YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/891
KARAR NO : 2023/4720
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/895 E., 2016/848 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/895 Esas, 2016/848 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.01.2021 tarihli ve 2016/377191 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
3.Sanığın eyleminin sabit olduğuna,
4.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir.
B. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
1.Eylemlerin sanık tarafından eski hale getirilmesinin suçu ortadan kaldırmayacağına,
2.Sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
3.Kararın usul ve esasa aykırı olduğuna,İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. “Her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan kamu davası açılmış ise de mahkememizce yapılan keşif ve sonrasında ibraz edilen uzman bilirkişi raporunda belirtildiği gibi eski hale getirildiği böylelikle sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından sanığın 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmektedir.
2. Sanık savunmasında; “Ben bu konuda daha önce savunma yapmıştım, o savunmamı aynen tekrar ediyorum, üzerime atılı suçlamaları hiç bir şekliyle kabul etmiyorum, ben bu yerin 01/01/2015 tarihinden itibaren işletmecisiyim, turizm işi ile uğraşıyorum, ben Belediyeden izin aldım, izin aldığım şekliyle onarımlarını yaptım, daha sonra belediye izne tabii olmayan yerler için bana tebliğde bulundu, ben de bu yerler için eski hale getirdim, keşfe gelindiğinde eski hale getirdiğim görülecektir, hiç bir şekilde suç işleme kastım yoktur, beraatimi talep ediyorum” demiştir.
3. Mahkemece mahallinde 20.05.2016 tarihinde keşif icra edilmiş olup, suça konu yerlerin eski haline getirildiği, suç unsurlarının ortadan kaldırıldığının gözlemlendiği anlaşılmıştır.
4. Keşif neticesinde alınan arkeolog ve mimar bilirkişi ortak raporunda; dava konusu yerin kentsel sit alanında kaldığı, izinsiz uygulamaların tamamının ortadan kaldırılarak geriye dönüşümünün gerçekleştirildiği, eski hale getirildiği, bu uygulamalardan dolayı doğal ve mimari dokuya herhangi bir zararın verilmediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın Koruma Bölge Kurulundan pafta 423 parselde basit onarım yapmak için izin talebinde bulunduğu, Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 30.10.2013 tarih ve 3588 sayılı yazısı ile basıt onarım izni kapsamında, taşınmazın üst örtü izolasyonunun yapılması, çürümüş hezenlerin yenilenmesi, zemin kaplamalarının değiştirilmesi, kayadam mekanlarının tıraşlanması, ahşap kapı ve pencere doğramalarının yenilenmesi, beton merdivenin taş kaplanması ve betonarme kısımlardaki dökülmüş sıvaların yenilenmesi hususlarında izin verildiği, ancak 09.04.2015 tarihinde yerinde yapılan incelemede; izin kapsamı dışında yapının terasında PVC çerçeveli kapalı bir mekan yapıldığı, avlu giriş kapısının sağında ilave bir mekanın inşa edildiği, yapının terasında yarı açık bir sundurmanın yapıldığı ve yapının zemin katında avluya açılan iki pencerenin kapıya dönüştürüldüğü, ayrıca değiştirilen bazı pencere ve doğramaların PVC olarak yapıldığının tespit edildiği, sanığın savunmasında, yapıyı eski hale getirdiğini ileri sürdüğü, mahkemece mahallinde 20.05.2016 tarihinde keşif icra edildiği, suça konu yerlerin eski haline getirildiği, suç unsurlarının ortadan kaldırıldığının gözlemlendiği, keşif neticesinde alınan arkeolog ve mimar bilirkişi ortak raporunda; dava konusu yerin kentsel sit alanında kaldığı, izinsiz uygulamaların tamamının ortadan kaldırılarak geriye dönüşümünün gerçekleştirildiği, eski hale getirildiği, bu uygulamalardan dolayı doğal ve mimari dokuya herhangi bir zararın verilmediğinin tespit edildiği anlaşılmakla, mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanığın yapıyı eski hale getirdiği, doğal ve mimari dokuda herhangi bir zarar meydana gelmediğinin belirlendiği, bu hali ile sanığın suç işleme kastının olmadığı anlaşılmakla, mahkemece sanığın üzerine atılı suçun manevi unsuru oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. “09.04.2015” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, kararda (2) nolu bentte açıklanan husus dışında hukuka aykırılık görülmemiş olup, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) nolu bentte açıklanan nedenle Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/895 Esas, 2016/848 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci paragrafı çıkartılarak yerine ” Sanığın yüklenen suç açısından kastının bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.