YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8245
KARAR NO : 2023/581
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 4.270,00 TL olduğu, göçmen kaçakçılığı suçundan 09.01.2016 – 11.01.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 600,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.04.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin göçmen kaçakçılığı yapmak suçundan 08.01.2016 tarihinde yakalanarak gözaltına alınması ve 11.01.2016 tarihinde serbest bırakılmasının ardından 18.02.2016 tarihinde müvekkil hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Müvekkilin haksız olarak yakalanması ve gözaltına alınması sebebiyle; vekalet ücretine ilişkin 1.000,00 TL maddi tazminatın ve uğradığı manevi zararın karşılığı olan 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 04.05.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının resen incelenmesi ve süresinde açılmadığından reddi gerekmektedir. Dava dilekçesindeki eksiklikler giderilmediğinden dilekçenin reddi gerekmektedir. Davacının nüfus ve adli sicil kaydının dosya kapsamına alınması, davanın açılması için avukatına yetki verip vermediğinin, aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığının araştırılması gerekir. Davacının tutuklanmadan önce herhangi bir işte çalışıp çalışmadığı açıklanmamıştır. Çalışmamış ise tazminat isteme hakkı yoktur. Çalışmış ise, aylık net gelirinin ne kadar olduğu araştırılmalıdır. İstenen tazminat miktarları fahiştir. Süresinde açılmayan davanın reddine, dava konusu miktarlar üzerinden tarafımıza vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/116 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, 200,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 09.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/116 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.01.2021 tarihli ve 2019/2154 Esas, 2021/579 Karar sayılı ilâmı ile; davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanması nedeniyle davacı tarafça sunulan serbest meslek makbuzu maddi zarar miktarının tayininde esas alınamayacak ise de, tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 600 TL’nin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacının gözaltına alınarak aynı gün serbest bırakıldığı şeklindeki hatalı gerekçe ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi ve gerekçeli karar başlığında, ”Dava” yerine ”Suç”, ”Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” olan dava türü yerine ”Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat”, ”Dava tarihi” yerine ”Suç tarihi” yazılması ve ”15/07/2016” olan karar tarihinin ”19/07/2016” olarak belirtilmesi ile ”Suç yeri: …” ibaresine yer verilmesi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
6. … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/50 Esas, 2021/197 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 600,00 TL maddi tazminatın 09.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.11.2021 tarihli ve 2021/112870 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davalı vekilinin temyiz isteği; 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve 144 üncü maddeleri arasında düzenlenen tazminat istemine ilişkin hususların somut olayda gerçekleşmediğine, davanın süresinde açılmadığına, davacının gözaltına alınmasında idarenin kusuru olmadığına, soruşturma ve kovuşturma aşamasında ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğine, reddedilen kısım üzerinden idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.
2. Davacı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen maddi tazminat miktarının zararı karşılamadığına, maddi zararın 1.000,00 TL olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanması nedeniyle davacı tarafça sunulan serbest meslek makbuzu maddi zarar miktarının tayininde esas alınamayacak ise de, tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 600,00 TL’nin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/105 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının göçmen kaçakçılığı suçundan 09/01/2016 – 11/01/2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 18.02.2016 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Dairemizin 25.01.2021 tarih ve 2019/2154 Esas – 2021/579 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 15.07.2016 tarihli manevi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda manevi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 4.270,00 TL olduğu, göçmen kaçakçılığı suçundan 09.01.2016 – 11.01.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 600,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Davacı vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 600,00 TL’nin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği göz önünde bulundurularak; davacı lehine hükmedilen maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/50 Esas, 2021/197 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/50 Esas, 2021/197 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.