Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7964 E. 2023/1699 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7964
KARAR NO : 2023/1699
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yoluğunda verilen kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 20.11.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 12.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 06.04.2010 tarihinde gözaltına alındığını, 07.04.2010 tarihinde tutuklandığını, 27.01.2011 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız tutuklu kaldığı günler için 50.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 28.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, davacı hakkında mükerrer dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, maddi zararın ispatlanmadığını, manevi tazminat talebinin fazla olduğunu, öne sürmüştür.

3…. 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/61 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.09.2019 tarihli ve 2019/1466 Esas, 2019/2581 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 30.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekili bakımından hükmün hukuki yönüne ilişkin temyiz nedeni bildirmediğinden reddini, davalı vekili bakımından temyiz isteminin esastan reddi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacı hakkında verilen yakalama ve tutuklama işlemi yetkili makamların kusurundan veya keyfiliğinden kaynaklanmadığı, davacının kusurunun tazminat hesabında dikkate alınmadığı, davacının zararını ispat edemediği, bu nedenle davanın reddi gerektiğine, ilişkindir.

B.Davacı vekilinin temyiz istemi;
İstinaf mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun bulunmadığına, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/442 Esas – 2017/330 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 06.04.2010 – 27.01.2011 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.01.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı belirlenerek, 5.893,65 TL maddİ, 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacının istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, davacının beraat ettiği suçtan tutuklu kaldığı sürenin tamamının … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihinli ek kararı ile başka bir mahkumiyetinden tamamen mahsup edildiği gözetilerek, sadece tutuklamanın haksızlığına işaret etmek üzere hak ve nesafete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği maddi tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, manevi tazminatın 1.500,00 TL’ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 1.056,00 TL olması gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/442 Esas – 2017/330 Karar sayılı dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 06.04.2010 – 27.01.2011 tarihleri arasında 296 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün08.01.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili temyiz süresi içerisinde istinaf merci tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığından temyiz ettiğini bildirdiği anlaşıldığından tebliğ namede davacı vekilinin temyiz nedeni bildirmediğinden temyiz isteminin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

A.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Tazminat talebinin esasını oluşturan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan gözaltında ve tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Davacının tazminata esas ceza yargılaması sırasında suçlamaları inkar ettiğinin anlaşılması karşısında 5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki koşullar oluşmadığından davacının kendi kusuruyla tutuklanmasına neden olduğuna yönelik davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
5271 sayılı kanunun 144 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, davacının tutuklulukta geçirdiği sürelerin … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli 2015/105 Esas 2015/894 Karar numaralı ek kararıyla mahsup edildiği anlaşılmakla davacı lehine makul bir miktar maddi tazminata hükmolunması gerekirken maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) nolu paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.09.2019 tarihli ve 2019/1466 Esas, 2019/2581 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca …

Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.05.2023 tarihinde karar verildi.