Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7906 E. 2023/1641 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7906
KARAR NO : 2023/1641
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 09.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin hakkında görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından dolayı yapılan yargılama neticesinde atılı suçlardan beraat ettiğini ve hükmün kesinleştiğini, müvekkilinin yargılandığı dönemde kamu ihalelerine girmesinin yasaklanmış olduğunu, bu dava sebebi ile soruşturma aşamasından kararın kesinleşmesine kadar olan süreçte yasaklılık sebebi ile maddi ve manevi zararı olduğundan bahisle müvekkilinin haksız olarak yasaklı kaldığı günler ve kaybettiği işler için 10.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın yasaklılık tarihi olan 2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini” talep etmiştir

2. Davalı vekili 29.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, istenilen faiz başlangıcının hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.

3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2018/143 Esas 2018/152 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/3270 Esas 2019/2988 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteyebileceklerinin düzenlendiği, söz konusu madde kapsamında koruma tedbirleri nedeniyle devlet aleyhine tazminat davası açmaya dair sebeplerin tahdidi olarak sayılmış olduğu, bununla birlikte sayılan bu sebepler arasında davacı vekilinin 09.05.2018 havale tarihli dava dilekçesi ve mahkememizin 05.06.2018 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı ile davacı vekiline dava dilekçesinin açıklanması hususunda verilen mehile binaen sunulan 19.06.2018 tarihli beyan dilekçesi içeriğinde de açıkça belirttiği müvekkilinin beraati ile sonuçlanan ihaleye fesat karıştırma suçu nedeniyle yargılandığı dönemlerde yasaklılık nedeniyle zararının tazmini sebebinin madde kapsamında olmadığı, halihazırda dava dilekçesi talep sonucunda da yargılama aşamasında ihalelerden yasaklılık nedeniyle tazminat talebinde bulunulmuş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin dava konusu ettiği talebinin CMK’nın 141. ve devamı maddeleri kapsamına girmediğinden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/87 Esas, 2017/92 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından dolayı 10.08.2011 tarihinde, saat 13:00’da gözaltına alanarak ifadesi alındıktan sonra aynı gün saat 14.34 ‘de serbest bırakıldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçlardan beraatine hükmedildiği, beraat hükümlerinin 28.12.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin yargılandığı ihaleye fesat karıştırma dava dosyasında yargılama aşamasında geçen süre içerisinde Kamu İhale Kanunun 59 uncu maddesi gereği kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılamaması sebebiyle maddi zararı olduğundan bahisle maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle devlet aleyhine açılan tazminat davasına ilişkin sebeplerin tahdidi olarak sayıldığı, bu sebepler arasında davacı vekilinin maddi tazminat talebine konu yaptığı hakkında kamu davası açılması sebebiyle kamu ihalelerine girmekten yasaklılık sebebinin belirtilmemiş olduğu, davacının böyle bir durumda dahi söz konusu kamu kurum ve kuruluşlarına ilişkin ihaleleri kazanacağı hususunun da tamamıyla belirsiz nitelikte olduğu, kaldı ki davacının ihalelere hatılması halinde kazanacağı, muhtemel zarar kapsamında kalan ücretin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından; davanın reddine ilişkin verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/3270 Esas 2019/2988 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.