YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7987
KARAR NO : 2023/828
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılanlar vekillerinin ve sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 22/01/2019 tarih ve 2018/91 Esas 2019/16 Karar sayılı kararı ile sanığın, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddenin dördüncü fıkrasının delaleti ile birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 30400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2…. Bölge Adliye Mahkemesi 1. Dairesi’nin, 16.07.2019 tarih ve 2019/1145 E., 2019/1062 K. sayılı kararında; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 22/01/2019 tarih ve 2018/91 Esas 2019/16 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına, sanığın, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2021 tarihli ve 2019/90931 sayılı, temyiz talebinin esastan reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri;
1. Olası kast şartları oluşmasına rağmen uygulanmadığına
2. Takdiri indirim uygulanmaması ve üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine
ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Kusur oranına,
2.Eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1…. 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 22/01/2019 tarih ve 2018/91 Esas 2019/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
11/07/2017 günü saat 17:33 sıralarında … ili istikametine gidiş yönünde Mercan Beldesi’ne 2 km kala sanık …’ın kullanmış olduğu … plakalı hafriyat kamyonu ile ölen …’in kullanmış olduğu … plakalı Ford Turneo marka aracın kaza yapması sonucunda … … ile Ford Turneo marka aracın içerisinde bulunan …’ın vefat ettiği, yine aynı araçta bulunan Münevver Kılıç ile …’ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralanmış, ölenlerin yakınları ve yaralılar sanıktan şikayetçi olarak davaya katılmak istediklerini beyan ettikleri görülmüştür.
2.Tercan Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmuş 13/08/2017 Bilirkişi Raporu’nda kamyon şoförü …’ın “sola dönüş kuralına riayet etmemek”, “…. taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken ….sağa veya sola dönerken karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmakla” asli kusurlu olduğu olayda kamyonet sürücüsü …’in “aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliği ile yol, görüş, trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre uydurmamakla” tali kusurlu; kamyonun dönmek istediği orta refüj üzerindeki ara geçişin ne amaçla kullanıldığını belirtir bir işaretleme yapmamış olmasından dolayı Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Aşkale 121. Şube Şefliğinin tali kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.
3.Kaza tespit tutanağında ve 06.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda; … plakalı kamyon sürücüsü …’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre 46 ncı, 53 üncü ve 84 üncü maddesine göre trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek ve sola dönüş kurallarına riayet etmemek ve doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma hükmü gereğince asli kusurlu olduğu, … plakalı kamyonet sürücüsü …’in ise aynı kanunun; 52 nci maddesi uyarınca kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak maddesini ihlal ettiği değerlendirilerek kazanın oluşunda tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
4.Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesi’nin 01.11.2018 tarihli raporuna göre; sanık …’ın sevk ve idaresindeki kamyonla … istikametine doğru seyrettiği hız rejiminin yüksek olduğu bölünmüş yolun ortasındaki su kanalı ve boyuna devamlı çizgi ile karşı şeride geçmenin yasak olduğu kavşak olmayan olay yeri kesiminde, bu su kanalı üzerindeki 4.90 m. en ve 6.30 m. uzunluğundaki açık olan standart dışı kesimden sol tarafa dönmek istediği gibi bu dönüşünü de kullandığı aracın teknik özelliği itibariyle manevra için gerekli zamanı ve gelen aracın hızı ile kendisine olan mesafesini iyice gözetmeden gerçekleştirmek isterken dönüş öncesi ayna kontrolü yaptığında çok uzak bir mesafeden geldiğini gördüğünü belirttiği aracın varlığına rağmen bu aracın güvenli geçişini beklemeden bulunduğu sağ şeritten kontrolsüzce sol şeride yönelmesiyle önünü kapatmakla seyir durumunu bozduğu yöneldiği sol şeridi takiben seyreden geçiş hakkına sahip müteveffa sürücü … idaresindeki kamyonetin sol ve üst kısımları ile kamyon kasasının sol arka köşe kısmına sol şeritte çarparak savrulduğu sağ taraftaki bariyerlere de çarpması şeklinde neticelenen olayda; sanığın dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle % 70 oranında kusurlu olduğu tespitleri yer almaktadır.
5. Sanığın adlî sicil kaydı ve nüfus kaydı, dosyada bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Dairesi’nin, 16.07.2019 tarih ve 2019/1145 E., 2019/1062 K. sayılı kararında;
Olay tarihinde sanık …’in sevk ve idaresinde bulunan … plakalı kamyonla Tercan istikametinden … istikametine doğru sağ şeridini takiben seyrettiği bölünmüş yolun olay yeri kesiminde su kanalı üzerindeki açıklıktan sola dönmek için manevra yaptığında, aynı istikametten sol şeridi takiben arkasından gelen ölen sürücü …’in idaresindeki … plakalı kamyonetin sol ve üst kısımlarıyla kamyon kasasının sol arka köşe kısımlarına çarpmasıyla savrulduğu, sağ taraftaki demir bariyerlere de çarptığı, … ve …’ın ölü muayene tutanağında belirtildiği üzere trafik kazasına bağlı şiddetli kafa travması sonucu hayatlarını kaybettikleri, iki yolcunun basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı olayda; sanık …’in boyuna devamlı çizgi ile karşı şeride geçmenin yasak olduğu kavşak olmayan olay yeri kesiminde sağ şeritten kontrolsüzce sol şeride yönelmesi nedeniyle bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık …’in cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden
1.Oluşa ve dosya kapsamına göre sanığın, olursa olsun kastı ile hareket ettiğine, meydana gelen sonucu kabullendiğine dair somut bulgular olmadığı, eylemin olası kast olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekillerinin ceza miktarına ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönler itibariyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
1.Soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında yaptırılan bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin kusura ve eksik incelemeye ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Dairesi’nin, 16.07.2019 tarih ve 2019/1145 E., 2019/1062 K. sayılı kararında; katılanlar vekillerince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.