Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/9848 E. 2023/3548 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9848
KARAR NO : 2023/3548
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/4552 E., 2020/892 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.03.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin aracına kaçakçılık suçundan haksız olarak el konulmuştur. Müvekkil hakkında açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, 5 yıl geçtikten sonra dosyanın yeniden ele alınması ile davanın düşmesine ve aracın iadesine karar verilmiş, bu karar 12.03.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Haksız el koyma sebebiyle müvekkilin uğradığı zararın karşılığı olarak 6.500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.”” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 17.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süreden reddi gerekmektedir. Müvekkil idareye husumet yöneltilemez. Davanın yasal şartları oluşmamıştır. Davacı hakkında verilmiş bir beraat hükmü yoktur. Davacının aracına yasaya uygun olarak el konulmuştur. Davacı kendi kusurundan kaynaklanan zararın tazminini müvekkil idareden talep edemez. Davanın kabulüne karar verilmesi halinde vekalet ücretine ilişkin yasal mevzuat göz önünde bulundurulmalıdır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2019/120 Esas, 2019/410 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.03.2020 tarihli ve 2019/4552 Esas, 2020/892 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.11.2021 tarihli ve 2020/66403 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açıldığına, davacının uğramış olduğu zararın tazmin edilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan açık yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı vekili müvekkiline ait olan… ve … plaka sayılı tır ve dorseye haksız el koymadan dolayı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; tazminata konu İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2017 tarih ve 2017/11 Esas, 2017/282 Karar sayılı düşme kararının 02.03.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının davasını 1 yıllık süreyi geçirmek suretiyle 05.03.2019 tarihinde açmış olduğu anlaşılmıştır. Kanunda düzenlenen 3 ay ve her halde 1 yıllık süre, hak düşürücü sürelerden olup davacının davasını süresinde açmadığı anlaşıldığından davasının süre yönünden reddi gerekmektedir.

Ayrıca davacı hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında 27.09.2011 tarihinde İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/178 E. 2011/244 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 10 Ay 15 Gün hapis cezası kararı verilmiş kararı veren mahkemece verilen bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiştir. Verilen kararın üzerinden 5 yıllık sürenin geçmesi ile İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/11 Esas, 2017/282 Karar sayılı ilamı ile davaya konu olan düşme kararını vermiştir. Bu halde 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin (j) bendinde yer alan “j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,” kişilerin tazminat talebinde bulunabileceği hükmü uyarınca tazminat istemenin koşulları oluşmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davacının haksız el koyma nedeniyle tazminat istemesinin şartları oluşmadığından davasının reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen karala ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/11 E., 2017/282 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıya ait olduğu belirtilen araca eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokmak suçundan el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının atılı suçtan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresinin dolması ile dosyanın yeniden ele alınarak, davacı (sanık) hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine ve ilgili aracın iadesine karar verildiği, kararın 02.03.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanun’a tabi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden
Tazminata esas ceza davalarındaki kararın 02.03.2018 tarihlerinde kesinleşmesinin ardından 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 05.03.2019 tarihinde dava açılması nedeniyle dava açma süresinin geçtiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.03.2020 tarihli ve 2019/4552 Esas, 2020/892 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.