YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7930
KARAR NO : 2023/329
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2017/220 Esas, 2018/630 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 20.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.07.2019 tarihli ve 2019/358 Esas, 2019/2075 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.10.2021 tarihli ve 2019/99864
sayılı, hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebebi
Belirlenen hapis cezasının alt sınırdan verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
Alt sınırdan uzaklaşılarak daha ağır bir ceza verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde ” Sanığın olay günü sabah saatlerinde uyuşturucu madde kullanmış olduğu, sürücü belgesinin de bulunmamasına rağmen … kiralayarak mağdur olan arkadaşları ile birlikte pikniğe gittiği, mağdur beyanlarına göre sanıktan yavaşlamasını istemelerine rağmen yolda aracı kaydırdığı, ancak buna rağmen hızını azaltmadığı ve kaza mahalline geldiğinde karşı şeride geçip yol dışında park halindeki araca ve ardından duvara çarparak mağdurların yaralanmasına neden olduğu, ATK raporu içeriğine göre de sanığın uyuşturucu maddenin etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek olduğu, böylece sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinin mahkememizce kabul edildiği; sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, katılanlardaki yaralanmanın niteliği nedeniyle meydana gelen zararın ağırlığı, mağdur sayısı dikkate alınarak sanık teşdiden cezalandırılmış, TCK’nun 22/3 maddesi uyarınca sanığın cezasında taktiren 1/3 oranında artırım yapılmış, suçun işlenmesindeki özelliklere göre taksirli suçtan verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş, sanığın sabıkalı kişiliği, bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaatin oluşmaması, mağdurların zararlarını gidermemiş olması nedenleriyle sanık hakkında HAGB ve erteleme kararları verilmeyerek hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.
2. Sanığın, alınan savunmasında ”…… merkeze inerken bir yerlerde kar nedeniyle arabanın hakimiyetini kaybettim, şarampole uçacakken geri topladım, … merkeze normal 80-90 km hızla geldim, kazanın meydana geldiği yerde arabanın direksiyon hakimiyetini kaybederek başka bir kamyona çarptım, ben ehliyetsizim, olay günü sabah saatlerinde uyuşturucu kullanmıştım, extacy hap kullanmıştım, ancak kaza esnasında bunun etkisi kaybolmuştu, üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum, ben yolda kimse ile yarışmadım, ayrıca müştekilerin söylediği gibi kimse bana yavaş kullanmam hususunda bir uyarıda bulunmadı, sürekli ısrarla müziği yükseltmedim, kaza esnasındaki hızım da 80-90 km civarındaydı, oradaki hız limiti zaten 70 km imiş, CMK 231 maddesinin uygulanmasına muvafakatım vardır” şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Kaza sebebiyle yaralanan katılan …’ün soruşturma aşamasında şikayetçi olmadığı ancak yargılama aşamasında alınan beyanında şikayetçi olduğunu beyan ettiği, diğer katılanlar …, … ve .un aşamalarda şikayetçi olduğu, katılanların katılma talebinde bulundukları görülmüştür.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında taraflar arasında uzlaştırma görüşmeleri yapılmıştır. Dosyaya eklenen 27.06.2019 havale tarihli Uzlaştırma Raporlarına göre katılanlar … ile Şeymanur Uzun ile sanık arasındaki uzlaşma gerçekleşmiş ancak katılan … ile babası …’in uzlaşmayı kabul etmedikleri görülmüştür.
5. Tanık .. beyanı dosya kapsamında bulunmaktadır.
6. Sanığın eylemi neticesinde katılanlarda meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden alınan 06/04/2017 tarih ve 2017/391 sayılı raporunda katılan …’in “…yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokabilecek derecede olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır(6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüzünde sabit ize ve organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğunun” bildirildiği, … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden alınan 06/04/2017 tarih ve 2017/390 sayılı raporunda katılan …’ün “…yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) derece etkileyecek nitelikte olduğunun” bildirildiği, … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden alınan 16/03/2017 tarih ve 2017/307 sayılı raporunda katılan .’un “… yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, yüzünde sabit ize neden olduğunun” bildirildiği anlaşılmıştır.
