Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/9248 E. 2023/3735 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9248
KARAR NO : 2023/3735
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3130 E., 2019/4216 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 10.09.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma dosyası ile ilgili kasten hukuka aykırı kararlar verildiği, şahsına husumet beslendiği, şahsına haksız bir şekilde ceza verilmesi sebebiyle 22.794,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekilinin savunma dilekçesi vermediği anlaşılmıştır.

3.Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2018/470 Esas, 2018/424 Karar sayılı kararı ile görevsizlik sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/4032 Esas, 2019/541 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2019 tarihli ve 2019/113 Esas, 2019/265 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/3130 Esas, 2019/4216 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.11.2021 tarihli, davacı ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davacının temyiz sebepleri, yargılamanın etkin bir şekilde yapılmadığına, tazminat davasına konu dosyanın istinaf mahkemesinden dönüşünün beklenmesi gerektiğine, aynı hakimin eylemleri nedeniyle açılan davanın sonucunun beklenmesi veya dosyaların birleştirilmesi gerektiğine, menfaat dolayısıyla şahsına yasaya aykırı hüküm verildiğine, karanın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Davalı vekilinin temyiz sebebi, davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin istinaf mahkemesince düşürülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davanın esasını oluşturan Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/427 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı …’ın sanık olduğu, müştekisinin B.D., suçun kamu görevlisine hakaret olduğu, Hakim Ç.D. tarafından yapılan yargılama neticesinde 18/07/2018 tarihinde sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan eylemine uyan TCK 125/1 maddesi delaletiyle TCK 125/3-a maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve dosyanın halen İstinaf Mahkemesinde bulunduğu tespit edilmiştir.

Somut olayda davacının talebinin “Hakimin sorumluluğu” nedenine dayalı tazminat davası olduğu, talebin CMK’nın 141. maddesine ve mülga 466 sayılı yasaya dayalı tazminat talebi olmadığı, istikrar arz eden Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, hakimlerin yargılama faaliyetinden kaynaklanan tazminat taleplerinin 6100 sayılı HMK’nın 46 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, buna göre; kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması, sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması, farklı bir anlam yüklenenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması, duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması, duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması, hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması nedenlerine dayanılarak hakimlerin yargılama faaliyetleri nedeniyle tazminat davası açılabileceği, somut olayda ise, davacının Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/427 Esas sayılı dosyasında yargılama yapan Hakim Ç.D. tarafından yapılan yargılama neticesinde 18/07/2018 tarihinde sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan eylemine uyan TCK 125/1 maddesi delaletiyle TCK 125/3-a maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, tüm dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere; davacı yanın iddialarının genel ve soyut nitelikte olduğu, yargılama aşamasındaki beyan ve delillerinde Hakim Ç. D.’nin CMK 141/3 madde kapsamında kişisel kusur haksız fiil veya diğer sorumluluk hallerini oluşturabilecek, kesinleşmiş mahkeme kararı yada başkaca bir delilinin bulunmadığı, bu şekilde CMK 141 ve 142. maddesindeki dava açma şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan davacının sanık olduğu Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/427 Esas sayılı ceza dosyasında kovuşturmayı yürüten hâkimin kasıtlı eylemleri nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.

A. Davacının Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede;
5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre;
”…. suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.”

Denilmektedir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin reddi yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 142 nci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:”(9)Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz..” hükmü gereğince davanın tümüyle reddedilmesi ve davacının toplam 522.794,00 TL tazminat talebinde bulunduğu dikkate alınarak, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine, karar tarihi dikkate alınarak ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 5.450,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen 1.056,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi kanuna aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B.) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/3130 Esas, 2019/4216 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hükmün birinci (1.) paragrafında yer alan bölümün tamamen çıkarılarak, yerine “yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 5.450,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.