YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1787
KARAR NO : 2023/548
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 ncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 nci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 ncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2014 tarihli ve 2013/183 Esas, 2014/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan aynı Kanun’un 65/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1, 52/2, 53, 51 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2014 tarihli ve 2013/183 Esas, 2014/86 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.06.2017 tarihli ve 2016/11863 Esas, 2017/4631 Karar sayılı kararı ile “… Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit sınırları içerisinde kalan Uzungöl beldesinde, bir adet iki katlı yapı ile dört adet sundurma inşaatına başladığı 01.08.2013 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edilen sanığın, suç işleme kararlılığını sürdürerek inşaata devam ettiğinin 20.11.2013 tarihinde icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile sabit olması karşısında, sanık hakkında alt sınırdan ayrılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ile takdiri indirim nedenlerinin uygulanması sırasında TCK’nın 62. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2017/164 Esas, 2021/337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan, aynı Kanun’un 65/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1, 62/1, 52/2-4, 53 ncü maddenin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1.Suça konu yapının kendisi tarafından yapılmadığına,
2.Eylemin, 2863 sayılı Kanun’un 65 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında olduğuna,
3.Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
4.Teşdite,
5. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
“İddia, sanık savunması, müdahil idare vekili beyanı, keşif, mahalli bilirkişi, teknik bilirkişi raporları, suça konu yerin sit alanı sınırları içerisinde olduğunu gösterir kroki, Kaymakamlığın ilan tutanağı ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; Sanığın .ilçesi, .Mahallesi’nde bulunan 1998 yılında … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 3332 sayılı kararı ile sit alanı olarak ilan edilen yere 2013 yılı içerisinde ahşaptan 2 katlı bir yapı yaptığı, söz konusu yapının beton zemin tarzda yığma tarzda ahşap elemanlardan oluştuğu, binanın barındırdığı beton ve betonarme imalatlar nedeni ile kalıcı nitelikte olduğu, yapımında kullanılan malzeme gözetildiğinde ruhsata ve izne tabi süreklilik arz eden kalıcı imalatlardan olduğu, izinsiz ve kaçak yapılarak sit alanının doğal yapısına zarar verildiği, bu suretle doğal yapıyı bozduğu, davaya konu alanın imar planı bulunmadığı, sanığın Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun bölgenin yapılaşma şartlarını belirlediği kararlara aykırı hareket ettiği, sanığın bu eyleminin bir hakka da dayanmadığı anlaşılmakla sanığın cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Hukuki kesintinin gerçekleştiği iddianamenin kabul edilmesine kadar olan süreçte, Uzungöl Belediye Başkanlığınca düzenlenen 01.08.2013 tarihli yapı tatil zaptı ve . İlçe Jandarma Komutalığı tarafından düzenlenen 27.08.2013 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı ile mahkememizce yapılan 20.11.2013 tarihli keşif günü göz önünde bulundurulduğunda aradan geçen zamanda sanık tarafından yapının inşasına devam edildiği, bu durumda 10.12.2013 havale tarihli inşaat bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sanık tarafından iddianame kabul tarihine kadar olan süreçte imalat değişikliklerinin olduğu, böyle bir durumda ise tutanaklar arasında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen müteselsil suç ilişkisinin söz konusu olacağı anlaşılmakla birlikte, 2863 sayılı yasaya muhalefet ettiği ve sanığın zincirleme şekilde atılı suçu işlediği anlaşılmakla sanığın gayesi nazara alınarak 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca ceza artırımı yapılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.”
2. … görevlileri tarafından düzenlenen 01.08.2013 tarihli yapı tatil zaptında, … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmazda sanık tarafından izin alınmadan iki katlı mesken ve tek katlı dört adet sundurma yapıldığı belirtilmiştir.
