Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/8234 E. 2023/1768 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8234
KARAR NO : 2023/1768
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 07.06.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin beraatine karar verilen … Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/179 Esas sayılı ceza dava dosyası kapsamında 25.10.2010 tarihinde ev ve … yerinde arama yapılmış, müvekkil 26.10.2010 tarihinde gözaltına alınmış, 28.10.2010 tarihinde tutuklanmış ve 23.04.2011 tarihinde serbest bırakılmıştır. Bu süreçte; ailesinin cezaevi ziyaret için yaptıkları harcamalar, müvekkilin rütbe ilerlemesinin yapılmaması sebebiyle uğradığı zarar, yurt dışı görevleri için yapılan seçimlere girememesinden kaynaklanan gelir kaybı, vekilinin duruşmaları takip etmesi sebebiyle yaptığı harcamalar sebebiyle uğradığı zararın karşılığı olarak 535.082,36 TL maddi tazminat ile haksız tutuklama ve yargılama sebebiyle müvekkilin uğradığı manevi zararın karşılığı olarak 2.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 25.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 07.03.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Tazminat isteme koşulları somut olayda oluşmamıştır. Dava dilekçesinde maddi kayıpların neye göre belirlendiği anlaşılır değildir. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Davacı yasada öngörülen usul ve şartlara uygun olarak tutuklanmıştır. İddia edilen zarar ile tutukluluk arasında ispatlanabilen bir illiyet bağı yoktur. Faizle ilgili talepler haksızdır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2016/171 Esas, 2018/99 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/2330 Esas, 2019/4729 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.11.2021 tarihli ve 2020/16451 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; bölge adliye mahkemesi tarafından maddi tazminat talebinin reddedilmesine, manevi tazminat miktarı ve vekalet ücretinin düşürülmesine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Deniz Kuvvetleri Komutanlığında 2010 yılında Yarbay rütbesinde görev yapmakta iken kamuoyunda ”… Askeri Casusluk Soruşturması” olarak bilinen soruşturma kapsamında 26.10.2010 tarihinde gözaltına alınarak … Kapatılan 13. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi heyetince 28.10.2010 tarihinde tutuklandığı, hakkında açılan dava nedeniyle … Kapatılan 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/37 Esas sayılı dosyasında yargılandığı ve 23.04.2011 tarihinde tahliye edildiği, mahkemece verilen beraatine ilişkin 02.08.2012 tarihli hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.12.2013 tarihli kararıyla bozulması üzerine yargılamaya devam edilmekte iken özel yetkili mahkemelerin kapatılması sonucu dosyanın devredildiği … Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen 29.01.2016 tarih ve 2015/179 Esas, 2016/46 Karar sayılı hüküm ile beraatine karar verildiği ve söz konusu kararın 10.03.2016 tarihinde kesinleşmiş olduğu, davacının bu dava nedeniyle toplam 180 gün tutuklu kaldığı, 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesine göre yasal süresi içerisinde maddi ve manevi tazminat istemli davanın açıldığı, bu itibarla davacının haksız olarak tutuklanmış olduğunun ve davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre boyunca özgürlüğünden yoksun bırakıldığı, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin bir başka suçtan mahsup edilmediği anlaşılmış, davacının haksız olarak gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreler yönünden bilirkişi raporunda belirtildiği üzere talebinin kısmen kabulü ile 250.589,54 TL maddi tazminat ile davacının üzerine atılı suçların niteliği, dosyaya yansıyan sosyal statüsü, ekonomik durumu, haksız yere gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürede duyduğu üzüntü, yaşamış olduğu elem ve ızdırap ile psikolojik baskı, hak ve nefaset kuralları ile manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı hususları göz önünde bulundurularak takdiren 50.000,00 TL de manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 28.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi ve manevi taleplerinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
O tarihte Deniz Yarbay olarak görev yapmakta olan davacı hakkında yürütülen, kamuoyunda … Casusluk Davası olarak bilinen suç soruşturması kapsamında; 25.10.2010 tarihinde ev ve işyerinde arama yapıldığı, 26.10.2010 tarihinde gözaltına alındığı, 28.10.2010 tarihinde tutuklandığı 23.04.2011 tarihinde tahliye edildiği,

Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma, fuhuşa teşvik, yasaklanan bilgileri temin suçlarını işlediği iddiasıyla yargılandığı … Kapatılan 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/37 Esas sayılı kararı ile tüm suçlardan beraatine karar verildiği, suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçundan kurulan beraat hükmünün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.12.2013 tarih ve 2013/8851 Esas, 2013/14876 Karar sayılı ilâmı ile bozulması üzerine, özel yetkili mahkemelerin kapatılması sebebiyle dosyanın devredildiği … Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/179 Esas sayılı dosyası üzerinden yeniden yapılan yargılama neticesinde 29.01.2016 tarihli karar ile beraatine karar verildiği ve kararın 10.03.2016 tarihinde kesinleştiği,

Cezaevinde haksız olarak tutuklu kaldığı günler ile yargılamanın devam ettiği 6 yıl boyunca terfi alamaması ve rütbe ilerlememesi sebebiyle oluşan zarara karşılık olarak 535.082,36 TL maddi, 2.000.000 TL manevi tazminatın talep eden davacının istemi üzerine, … 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen taleplerin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Maddi tazminat talepleri yönünden; davacının beraat edene kadar rütbe ilerlemesinin yapılmadığı, beraat kararının kesinleşmesini müteakiben 30.08.2012 tarihinden geçerli olacak biçimde albaylığa yükseltildiği, ancak terfiden kaynaklanan maaş farklarının ödenmediği gerekçesiyle bilirkişi tarafından hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak ödeme koşullarının bulunmadığı halde ödenmesine karar verilmesi,

Manevi tazminat talepleri yönünden ise; toplam 178 gün tutuklu kalan davacının ceza infaz kurumunda kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklamanın üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler dikkate alınarak, sebepsiz zenginleşme sonucunu doğurmayacak, … ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır şekilde manevi tazminata hükmedilmesi” gerekirken bu kıstaslara uymayacak biçimde fazla manevi tazminata hükmolunması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Davacının rütbe ilerlemesi yapılmaması nedeni ile gelir kaybına uğraması, yurt dışı görevi alamaması nedeni ile gelir kaybına uğraması ve cezaevi ziyaretlerine ilişkin ailesince yapılan masraflar gibi kalemlerin yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesi gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamını dahil edilemeyeceğinden davacının maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat yönünden ise yukarıda belirtilen kıstaslar dikkate alınarak davacı lehine 35,000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 26.10.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazine idaresinden alınarak davacıya verilmesine, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ilk derece mahkemesince hükmedilmesi gereken 4.200,00 TL vekalet ücretinin davalı hazine idaresinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan; … Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/179 Esas, 2016/46 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme suçlarından 26.10.2010 – 23.04.2011 tarihleri arasında 180 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.03.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
1. Bölge adliye mahkemesi tarafından, davacının rütbe ilerlemesi yapılmaması nedeni ile gelir kaybına uğraması, yurt dışı görevi alamaması nedeni ile gelir kaybına uğraması ve cezaevi ziyaretlerine ilişkin ailesince yapılan masraflar gibi kalemlerin yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesi gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamına dahil edilemeyeceğinden davacının maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bölge adliye mahkemesi tarafından, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. 5271 sayılı Kanun 142 nci maddesinin 9 uncu maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz ” hükmü gereğince davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.200,00 TL nisbî vekalet ücretine ve davacı lehine bölge adliye mahkemesi duruşma vekalet ücreti olan 1.362,00 TL olmak üzere toplam 5.562,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/2330 Esas, 2019/4729 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin gereği hüküm fıkrasının beşinci paragrafında yer alan vekalet ücretine ilişkin “4.200” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “5.562,00” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.