Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/9667 E. 2023/762 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9667
KARAR NO : 2023/762
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİAğır Ceza Mahkemesi

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 4.270,00 TL olduğu, kasten öldürme suçundan davacının, 03.10.2011-11.09.2012 tarihleri arasında 11 ay 8 gün tutuklu kalması nedeniyle hükmedilen tazminat miktarının maddi tazminat yönünden 1.000,00 TL, manevi tazminat yönünden 1.200,00 TL olduğu, davalı vekilinin hükmü katılma yoluyla da temyiz etmediği de dikkate alınarak hükmün davalı açısından kesin olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı Kanun’un 432 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; davacı hakkında dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 28.10.2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ” davacının kasten öldürme suçundan dolayı yapılan soruşturma kapsamında 03.10.2011 tarihinde tutuklandığını, 11.09.2012 tarihinde tahliye edildiğini, … Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/137 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini belirterek haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 11.300,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini” talep etmiştir.

2. Davalı vekili 18.02.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini” beyan etmiştir.

3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/348 Esas, 2016/333 Karar sayılı kararı ile “davanın kısmen kabulü ile 8.005.87 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline” karar verilmiştir.

4. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.02.2021 tarih, 2019/2457 Esas 2021/1557 Karar sayılı ilamıyla; “Temyiz incelemesi sırasında UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, davacının tutuklu kaldığı sürenin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/395 Esas – 2016/55 Karar sayılı ceza dosyasında verilen mahkumiyetinden aynı mahkemenin 09/05/2017 tarihli ek kararı ile mahsubuna karar verildiğinin anlaşılması karşısında, CMK’nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin lüzumu ve Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, davacı lehine aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava bulunup bulunmadığının ilgili birimlerden sorulup, UYAP sistemi üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2021/96 Esas, 2021/203 Karar sayılı kararı ile “davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminat ile 1.200,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ” karar verişmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.12.2021 tarihli, davacı ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz isteği; davacının maddi ve manevi zararının mahsup yoluyla giderilmesi nedeniyle sembolik bir tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı lehine hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, faiz ve faiz başlangıcının hatalı olduğuna ve davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarının düşük olduğuna, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/137 E. 2013/267 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 03.10.2011-11.09.2012 tarihleri arasında 11 ay 8 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün temyiz incelemesinden geçerek 01.07.2015 tarihinde kesinleştiği,

CMK’nın 142/1. maddesinde yer alan “karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir” hükmünü taşıdığı, yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından dilekçe verildiği, yapılan incelemede CMK’nın 142/2. maddesine göre davacının dava açıldığı tarihte … ilinde ikamet etmesi nedeniyle mahkememizin tazminatı incelemeye yetkili olduğu görülmüş,

Davacının 11.300,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi talebinde bulunduğu, tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edildiği, mahsup durumunun tazminata engel oluşturmayacağı, ancak haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, haksız tutuklama süresi için CMK’nın 141 ve devamı maddelerinde sayılan tazminat isteme koşullarının maddi ve manevi tazminat açısından gerçekleştiği, davacının mahsup durumu dikkate alınarak 1.000,00 TL maddi tazminata, ayrıca şartları oluştuğundan davacının duymuş olduğu elem ve ızdırap, isnat edilen suçun ağırlığı, davacının sosyal statüsü ile verilecek olan tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olamayacağı ve mahsup durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.200,00 TL manevi tazminata, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 694 sayılı KHK’nın 144. maddesi uyarınca ve AAÜT gereği hesaplanan vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/137 Esas – 2013/267 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 03.10.2011 – 11.09.2012 tarihleri arasında 11 ay 8 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün temyiz incelemesinden geçerek 01.07.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;

A-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 4.270,00 TL olduğu, kasten öldürme suçundan davacının, 03.10.2011-11.09.2012 tarihleri arasında 11 ay 8 gün tutuklu kalması nedeniyle hükmedilen tazminat miktarının maddi tazminat yönünden 1.000,00 TL, manevi tazminat yönünden 1.200,00 TL olduğu, davalı vekilinin hükmü katılma yoluyla da temyiz etmediği de dikkate alınarak hükmün davalı açısından kesin olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı Kanun’un 432 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Davacının 11.300,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, İlk Derece Mahkemesince davacının tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edildiği, mahsup durumunun tazminata engel oluşturmayacağı, ancak haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak 1.000,00 TL maddi tazminat ile 1.200,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile değişik, 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin 9 uncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususuna göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/348 Esas, 2016/333 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/348 Esas, 2016/333 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.