YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1050
KARAR NO : 2022/7645
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.740,28 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Temyiz Edenler : Davacı vekili ve davalı vekili
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası ile Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;
a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; … 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu … ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazetede yayımlanır. -Maddenin 2. fıkrasında; Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler bu maddenin kapsamı dışında tutulmuştur. 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı ile 7226 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır…
Yukarıda açıklanan düzenleme dikkate alındığında, davalı vekilinin, yokluğunda verilen ve 28/04/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı 15/05/2020 tarihinde yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki süre yönünden temyiz isteminin reddi istenen görüşe iştirak edilmemiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/391 Esas ve 2014/93 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ırza geçme suçundan 01/09/2004 – 04/05/2005 tarihleri arasında 245 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11/11/2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu,
Davacının 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 5.000,00 TL kıdem tazminatının 01/09/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 4.500,00 TL avukatlık ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 2.720 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın 01/09/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, gözaltına alınarak tutuklandığı tarihte sigortalı olarak çalışan davacının en son çalıştığı işe ilişkin ücret bordrolarının onaylı birer sureti ilgili … yeri ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından temin edilip davacının net ücret miktarı belirlenerek maddi zararın tayin ve tespiti gerektiği, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiği, ”01.12.2015” olan karar tarihinin gerekçeli karar başlığında ”30.11.2015” olarak yazılması gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 2.740,28 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın 01/09/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gözaltına alınarak tutuklandığı tarihte sigortalı olarak çalışan davacının, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sultangazi Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü tarafından gönderilen hizmet cetvelinde belirtilen brüt ücretler üzerinden, almış olduğu net ücret miktarı belirlenerek maddi zararının tayin ve tespiti gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması,
3- Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, hükmedilen tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmesine rağmen mahkemece gözaltı tarihi olan 01/09/2004 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.