Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/8218 E. 2023/2008 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8218
KARAR NO : 2023/2008
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin 19.09.2010 tarihinde tutuklandığını, 03.11.2011 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama sonunda tüm suçlardan beraat ettiğini, beraat kararının kesinleştiğini, müvekkilinin haksız yere tutuklu kaldığını belirterek; 67.145 TL maddi ve 40.000 TL manevi olmak üzere toplam 107.145. TL tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini” talep etmiştir.

2. Davalı vekili 01.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.

3. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2019 tarihli ve 2018/471 Esas 2019/284 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/1705 Esas 2019/1033 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.11.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; beraat kararının ve kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edilmediğini, davacının e-devlet sistemi üzerinden temyiz incelemesinin yapılarak dosyanın Yargıtay’dan döndüğünü görmesi neticesinde kararın tebliğine ilişkin başvurusu üzerine 20.09.2018 tarihinde yapılan tebliğ işlemiyle tazminat davasını açabileceğini öğrendiğini, davanın süresinde açıldığını ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının 19.09.2010 tarihinde tutuklanması nedeniyle tazminat davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine tabi olduğu, bu kanunun 142/1. maddesinde haksız koruma tedbiri nedeniyle “karar ve hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar ve hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin” hükümaltına alındığı, davacı hakkında beraat kararının 04.07.2017 tarihinde kesinleştiği ancak iş bu tazminat davasının CMK’nın 142/1. maddesinde belirtilen bir yıllık yasal süre geçtikten sonra 24.10.2018 tarihinde açıldığı, süresinde açılmayan bu tazminat davasının esasının incelenmesine yasal olanak bulunmadığı, bu sebeple davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; vicdani kanının oluştuğu tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin davanın süresinde açılmadığından bahisle verdiği red kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, karar yerinde gösterilen deliller uyarınca oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/230 Esas 2015/56 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 19.09.2010-03.11.2011 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.07.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tâbi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Tazminat yargılamasında, 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinin 7 nci fıkrasında, “Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilci, açıklamalı çağrı kağıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir” aynı Yasanın 188. maddesinin 1 inci fıkrasında, “Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katinin ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği halde müdafiin hazır bulunmasının şart olduğu, müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebileceğinin” düzenlenmesinin yer aldığı,

Somut olayda değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince davanın açılması üzerine naip hakim atama kararı verildiği, gerekli araştırmalar yapılmak için naip hakim tensip tutanağı düzenlendiği ve belirli periyotlarla tensip tutunağında araştırılan hususların takibinin naip hakim aracılığıyla yapıldığı, 09.01.2019 tarihli tazminat tensip tutanağı ile 21.03.2019 tarihinde duruşmanın yapılmasına karar verildiği, belirtilen tarihte duruşmanın yapıldığı ve ara kararla maddi tazminata ilişkin hesabın yapılabilmesi için dosyanın bilirkişiye naip halim aracılığıyla tevdine karar verilerek duruşmanın bitirildiği, 01.04.2019 tarihinde naip hakimce dosya incelenerek dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiği, 01.07.2019 tarihinde dosyanın yine naip hakimce incelemesinin yapılarak dosyanın heyete tevdiine karar verildiği, 03.07.2019 tarihli yazı ile yetki hususunda mütalaa beyanı için Cumhuriyet başsavcılığına yazı gönderildiği ve 10.07.2019 tarihinde ilk derece mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davanın reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, yukarıda belirtilen Kanun hükümlerine aykırı olacak şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönler incelenmeksizin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/1705 Esas 2019/1033 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.