YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8071
KARAR NO : 2023/1625
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1 Davacı vekili 08.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından 01.04.2011 tarihinde gözaltına alındığını 05.04.2011 tarihinde tutuklandığını, 19.06.2012 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 37.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 25.10.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresinde açılıp açılmadığı husunun araştırılarak hak düşürücü süreler içinde açılmamış ise davanın reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı hususu araştırılıp yetkili mahkemede açılmamış ise yetkisizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde zararını ispatlayan belgeleri eklemesi gerektiğini, davacının nüfus kayıt örneğinin, sabıka kaydının dosyaya celbi gerektiğini, hakkında mahsup kararı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının vekiline dava açma yetkisi verip vermediğinin tespit için dinlenilmesi gerektiğini, davacının tutuklanmasında devletin kusurunun bulunmadığını, davacı hakkında aynı talep nedeniyle başka dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, faiz talebinin hukuki dayanağı bulunmadığından reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/429 Esas, 2019/8 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4…. Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2019/1161 Esas, 2019/4433 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin haksız yere ceza evine girdiği gelir durumunu başka türlü ispat edemeyen biri için ilgili tarihte geçerli olan asgari ücretin esas alınmasının haksız olduğundan hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna, ceza evi giderlerinin de maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine, aynı dosyada yargılanıp beraat eden davacıların daha yüksek manevi tazminata hükmedildiğinden müvekkili hakkında belirlenen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 Esas – 2017/210 Karar sayılı dava dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından yargılandığı, 01.04.2011 – 19.06.2012 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 11.05.2018 tarihinde, ihaleye fesat karıştırma suçundan ise 23.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında aynı sebebe bağlı başkaca tazminat dosyasının bulunmadığı, mahsup işlemi yapılmadığı, tutukluluğun kesintisiz infaz gördüğü, davacı her ne kadar Selam Sarraf Kuyumculuk Limited Şirketi yetkilisi ve gümrük eşyası yetkilisi olduğunu beyan etmişse de; tutuklandığı dönemde sigortalı olarak çalışmadığı, söz konusu şirket sözleşmesinde maaş, ücret hususunda herhangi bir madde belirtilmediğini, şirket defterleri incelendiği ve asgari ücret üzerinden hesap yapıldığı belirlenerek, 9.796,53 TL maddi 17.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın eksik olduğundan 9.925,50 TL’ye yükseltilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 3.291,00 TL olması gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 Esas – 2017/210 Karar sayılı dava dosyasında davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından yargılandığı, 01.04.2011 – 19.06.2012 tarihleri arasında 445 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 11.05.2018 tarihinde, ihaleye fesat karıştırma suçundan ise 23.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “9.769,91’’ TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde “9.925,50’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden;
Davacının dava dilekçesinde ve tazminat yargılanması boyunca Selam Sarraf Kuyumculuk Limited Şirketi yetkilisi ve gümrük eşyası yetkilisi adında … yerinin bulunduğunu beyan etmesi karşısında, işyerine ait zararların tutuklanması ile illiyet bağı olduğuna ilişkin dosya arasında herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının ceza evi harcamalarının 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alındığında, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2019/1161 Esas, 2019/4433 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.