Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7911 E. 2023/2362 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7911
KARAR NO : 2023/2362
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacılar vekili 17.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; muris …’ın ölümü sonucunu doğuran, haksız gözaltı, haksız tutuklama ve tutukluluğun devamına ilişkin kararlar nedeniyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla murisin oğlu … için 500.000,00 TL maddi 500.000,00 TL manevi, muris kızı … için 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi, muris eşi … için 500.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere tazminatların 05.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 06.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle CMK 141. maddesi kapsamında, davacının murisi adına veya murisinin uğramış olduğu haksız işlem nedeniyle tazminat davası açma hakkı bulunmadığını, kanunun 141. maddesi “soruşturma ve kovuşturma aşamasında .. Kişiler maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebilirler” şeklindeki ifade ile sadece tazminat istemeye neden olan fiile maruz kalan kişiye münharıs olmak üzere bu hakkı kullanabileceğini öngördüğünü, davanın öncelikle reddine karar verilmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi ile yargılama giderleri ve reddedilen kısım üzerinden hesaplanacak nispi avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

3. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2018 tarihli ve 2018/241 Esas, 2018/226 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/3293 Esas, 2019/2999 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 27.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacılar vekilinin temyiz istemi;
1….’ın hukuka aykırı yargısal işlemler nedeniyle hayatını kaybettiği,

2.Davanın koruma tedbirleri nedeniyle değil hâkim savcı sorumluluğuna ilişkin olarak açıldığına,

3.Davanın esasına girilmesi gerektiğine,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Her ne kadar davacılar …, … ve … tarafından vekilleri Av. … vasıtasıyla verilmiş olan dilekçe ile ve tekraren 26.06.2018 tarihli celsede de, iş bu davanın koruma tedbirleri nedeniyle açılmış olan dava olmadığı, iş bu davanın CMK’nın 141/3 maddesine dayalı olarak açıldığı, HMK’nın 46. ve 49. maddeleri gereği Hakim ve Savcıların kararları ile ilgili olarak taraflarının tazminat davası açma haklarının olduğu, bunların hepsinin tek bir çatı altında toplanarak CMK’nın 141/3. maddesine getirildiği, CMK 141/1 maddesinde ancak zarar görenin kendisinin dava açabileceği görüldüğü, fakat iş bu davanın 141/1 kapsamında olmadığı, dolayısıyla murisin mirasçıları olan davacıların bu nedenle dava açma hakları olduğu belirtilerek, vefat eden davacı …’ın eşi ve diğer davacıların babaları olan …’ın ölümü sonucunu doğuran CMK 141/1 kapsamı dışında kalan suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk halleri de dahil olmak üzere Hakimler ve Cumhuriyet Savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle davacılar tarafından maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi zararlarının tazmini açısından toplamda 3.500.000,00 TL tazminatın 05.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile taraflarına hükmedilmesinin talep edilmiş ise de,

UYAP ortamından ulaşılan nüfus kayıt örneğiyle de sabit olmakla, …’ın 05.05.2013 tarihinde vefat ettiği, …’ın vefatından sonra, tazminat davasına konu edilen yargılamada, İzmir 7. Ağrı Ceza Mahkemesi tarafından 27.02.2017 tarih 2014/100 Esas 2017/22 Karar sayılı kararıyla … hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.01.2012 tarih 2012/1 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası yönünden, açılan kamu davalarının TCK’nın 64/1 ve CMK’nın 223/8 maddeleri gereğince ayrı ayrı düşürülmesine karar verildiği, tazminat davasına konu edilen bu kararın 07.01.2017 tarihinde kesinleştiği, bahse konu karar kesinleştikten sonra 17.05.2018 tarihinde iş bu tazminat davasının açıldığı, CMK’nın 141 ve devamı maddelerinde kanun koyucu tarafından ihdas edilen koruma tedbirleri nedeniyle dava açma hakkının kural olarak zarar görene ait olduğu, bu hakkın mirasçılara intikalinin ancak zarar görenin ölmeden önce dava açması veya dava açma iradesini açıkça izhar etmesi durumunda mirasçılara intikal edeceği, mirasçıların ancak bu şartlarda açılmış davaya devam edebilecekleri veya dava açabilecekleri, dolayısıyla mahkememizce yargılaması yapılan iş bu dava açılmadan ve bu yönde iradesini açıkça izhar etmeden zarar gören …’ın vefat ettiği anlaşılmakla, emsal mahiyetteki Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.03.2016 tarih 2015/9844 Esas 2016/3398 Karar sayılı kararı da göz önünde tutulduğunda, davacı vefat eden … mirasçılarının açmış oldukları davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas – 2017/22 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıların murisi olan …’ın ihaleye fesat karıştırma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından 06.05.2011-05.07.2012 tarihleri arasında 426 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda vefat etmesi sebebiyle davanın düşmesine karar verildiği, düşme hükmünün 07.11.2017 tarihinde kesinleştiği, davacıların talebinin 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında olduğu anlaşılmıştır.

Davacılar vekilinin temyiz istemi yönünden;
Muris …’ın 05.05.2013 tarihinde vefat ettiği, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre koruma tedbirleri nedeniyle dava açma hakkının kural olarak zarar görene ait olduğu, bu hakkın mirasçılara intikalinin ancak zarar görenin ölmeden önce dava açması veya dava açma iradesini açıkça izhar etmesi durumunda mirasçılara intikal edeceği, mirasçıların bu şartlarda açılmış davaya devam edebilecekleri veya dava açabilecekleri anlaşılmakla, 17.05.2017 tarihinde mirasçı olan davacılar tarafından açılan davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/3293 Esas, 2019/2999 Karar sayılı kararında davacılar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.