 12.10.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
1. Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacının ailesinin davacıyı ziyaret için yaptıkları harcamalar, cezaevi harcalamaları ve bebeği için yaptığını belirttiği doktor harcamalarından doğan zararın koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında maddi zarar kapsamında değerlendirilmemesinde hukuka ayrılık bulunmamıştır.
2. Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunmuş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış olup, açıklanan nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2018/4293 Esas 2019/347 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.