YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8936
KARAR NO : 2023/3533
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/300 E., 2019/272 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 26.04.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üzerine kayıtlı … plakalı aracına 08.05.2013 tarihinde sanık sıfatıyla yargılandığı dosya kapsamnda el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda müvekkilinin beraatine, aracın iadesine karar verildiği, söz konusu kararın kesinleştiği, yargılama sırasında aracın 8.200,00 TL’ye satıldığını, ancak müvekkiline 3.663,87 TL ödendiğini, kanun gereği el koyma nedeniyle davacının zararını devletten isteyebileceği, araca fiili el koyma tarihinden fiili ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödemenin yapılması gerektiğini, söz konusu aracın özel kullanım olduğunu, müvekkilinin aracı kullanamamasından doğan zararının tazminat olarak ödenmesi gerektiğinden bahisle 68.733,63 TL maddi tazminatın karar tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 13.05.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacı hakkında mükerrer dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının vekili ile vekalet ilişkisi devam edip etmediğinin araştırılması gerektiğini, davacı hakkında mahsup kararının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının zararını belgelendirmesi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2019/378 Esas, 2019/130 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne kararı verilmiştir.
4.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2019/300 Esas, 2019/272 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasnı talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin mağduriyeti nedeniyle aracından mahrum kaldığı süre zarfında hesaplanacak kiralama bedelinin verilmesi gerektiğine, bu durumun anayasadan kaynaklı mülkiyet hakkının ihlali olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminata esas Mazıdağı Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/136 Esas – 2016/58 Karar sayılı dava dosyasında davacının 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan sanık sıfatıyla … plakalı aracına 05.08.2013 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda sanığın beraatine, aracın iadesine karar verildiği, kararın 17.01.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığı, söz konusu aracın yargılama aşamasında 11.02.2015 tarihinde 8.200,00 TL bedelle satışının yapıldığını, davacıya 3.663,87 TL ödeme yapıldığı,
Davacının … kira bedeline ilişkin istemi ile ilgili olarak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının özel kullanımı için sahip bulunduğu aracından mahrum kalması dolayısıyla uğradığı zarara ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından bu haliyle davacının belgelendirilmeyen talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesine göre; davacıya ait aracın satış bedelinin 6.949,15 TL olduğu, el koyma tarihi olan 05.08.2013 ile fiili ödeme tarihi olan 12.04.2019 arasındaki işlemiş yasal faiz tutarının 3.561,44 TL olduğu, … satış bedeli ile yasal faiz miktarı toplamının 10.510,59 TL olduğu, davacıya Gümrük idaresince 3.663,87 TL ödeme yapıldığı da dikkate alındığında davacıya ödenmesi gereken tutarın 6.846,72 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır ve bu miktarın davacıya maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Mazıdağı Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/136 Esas – 2016/58 Karar sayılı dava dosyasında davacının 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık sıfatıyla 27 BV 416 plakalı aracına 05.08.2013 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda sanığın beraatine, aracın iadesine karar verildiği, kararın 17.01.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davacının aracından mahrum kalması nedeniyle kiralama bedelinin tazminat olarak verilmesi gerektiğini ifade etmesine rağmen, davacının özel kullanımı için sahip bulunduğu aracından mahrum kalması dolayısıyla uğradığı zarara ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2019/300 Esas, 2019/272 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.