Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/1687 E. 2023/1024 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1687
KARAR NO : 2023/1024
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

… 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/632 Esas, 2016/486 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün süresi içerisinde temyiz edilmeyerek kesinleştiği dolayısıyla yeniden yargılama yapılamayacağının gözetilmeyerek, sanık hakkında tekrar yargılama sonucu 02.12.2021 tarihli ve 2021/574 Esas, 2021/783 Karar sayılı karar ile verilen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün yok hükmünde olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/632 Esas, 2016/486 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına,

2. Sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına,

Hükmedilmiştir.

B. … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/632 Esas, 2016/486 Karar sayılı kararının, müştekiler vekili tarafından taksirle yaralama suçu ile sınırlı olarak temyizi üzerine Dairemizin, 07.07.2021 tarihli ve 2019/9153 Esas, 2021/5641 Karar sayılı kararı ile özetle taksirle yaralama suçu bakımından sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/574 Esas, 2021/783 Karar sayılı kararı ile;

1. Dairemizin bozma kararına uyularak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

2. Sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan 23.06.2016 tarihli ve 2014/632 Esas, 2016/486 Karar sayılı hükme yönelik temyiz itirazı olmaması ve bozmaya konu edilmemesi sebebiyle hükmün kesinleşmiş olmasına rağmen, yeniden hüküm kurularak 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

D. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.03.2022 tarihli ve 2022/11127 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, kurulan hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … 12. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; mağdur …’nın olay tarihinden yaklaşık 3 ay önce Kırıkkale ilinde bulunan ikametinden ailesine haber vermeksizin ayrıldığı, önce … ilinde arkadaşlarında kaldığı, bir süre sonra gittiği … ilinde bulunduğu sırada sanık … ile tanıştığı ve birlikte … iline geldikleri, olay tarihinde sanık …’in arkadaşı olan tanık …’e ait … plaka sayılı araçla gezmeye çıktıkları, aracı sanık …’in kullandığı, seyir esnasında aracın hakimiyetini kaybeden sanığın kazaya neden olduğu, kazada mağdur …’nın yaralandığı, alınan kati raporlarına göre mağdurun BTM ile giderilemez, hayati tehlike geçirecek nitelikte, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, organ işlevinin yitimi oluşacak şekilde yaralandığının belirlendiği, kolluk tarafından tanzim edilen 29/06/2014 tarihli trafik kazası tespit tutanağına göre sanığın asli kusurlu olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanığın olay tarihinde 15 yaşından küçük olan kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden mağduru rızası ile yetkili makamlara haber vermeksizin alıkoymak suçunu ve mağdurun taksirle yaralanmasına sebebiyet vermek suçunu işlediği sabit olmuştur….” denilmiştir.

2. Sanık, alınan savunmasında “…Mağdur olarak belirttiğiniz …’i ben …’de gazinoda tanıdım. Adının Su olduğunu bana söylemişti. Daha sonra kendisi ile tekrar karşılaştık ve bu hayattan kurtulmak istediğini ve düzenli bir hayat yaşamak istediğini bana söyledi. Ben mağdurun yaşının küçük olduğunu bilmiyordum. Mağdur ablasının kimliğini kullanıyordu. Bunun için yaşını tam olarak bilmiyordum ama görüntü olarak 18 yaşından büyük görünüyordu. Ben kendisi ile ciddi düşündüğüm için ailem ile de tanıştırdım. Mağdureyi alıkoyma niyetim yoktu, kendisi gelerek benimle kalmaya başladı. Ablasının kimliğini kullandığı da hastane kayıtlarından öğrenilebilir. Ayrıca mağdure uyuşturucu bağımlısıdır, Amatem’de kaydı vardır. Ben kesinlikle mağdureyi ailesinin ve yetkili makamları haberdar etmeksizin yanımda bulundurduğum suçlamasını kabul etmiyorum. Mağdure kendisi gelmiştir. Ben yaşının küçük olduğunu bilmiyordum. Kazanın meydana geldiği gün ise …, ben ve … hepbirlikte eğlenmek için Rüzgarlı … tarafına doğru gidiyorduk. Aracı kaza esnasında ben kullanıyordum. Aşırı derece de alkollü olduğum için aracın kontrolünü kaybederek kaza yaptım. Bu olay nedeniyle … problemleri ve hafıza problemleri halen yaşıyorum. Mağdurenin yaralanmasına kasten neden olmadım. Olay nedeniyle çok pişmanım. ” şeklinde savunmada bulunmuştur.

3. 30.08.1999 doğumlu katılan … ile velisi …’in sanık hakkında şikayetçi oldukları, katılma talebinde bulundukları, …’in uzlaşmayı kabul etmediği görülmüştür.

4. Katılan …’in … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25.07.2014 tarihli … Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporuna göre, yaralanmasının hayati tehlike oluşturduğu, 4 derece kemik kırığına neden olduğu, işlev yitimine neden olduğu; … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 27.01.2016 tarihli raporuna göre ise; her iki alt ekstremitenin paraplejik olduğu, his ve … duyuları bulunmadığı, sırtta orta hatta geçirilmiş operasyona ait 25 cm lik üzerinde sütür izleri bulunan sedefi renkli ameliyat nedbesi izlendiğine, bezli olduğu tespit edildiğine göre yaralanmasının; organ işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu bildirilmiştir.

5. Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi tetkik sonuç raporuna göre sanığın kazadan 2 saat 15 dakika sonra 21 promil allkolü olduğunun tespit edildiği görülmüştür.

6. Kolluk güçlerince tanzim olunan 29.06.2014 Tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, sanığın idaresindeki otomobili ile hızlı şekilde sağa manevra yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıktığı tarla içerisinde takla attığı, manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak kuralını ihlal etmesi sebebiyle tam kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.

7. Tanık Yusuf E. beyanı dosya kapsamında bulunmaktadır.

8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanmaması takdir kılınmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Kaçırılması Ve Alıkonulması Suçu Yönünden;
… 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/632 Esas, 2016/486 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, sanık hakkında taksirle yaralama suçu nedeniyle kurulan hükmün katılanlar vekili tarafından temyize getirildiği ancak çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçuna ilişkin hükmün süresi içerisinde temyiz edilmeyerek kesinleştiği dolayısıyla yeniden yargılama yapılamayacağının gözetilmeyerek, sanık hakkında bozma üzerine tekrar yargılama sonucu 02.12.2021 tarihli ve 2021/574 Esas, 2021/783 Karar sayılı karar ile verilen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün yok hükmünde olduğu anlaşılması karşısında, bu karara karşı sanığın yapmış olduğu temyiz isteminin incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Taksirle Yaralama Suçu Yönünden;
1. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda sanığın tam kusurlu olarak bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olması ile maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile … ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Olay günü saat 23:30 sıralarında sanığın idaresindeki otomobili ile yerleşim yerinde, 4 metre genişliğinde, bölünmüş, tek yönlü, düz, kuru zeminli yolda geliş hızıyla sağa manevra yaptığında aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek, yoldan çıktığı ve tarla içerisinde takla attığı, kaza sebebiyle bir kişinin hayati tehlike geçirecek, 4 derece kırık oluşacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Çocuğun Kaçırılması Ve Alıkonulması Suçu Yönünden;
Gerekçe başlığında (A) harfiyle gösterilen alt başlıkta açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yönünden dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Taksirle Yaralama Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerleAdana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/574 Esas, 2021/783 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.