YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9898
KARAR NO : 2023/3564
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/4196 E., 2020/520 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin uyuşturucu madde ticareti suçundan 17.01.2011 tarihinde gözaltına alındığını, 20.01.2011 tarihinde tutuklandığını, 03.05.2012 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini belirterek; haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 100.000 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini” talep etmiştir.
2. Davalı vekili 17.06.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.
3. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2018/280 Esas 2019/233 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/4196 Esas 2020/520 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı …’ın uyuşturucu madde ticareti iddiası ile 17.01.2011 tarihinde gözaltına alındığı, 20.01.2011 tarihinde tutuklandığı, 03.05.2012 tarihinde tahliye olunduğu, Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesince 2015/325 Esas ve 2018/31 Karar sayı ile beraatine karar verildiği, verilen kararın 15.05.2018 tarihinde kesinleştiği; davacının tutuklu kaldığı süre için net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak davacının maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.405,36 TL maddi ve 12.000 TL manevi tazminatın talep dikkate alınarak haksız tutuklama tarihi olan 20.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükümdeki manevi tazminat miktarına ilişkin “12.000 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “20.000 TL” yazılması; yine hükümdeki vekalet ücretine ilişkin “2.690 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “3.532,45 TL” yazılması; suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/325 Esas 2018/31 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti veya sağlama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından 17.01.2011-03.05.2012 tarihleri arasında 1 yıl 3 ay 17 gün gözaltı/ tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 15.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/ tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Tazminat davasına dayanak olan dava dosyasında davacının 17.01.2011-03.05.2012 tarihleri arasında 472 gün süreyle tutuklu kaldığı gözetilerek, tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde mahkemece 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden kesinti yapmadan ay ve gün üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan 10.258,07 TL’nin maddi zarar olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada hata yapılması suretiyle maddi tazminatın 10.405,36 TL olarak belirlendiği bilirkişi raporu hükme esas alınarak maddi tazminatın fazla belirlenmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuş olup, açıklanan nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/4196 Esas 2020/520 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.