YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8195
KARAR NO : 2023/2003
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 01.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 10.11.2016 – 14.11.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığını, 21.11.2016-21.03.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini, haksız koruma tedbirleri nedeni ile 18.066 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan10.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini” talep etmiştir.
2. Davalı vekili 19.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.
3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/102 Esas 2019/19 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/215 Esas 2019/223 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; Davacının gözaltına alınmadan ve tutuklanmadan önce fırıncılık yaparak geçimini sağladığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada 10.11.2016-14.11.2016 tarihleri arasında gözaltında tutulduğu, gözaltında tutulması akabinde … Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/340 sorgu sayılı kararı ile tutuksuz yargılanmak üzere adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, bu karara … Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine … Sulh Ceza Hakimliğin 21.11.2016 tarih ve 2016/6863 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, … 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 21.03.2017 tarihinde tahliye edildiği, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2017 tarih, 2017/16 esas ve 2017/205 karar sayılı ilamı ile yapılan yargılama sonucunda örgüt bağına ilişkin delil elde edilemediğinden bahisle beraatine karar verildiği, bu kararın 08.01.2018 tarihinde kesinleştiği, buna göre davanın CMK’nın 142/1 maddesindeki yasal süre içerisinde açıldığının anlaşıldığı;
Davaya konu gözaltı ve tutukluluk süreleri arasında zaman aralığı bulunması sebebiyle mahkememizce ayrı ayrı yapılan değerlendirmede;
1- 10.11.2016-14.11.2016 tarihlerinde gerçekleşen gözaltı süresine ilişkin olmak üzere;
A) Maddi tazminat talebi yönünden; davacı vekili dava dilekçesinde davacının aylık 2.000 TL geliri olduğunu beyan etmiş ise de, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünün 17.05.2018 tarihli cevabi yazısı ve ekinde bulunan belgelerden davacının 13.02.2016 tarihi itibariyle tescil kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle maddi tazminat hesabının gözaltı tarihindeki net asgari ücret miktarı üzerinden yapıldığı, 2016 yılında net asgari ücretin 1.300,99 TL olduğu, davacının gözaltında kaldığı sürenin 4 gün olduğu, buna göre davacının gelir kaybının 173,44 TL (1.300,99/30=43,36×4=216,80) olarak belirlendiği, bu nedenlerle 10.11.2016-14.11.2016 tarihlerinde gerçekleşen gözaltı süresine ilişkin olmak üzere koruma tedbirleri nedeniyle açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 173,44 TL maddi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 10.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
B) Manevi tazminat talebi yönünden; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında geçirdiği süre, işbu davanın kesinleşeceği tarihe kadar elde edeceği parasal değer ile hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde 10.11.2016-14.11.2016 tarihlerinde gerçekleşen gözaltı süresine ilişkin olmak üzere koruma tedbirleri nedeniyle açılan manevi tazminat davasının kabulü ile 200 TL manevi tazminatın, haksız gözaltı tarihi olan 10.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine;
2- 21.11.2016-21.03.2017 tarihlerinde gerçekleşen tutuklama süresine ilişkin olmak üzere;
A) Maddi tazminat talebi yönünden; davacı vekili dava dilekçesinde davacının aylık 2.000 TL geliri olduğunu beyan etmiş ise de, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünün 17.05.2018 tarihli cevabi yazısı ve ekinde bulunan belgelerden davacının 13.02.2016 tarihi itibariyle tescil kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle maddi tazminat hesabının tutuklama süresindeki net asgari ücret miktarı üzerinden yapıldığı, 2016 yılında net asgari ücretin 1.300,99 TL, 2017 yılında net asgari ücretin 1.404,06 olduğu, davacının 2016 yılı için tutuklulukta geçirdiği sürenin 40 gün, 2017 yılı için tutuklulukta geçirdiği sürenin 80 gün olduğu, toplam tutukluluk süresinin ise 120 gün olduğu, buna göre davacının 2016 yılı için gelir kaybının 1.734,40 TL (1.404,06/30=43,36×40=1.734,40) olarak, 2017 yılı için gelir kaybının 3.744,00 TL (1.300,99/30=46,80×80=3.744,00) olarak belirlendiği, toplam gelir kaybının ise 5.478,40 TL olduğunun anlaşıldığı, bu nedenlerle 21.11.2016-21.03.2017 tarihlerinde gerçekleşen tutuklama süresine ilişkin olmak üzere koruma tedbirleri nedeniyle açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 5.478,40 maddi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 21.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
B) Manevi tazminat talebi yönünden; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta geçirdiği süre, işbu davanın kesinleşeceği tarihe kadar elde edeceği parasal değer ile hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde 21.11.2016-21.03.2017 tarihlerinde gerçekleşen tutuklama süresine ilişkin olmak üzere koruma tedbirleri nedeniyle açılan manevi tazminat davasının kabulü ile 6.000 TL manevi tazminatın, haksız tutuklama tarihi olan 21.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; gerekçeli karar başlığında “Talep” yerine “Dava” ve “Talep tarihi” yerine “Dava tarihi” şeklinde yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucuna uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine yönelik kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı hazine vekili ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 Esas 2017/205 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 10.11.2016-14.11.2016 tarihleri arasında 4 gün gözaltında , 21.11.2016-21.03.2017 tarihleri arasında 120 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.01.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacının 10.11.2016-14.11.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı ve 21.11.2016-21.03.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı dönemler için belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminatlara hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/215 Esas 2019/223 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.