Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/1711 E. 2023/1550 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1711
KARAR NO : 2023/1550
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 21.07.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 25.06.2013 tarihinde gözaltına alındığını, 2 gün gözaltında kaldığını, daha sonra 28.06.2013 tarihinde tutuklandığını ve 08.01.2014 tarihinde tahliye edildiğini, toplam 197 günü gözaltında ve tutuklukta geçirdiğini, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/990 Esas – 2014/744 Karar sayılı kararı ile 21.11.2014 tarihinde beraat ettiğini, müvekkilinin tutuklu kaldığı sürede çalışamadığı hem kendisinin hem de ailesinin mağdur olduğunu, kendini savunmak için avukata ücret ödediğini ve her ne kadar yargılanıp beraat etmiş olsada çevresi tarafından her zaman şüphe duyulan biri olarak kalacağını beyan etmiş, bu nedenlerle 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 05.08.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tutuklamanın yasaya uygun olduğunu, davanın süresinde açılıp açılmadığı araştırılarak süresinde değil ise reddi gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının avukatlık vekalet ücreti talebinin reddi gerektiğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/375 Esas, 2016/118 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.11.2020 tarihli tebliğnamesi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz isteği; davacının tutuklamaya kendisinin sebep olduğuna, mahkemece eksik inceleme yapıldığına, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğuna ve davanın kısmen reddedilmesi nedeniyle reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Davacının hırsızlık suçundan 28.06.2013 tarihinde tutuklandığı, öncesinde 25.06.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve 28.06.2016 tarihine kadar gözaltında kaldığı, 08.01.2014 tarihinde tahliye edildiği, davacı hakkında … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2013/990 Esas numarası ile kamu davası açıldığı ve yargılama sonucunda 2014/744 Karar sayılı karar ile beraatine karar verildiği, … bu davanın yasal süresinde açıldığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesindeki tazminat talep koşullarının oluştuğu, davacının tutuklandığı tarihte sürekli gelir getiren … sahibi olmadığı, bu gibi hallerde süreklilik gösteren Yargıtay uygulamaları nazara alındığında “kurumsal kayda bağlı olmaksızın veya tespit ve ispat olunabilen, sürekli gelir getiren bir … sahibi olmadan yapılan çalışmalarda kazancın asgari ücret miktarı üzerinden tespit edilmesi” esasının benimsendiği hususu gözetilerek özgürlüğünden yoksun kaldığı tarihteki asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan 5.174,10 TL maddi tazminatın ve, davacı hakkında hırsızlık suçundan yargılama yapıldığı, 28.06.2013 tarihi ile 08.01.2014 tarihleri arasında özgürlüğünden yoksun kaldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, böylece haksız olarak özgürlüğünün kısıtlandığı, özgürlüğünden yoksun kaldığı zaman dahilinde çektiği acı ve ızdırabın davacıyı manevi çöküntü içerisinde bırakıp bu şekilde zarara uğramasına sebebiyet vermiş olduğu anlaşıldığından, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlarda gözetilmek sureti ile zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kuralları gözetilerek takdir olunan 12.000,00 TL manevi tazminatın, davacı vekilinin talebi doğrultusunda tutuklanma tarihi olan 25.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/990 Esas – 2014/744 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının hırsızlık suçundan 25.06.2013 – 08.01.2014 tarihleri arasında 197 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 09.02.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve tazminat talep edilebilmesi bakımından kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Davacının tazminata esas ceza yargılaması sırasında suçlamaları inkar ettiğinin anlaşılması karşısında 5271 Sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki koşullar oluşmadığından davalı vekilinin davacının kendi kusuruyla tutuklanmasına neden olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3. Mahkemece tazminat koşullarının oluşup oluşmadığını ve hükmedilmesi gereken tazminat miktarını belirlemeye yönelik gerekli araştırmanın yapıldığı ve tüm belgelerin eksiksiz olarak dosya içerisine eklendiği anlaşılmakla, davalı vekilin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

4. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/375 Esas, 2016/118 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.