YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8059
KARAR NO : 2023/1695
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 22.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; … Devlet Hastanesinde başhekim olan müvekkilinin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, görevi kötüye kullanma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından 18.03.2010 tarihinde gözaltına alındığını, 22.03.2010 tarihinde tutuklandığını, 12.04.2011 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız şekilde arama, gözaltı ve tutuklama işlemi uygulandığını, haksız tutuklama nedeni ile … sorunları yaşadığını, yazılı ve görsel basında haberlerin çıkması nedeni ile çocuklarının psikolojisinin bozulduğunu, söz konusu dosyanın fetö yapılandırılmasının kumpas davası olduğunu, davacının haksız tutuklama nedeni ile psikolojisinin bozulduğunu, mağduriyet yaşadığından bahisle 75.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
3…. 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2017/460 Esas, 2018/276 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/1561 Esas, 2019/541 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 20.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin ise manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle hükmün bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davanın davalı idareye bildirilmeden görüldüğüne, tutuklama tedbirinde devletin kusurunun bulunmadığına, tazminat talebinin reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, reddedilen kısım üzerinden karşı vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkili hakkında hakkında tazminata esas dosyada evinde kaba şekilde arama yapıldığı, davacının uzun süre gözaltı ve tutuklu kaldığı, uzun yargılama yapıldığı, dosyanın fetö kumpası olduğunu, maddi tazminatın bilirkişi tarafından hatalı hesaplandığına, davacının başhekim olması nedeniyle verilen ücret tutarı ve sabit dışı döner sermaye ödemesinin maddi tazminat kapsamında verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 Esas – 2017/103 Karar sayılı dava dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından yargılandığı, 18.03.2010 – 12.04.2011 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.04.2017 tarihinde kesinleştiği davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutuklu kaldığı sürelerin edildiği ve başkaca bir suçtan dolayı mahsup edilmediği, hakkında aynı taleple açılan başkaca dosyasının bulunmadığı, maddi tazminat hesabı bakımından bilirkişi hesabı dikkate alınarak 713,40 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, davacının tutuklu ve gözaltında kaldığı sürelere ilişkin ilgili kurumca maaş ödemelerinin yapıldığı ve davacının maddi kaybının bulunmadığı halde 713,40 TL maddi tazminata hükmedilmemesi gerektiğinden maddi tazminat talebinin reddine ve buna göre değişen vekalet ücretinin 3.000,00 TL olması gerektiğinden, bu kısmın düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 Esas – 2017/103 Karar sayılı dava dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından yargılandığı, 18.03.2010 – 12.04.2011 tarihleri arasında 390 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.04.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 25.713,40 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 25.000,00 TL olarak düzeltilerek esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Davacının Temyiz İstemi Yönünden;
1. Maddi tazminatın kabul edilmesi gerektiği yönünden;
Davacının tutuklandığı tarihte … … Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde başhekim olduğu, bu kapsamda maaşından kaynaklı maddi zararlarının ödenmesi, başhekim olması nedeniyle verilen ücret tutarı ve sabit dışı döner sermaye ödemesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği dikkate alınarak davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiş ve tebliğnamede bu nedenle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/1561 Esas, 2019/541 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesinin 19. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/1561 Esas, 2019/541 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.