7.Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı’nın 28/02/2017 tarih ve 2016-4647/3058/2938 sayılı raporunda, “… şüpheli …’ye ait kanda alkol bulunmadığı, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden 86,0 ng/ml MDMA ve 2,7 ng/ml MDA bulunduğunun, şüpheliye ait idrarda uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden MDMA ve MDA bulunduğunun …” bildirildiği, yine Adlî Tıp Kurumu 5. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27/08/2018 tarihli rapora göre “… MDMA ve MDA’nın 16/08/1997 tarih, 23082 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu’nun 26/11/1996 tarih, 96/8883 sayılı Kararnamesi ile 2313 Sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkındaki Kanun’un 19. Maddesi’ne göre uyuşturucu madde kapsamına alınması dolayısıyla 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. Maddesi kapsamındaki uyarıcı maddelerden olduğu, kanında saptanan MDMA ve MDA etkisi altındaki …’nin emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyeceği…” belirtildiği görülmüştür.
8. Kolluk güçlerince tanzim olunan 16.12.2016 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, sanığın idaresindeki otomobili ile seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçtiği, yoldan çıkarak park halinde olan başkaca bir araca çarparak durabildiği olayda, sanığın Karayolları Trafik Kanununun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendine göre “şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak” kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.
9. Yargılama aşamasında düzenlenen 15.11.2017 tarihli Trafik Bilirkişi Raporuna göre, sanığın Karayolları Trafik Kanununun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 48 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 52 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi ile 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendine göre “sürücü belgesiz … kullanma, uyuşturucu ve uyarıcı madde alarak … kullanma, hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamama ve şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymama” kurallarına aykırı hareketle meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunun belirlendiği görülmüştür.
10. Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin gerekçesinde; “Olay tarihinde saat:18.40 sıralarında … ili, . mah, .caddesi üzerinde sanığın yönetimindeki aracıyla . Mermer isimli işyeri önüne geldiği, bu sırada sanığın uyuşturucu kullanmış olduğu için dikkatli … kullanmak hakimiyetini kaybettiği, ayrıca sürücü belgesinin bulunmadığı, yine aşırı süratli bir şekilde aracı sevk ettiği, bu nedenle direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçtiği, karşıdan gelen araçların kullandığı yol bölümüne geçip yolun dışında park halinde bulunan. plaka sayılı aracın sağ arka kısmına çarptığı, bu aracıda sürükleyerek ön kısımlarını mermer parçalarına çarptırarak durabildiği, kaza sonucunda … içerisinde bulunan …’in yaşamsal tehlike geçirecek, yüzünde sabit … oluşacak, (6) dercede kemik kırığına neden olacak şekilde, .un yaşamsal tehlike geçirecek ve yüzünde sabit iz oluşacak şekilde, …’ün (4) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiği, … Katılanlardaki yaralanmanın derecesi, süreç içerisinde katılanlardan ikisinin uzlaşmayı kabul ettiklerinin belirtilmesi, suçun işleniş biçimi gözönüne alındığında temel cezanın 2 yıl 6 ay olarak belirlenmesi Dairemizce fahiş olarak kabul edilmiştir. Ayrıca bilinçli taksirle yaralama suçundan verilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, tarafların uzlaşamadıkları anlaşıldığından sanığın taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermekten hüküm kurulmuştur …” denilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyizi Yönünden;
Belirlenen hapis cezasının alt sınırdan verilmesi gerektiği yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesinde, sanığın tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın oluş ve dosya kapsamıyla uyumlu olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden;
Alt sınırdan uzaklaşılarak daha ağır bir ceza verilmesi gerektiği yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde, sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.07.2019 tarihli ve 2019/358 Esas, 2019/2075 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.