Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/9506 E. 2023/2535 K. 04.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9506
KARAR NO : 2023/2535
KARAR TARİHİ : 04.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1160 E., 2020/574 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 15.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin 10.11.2014 tarihinde gözaltına alındığını, 11.11.2014 tarihinde tutuklandığını, 01.11.2016 tarihinde tahliye olduğunu yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini, kararın 04.10.2018 tarihinde kesinleştiğini belirterek; haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 50.000 TL maddi ve 120.000 TL manevi tazminatın müvekkilinin gözaltına alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini” talep etmiştir.

2. Davalı vekili 15.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.

3. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2018 tarihli ve 2018/413 Esas 2018/467 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2020 tarihli ve 2019/1160 Esas 2020/574 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.12.2021 tarihli, davalı vekilinin süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında yapılan inceleme sonucunda, davacının asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği hususunun maddi delil ve belgeler ile ispat edilemediği nedenleri ile mahkemece dosya içerisinde bulunan asgari ücret çizelgesi doğrultusunda 16 yaşından büyükler için net asgari ücret üzerinden resen ve basit hesaplama doğrultusunda hesap yapılarak davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı toplam 723 gün karşılığı 28.824,27 TL maddi kazanç kaybının tespit edildiği, haksız gözaltı ve tutuklama sebebiyle uğradığı manevi zararın ise; 36.100 TL olduğunun takdir ve tespiti ile davacının haksız tutuklamadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince;davacı hakkındaki maddi tazminat miktarının hesaplanmasında da; kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edilmediğinden maddi zararın 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplandığının belirtildiği, ancak; davacının haksız olarak gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin hesaplamada, aylık net asgari ücretin 2014 yılının 2. diliminde 891,03 TL olduğundan günlüğünün 29,70 TL, 2015 yılının 1. diliminde 949,07 TL olduğundan günlüğünün 31,64 TL, 2015 yılının 2. diliminde 1.000,54 TL olduğundan günlüğünün 33,35 TL ve 2016 yılında 1,300,99 TL olduğundan günlüğünün 43,37 TL üzerinden ve davacının 2014 yılı 2 diliminde 1 gün gözaltında 51 gün tutuklulukta olmak üzere toplam 52 gün, 2015 yılı 1 diliminde 181 gün, 2015 yılı 2. diliminde 184 gün ve 2016 yılında 304 gün olmak üzere toplam 721 gün alınarak hesaplanan 26.592,12 TL yerine, hangi tarih aralıklarında kaç gün alındığı ve hangi miktar üzerinden hesaplandığının belirtilmeden “davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı toplam 723 gün karşılığı 28.824,27 TL maddi kazanç kaybının tespit edilmiştir.” şeklinde denetime olanak vermeyecek, dosya içeriğiyle örtüşmeyen miktarın hükme esas alınmak suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle maddi tazminata ilişkin miktar olan “28.824,27 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine davacının haksız olarak gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemlere ait net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktar olan “26.592,12 TL” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/504 Esas 2018/247 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 10.11.2014-01.11.2016 tarihleri arasında 2 yıl 21 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.04.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası ile Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; … 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu … ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazetede yayımlanır. Maddenin 2. fıkrasında; Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler bu maddenin kapsamı dışında tutulmuştur. 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı ile 7226 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır.

Yukarıda açıklanan düzenleme dikkate alındığında, davalı vekilinin yokluğunda verilen ve 13.04.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı 18.06.2020 tarihinde yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davalının eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğuna yönelik talebi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2020 tarihli ve 2019/1160 Esas 2020/574 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ceyhan Ağır Ceza Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.09.2023 tarihinde karar verildi.