YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10075
KARAR NO : 2023/271
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliği üzerine 28.11.2022 tarihinde davalı vekilinin verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 08.05.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırmak suçundan … 1.Ağır Ceza Mahkemesi 2007/282 Esas 2009/578 Karar sayılı dosyasında yargılanıp beraatine karar verilmesi nedeni ile haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 20.000,00 TL maddi ve 500.000,00TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 19.06.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yasal süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, davacı vekilinin vekaletnamesinin özel yetki içerip içermediği kontrolünün sağlanması ile içermediğinin tespiti halinde reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, faiz talebinin yersiz olduğunu, faiz talep edilecek ise dava tarihinden faiz talep edilmesi gerektiğini, yapılan yargılama ile tazminata hükmedilecek ise rücu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının ve tazminatın hangi maddeye dayanarak verileceğinin kararda açıkça belirtilmesi gerektiğini, derdest dosya araştırması yapılması gerektiğini, öne sürmüştür.
3. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2017 tarihli ve 2017/228 Esas, 2017/457 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.02.2018 tarihli ve 2018/302 Esas, 2018/371 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
6…. Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.02.2018 tarihli ve 2018/302 Esas, 2018/371 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2021/4535 Esas, 2022/6833 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğinin sağlanması amacıyla tevdiine karar verilmiştir.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Bölge adliye mahkemesince istinaf taleplerinin incelenmeden karar verildiğine, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması gerektiğine, maddi tazminatın kesin nitelikte olmadığına temyiz edilebilir olduğuna, maddi tazminat hesabında maaşa ek olarak prim, ikramiye, çeşitli sosyal yardım ve düzenli sayılacak şekilde fazla mesai ücretinin dahil edilmesi gerektiğine, ayrıca davacının ortağı olduğu firmadan alacak olduğu kar payının düşmesi nedeni ile bu hususun da maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, bu nedenle hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna ve hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Mahkemece yeterince araştırma yapılmadan ve cevap dilekçesinde belirtilen hususlar dikkate alınmadan karar verildiği bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ve reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/282 Esas – 2009/578 Karar sayılı dava dosyasında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından yargılandığı, 18.05.2007 – 13.11.2007 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.12.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında başkaca derdest dosya bulunmadığı, mahsup bilgisine rastlanılmadığı, tutuklu kaldığı sürelerin infaz gördüğü, davacı vekilinin tazminat davası açmasına dair özel vekaletnamesinin bulunduğu ve davacının vekiline muvafakat ettiği, davacının tutuklandığı dönemde şoför olup, bu dönemde maaşının ödenmediği, bu nedenle tutuklandığı dönemde gerçek zararının belirlenmesi için emsal işçinin maaşının dosyaya eklendiği, davacının ortağı olduğu şirkete ait evrakların dosya arasına alınarak sonucunda 8.837,20 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminatı fazla olduğundan 12.000,00 TL’ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 2.500,00 TL olması gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/282 Esas – 2009/578 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma suçundan 18.05.2007 – 13.11.2007 tarihleri arasında 179 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.12.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Bölge adliye mahkemesince duruşma açılması gerektiğine yönelik temyiz istemi yönünden
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş ve davacı vekilinin bu nedenle usule aykırı karar verildiğine dair temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2.Bölge adliye mahkemesince verilen kararın hatalı olduğuna yönelik talebi bakımından
Bölge adliye mahkemesi davacı vekilinin istinaf taleplerini inceleyip, başkaca sair talepleri reddederek karar vermiş ve davalı vekilini haklı bulduğu itirazları bakımından da düzeltilerek hüküm kurduğu anlaşılmakla taleplerinin incelenmeden karar verildiğine yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden
Davacıya hükmedilen maddi tazminatın temyiz edilebilir olduğu belirlenerek; maaşa ek olarak prim, ikramiye, çeşitli sosyal yardım ve düzenli sayılacak şekilde fazla mesai ücretinin 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alındığında, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiş, tutuklandığı sırada ortağı olduğu iddia edilen şirkete ait zararların ve kar payının tutuklanma ile illiyet bağı olduğuna ilişkin dosya arasında herhangi bir belge olmadığı gibi, kar payının eksik alınmasının bir çok nedenden kaynaklanabileceğinden muhtemel zarar kapsamında bulunduğu, ilgili şirketin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu da dikkate alındığında söz konusu zararların maddi tazminat kapsamında değerlendirilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından hükmedilen tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Karşı vekalet ücreti istemi yönünden
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.02.2018 tarihli ve 2018/302 Esas, 2018/371 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.