Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/1689 E. 2023/1300 K. 18.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1689
KARAR NO : 2023/1300
KARAR TARİHİ : 18.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

O yer Cumhuriyet savcısının, 22.10.2021 tarihinde verilen hükme karşı 24.11.2021 tarihinde yaptığı temyiz talebinin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında Askeri Yargıtay’ın bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 9 uncu Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 09.03.2015 tarihli 2014/2054 Esas, 2015/180 Karar sayılı iddianamesi ile sanık hakkında yürüttüğü görev gereği tamiri yapılan zırhlı . marka aracın halatındaki arızanın tespit edilemeyen ve gerekli emniyet tedbirlerinin alınmadan halat sardırma işleminin gerçekleştirildiği bu nedenle kişilerin zararına neden olarak ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği gerekçesiyle dava açılmıştır.

2…. 9 uncu Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2015/255 Esas, 2015/1008 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3…. 9 uncu Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2015/255 Esas, 2015/1008 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Askeri Yargıtayın 30.11.2016 tarihli 2016/592 Esas, 2016/636 Karar sayılı kararı ile jandarma astsubayı olarak görevli olan sanığın kamu davasına konu edilen eyleminin, jandarma personeline kanunlarla tevdi edilmiş askeri bir görevden kaynaklanmadığı bu nedenle 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu’nun 15 inci maddesinin ( d ) bendine göre dava konusu eyleminden dolayı yargılama yapmaya askeri mahkemelerin görevli olmadığı sonucuna varıldığından ve görev konusu kamu düzenini doğrudan ilgilendirdiği ve davanın her aşamasında öncelikle ve resen göz önünde bulundurulması gerektiğinden , beraat hükmünün görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

4. Askeri Yargıtayın bozma kararı üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2017/470 Esas, 2021/1038 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (a) ve (b) maddeleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.03.2022 tarihli ve 2022/25456 sayılı, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Ek savunma hakkının kısıtlandığına,

2.Usul ve Yasaya aykırı diğer hususlara ilişkindir.

B. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
1.Suç vasfının değişmesi halinde mahkeme tarafından sevk maddesinde belirtilen suçun unsurları oluşmadığı gerekçesi ile anılan suçtan beraat kararı verilerek yeni suçtan hüküm kurulması gerektiğine,

2. Sanığa ek savunma hakkı verilmediğine,

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemenin Kabulü
Mahkemece, ” Sanığın savunması, katılan beyanı, teknik rapor, bilirkişi raporu, adli raporlar, tutanaklar, Askeri Yargıtay’ın bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay günü olan 04/11/2014 tarihinde sabah saatlerinde … İl Jandarma Komutanlığı Bakım Onarım Komutanlığı bünyesinde görev yapan sanık J. Bkm. Astsb. Çvş. …’in . plakalı Zırhlı. marka aracın vincinde hatalı sarılı olan halatı fark ettiği, halatın doğru sarılabilmesi için öncelikle sağdırmak için emri altında bulunan katılan J. Er …’a halatı çekmesini emrettiği, emir gereği katılan J. Er …’ın kancadan çektiği sırada sanık J. Bkm. Astsb. Çvş. …’in çekici vincin kumandasını salım yönüne basmasına rağmen halat sabitleme cıvatasının kopuk olması nedeniyle halatın yine de sarılması ile katılan J. Er …’ın sağ el yüzük ve serçe parmağını çeki vincine kaptırması şeklinde meydana gelen olay nedeni ile katılanın nitelikli şekilde yaralandığı olayda ” denilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

2.Katılan hakkında düzenlenen … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği’nin 29/11/2018 tarihli adli raporunda “kişinin yaşamının tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı, şahsın duyularından veya organlarından birinin (sağ el) işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu” belirtilmiştir.

3.Hükme esas alınan 11.11.2019 tarihli üçlü bilirkişi kurulu tarafından tanzim rapora göre kazanın meydana gelmesinde sanığın birinci dereceden tali kusurlu olduğu, katılanın ise ikinci dereceden tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ”Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, temyizen incelenen kararda mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;

A. Sanığın Temyiz Sebepleri
1. 08.03.2021 tarihli celsede, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanması ihtimaline binaen sanığa 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı verildiği görülmekle, sanığın bu konudaki temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
22.10.2021 tarihinde verilen hükme karşı 24.11.2021 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.11.2007 gün ve 167/222 sayılı kararında belirtildiği üzere Ağır Ceza Mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet savcılarının yargı çevresindeki Asliye ve Sulh Ceza Mahkemelerinin hükümlerine karşı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 22.10.2021 tarihinde verilen hükme karşı 24.11.2021 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 ve 317 nci maddeleri uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,

B.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2017/470 Esas, 2021/1038 Karar sayılı kararında sanığın öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.04.2023 tarihinde karar verildi.