3. Kolluk kuvvetleri tarafından suça konu taşınmazda yapılan incelemeler sonunda düzenlenen 27.08.2013 tarihli kaçak yapı görgü tespit tutanağında, kaçak binanın iki katlı ve sekiz odadan oluştuğu, binanın ön ve arka cephelerinin 12 metre uzunluğunda, yan cephelerinin 7,60 metre uzunluğunda olduğu, beton yapının üzerine daha sonradan ağaç kaplama yapıldığı, binanın yanına 2,50 metre x 2 metre uzunluğunda dört adet kamelya tarzında ahşap yapılar yapıldığı tespit edilmiştir.
4. İnşaat ve … mühendisi bilirkişiler tarafından ortaklaşa hazırlanarak dosyaya sunulan 10.12.2013 havale tarihli raporda, 01.08.2013 tarihli yapı tatil zaptı, 27.08.2013 tarihli kaçak yapı görgü tespit tutanağı ve 20.11.2013 tarihli keşif günü arasındaki seviyeler kıyaslandığında yapıda inşai faaliyetlerin devam ettiği, suça konu eylemler nedeniyle sit alanının doğal yapısına zarar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
… Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmazda izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan sanığın, eylemine uyan 2863 sayılı Kanun’un 65 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
A. Sanığın, Suça Konu Yapının Kendisi Tarafından Yapılmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık …’ün, … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2014 tarihli duruşmasında, “Üzerime atılı suçlamaya bir diyeceğim yok. Belediyeden ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden ruhsat ve izin almadan .Mevkii’ndeki kendi arazim üzerine ahşap malzeme kullanarak ev yaptım. Betonarme ev yapmanın yasak olduğunu fakat ahşap ev yapmada bir sakınca olmadığını biliyordum. Bu nedenle yaptım. Suç olduğunu bilseydim yapmazdım.” şeklinde savunma yapması karşısında, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
B. Sanığın Eyleminin, 2863 Sayılı Kanun’un 65 nci Maddesinin Dördüncü Fıkrası Kapsamında Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
İnşaat ve … mühendisi bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan 10.12.2013 havale tarihli raporda, dava konusu yapıda inşai faaliyetlerin devam ettiğinin, yapıda kullanılan betonarme imalatların kalıcı özellikte olduğunun, yapının izinsiz ve ruhsatsız olduğunun belirlenmesi karşısında, 2863 sayılı Kanun’un 65 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
C. Sanığın, Lehe Hükümlerin Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Neticeten 2 yıl 2 ay hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilen sanık hakkında, hapis cezasının miktarı, kamunun uğradığı zararın giderilmemesi, keşif tarihi itibariyle müdahaleye son verilmemesi ve suça konu yerin eski haline getirilmemesi nazara alınarak 5237 sayılı TCK’nın 50, 51, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
D. Sanığın, Temel Cezanın Tayininde Alt Sınırdan Ayrılmış Olunmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
İnşaat ve … mühendisi bilirkişiler tarafından hazırlanan 10.12.2013 havale tarihli raporda, 01.08.2013 tarihli yapı tatil zaptı, 27.08.2013 tarihli kaçak yapı görgü tespit tutanağı ve 20.11.2013 tarihli keşif günü arasındaki seviyeler kıyaslandığında yapıda inşai faaliyetlerin devam ettiğinin belirlenmesi karşısında, suç işleme kararlılığını sürdüren sanık hakkında “suçun işleniş şekli, zararın yoğunluğu ve sanığın amacı” gerekçeleriyle teşdiden ceza tayin edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
E. Sanığın, Zincirleme Suç Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Sanığın, 3. derece doğal sit alanında kalan tapulu taşınmazı üzerinde izin almaksızın yaptığı inşaatın Uzungöl Belediye Başkanlığınca, 01.08.2013 tarihli yapı tatil zaptı düzenlenmek suretiyle mühürlendiği halde inşaata devam ettiği, kolluk kuvvetlerince düzenlenen 27.08.2013 tarihli kaçak yapı görgü tespit tutanağı ile beton yapının üzerine daha sonradan ağaç kaplama yapıldığının tespit edildiği anlaşılmakla, tek suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla olmak üzere zincirleme şekilde işleyen sanık hakkında tayin edilen temel cezada, 5237 sayılı TCK’nın 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2017/164 Esas, 2021/337 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle mahkumiyet hükmünün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.