Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/1812 E. 2023/869 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1812
KARAR NO : 2023/869
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2015/795 Esas, 2015/1069 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin ikinci fıkrasının b ve e bendi ile 62 nci maddesi uyarınca verilen 3 ay 27 gün hapis cezasının 51 inci maddenin birinci fıkrası gereğince 1 süreyle denetime tabi tutularak ertelenmesine karar verilmiştir.

2…. 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2015/795 Esas, 2015/1069 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.05.2019 tarihli ve 2017/8947 Esas, 2019/5794 Karar sayılı kararı ile katılanın yaralanmasının derecesini bildirir kati raporu alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi ve sanık hakkında hükmedilen temel cezanın eksik olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2019/463 Esas, 2021/1002 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının a, b ve e bendi ile 62 nci maddesi uyarınca verilen 15 ay hapis cezasının 51 inci maddenin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 3 ay süreyle denetime tabi tutularak ertelenmesine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2022 tarih, 2022/6507 sayılı tebliğnamesi ile kararın basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz istemi katılanın kusurlu eylemi ile illiyet bağının kesildiğinden sanığın kusursuz bulunarak beraatine karar verilmesi gerektiğine ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

2.Katılanlar vekilinin temyiz istemi hükmedilen cezanın yetersiz olduğuna ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde “katılanın kendi kullanmış olduğu … ile … caddesinde seyrettiği esnada sanığın kontrolsüz şekilde yola girmesi nedeniyle kaza meydana geldiği, kaza sonucunda katılanın yüzünde sürekli değişiklik meydana geldiği, duyu organlarının işlevinin yitirilmesine sebep olduğu, iyileşme olanağı olmayan hastalığa sebebiyet verdiği, alınan trafik bilirkişi raporunda sanığın kusurlu olduğunun belirlendiği, … Adli Tıp Kurumu raporunda sanığın tali kusurlu olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanağı, beyanlar, kazaya ilişkin raporlar ve Adli Tıp Şube Müdürlüğünün yaralanmanın niteliğine ilişkin raporları dikkate alındığından sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, alt sınırdan uzaklaşılarak hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının kısa süreli oluşu nazara alınarak ertelenmesine, sanığın katılanın maddi zararını karşılamadığı anlaşıldığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği, katılan …’in yaralanması dolayısıyla kazayı hatırlamadığını beyan ettiği, olayın tek görgü tanığı Nurettin Öner’in, soruşturma aşamasında kolluk tarafından alınan ifadesinde katılanın yola aniden çıktığını beyan ettiği tespit edilmiştir.

3.Dosyada mevcut trafik kazası tespit tutanağında ve Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi raporunda sanığa kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından tali kusur atfedilirken soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda sanığa kusur atfedilmediği görülmüştür.

4.Katılanın Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 16.04.2021 tarihli kati adli muayene raporuna göre yüzünde sürekli değişikliğe, duyu veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine ve iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

5. Sanığa 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına binaen ek savunma hakkı verildiği ve sanığın eski savunmalarını tekrar ettiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Sanığın, idaresindeki kamyonet tipi aracıyla gündüzün şehir içindeki bölünmüş yolun sol şeridinden hareketle seyri sırasında kaza mahalli olan kontrolsüz kavşağa geldiğinde sağından tali yoldan geçiş önceliğine uymadan kavşağa giren katılan … idaresindeki aracın sol arka yan kısmına kendi aracının ön kısmıyla 11 metre fren iziyle çarpması sonucu katılanın ağır şekilde yaralanmasına kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu şekilde sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.

A. Tebliğname yönünden
5271 sayılı Kanunun 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesinde yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı ve bozma ilamına uyularak verilen kararda genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde, mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık müdafinin katılanın kusurlu eylemi ile illiyet bağının kesildiğine ve sanığın kusursuz olduğuna ilişkin temyiz sebeplerine yönelik
Kazaya konu kavşağa tali yoldan geçiş önceliğine uymadan çıkan katılanın asli kusurlu olduğunda tereddüt bulunmamakla birlikte meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu tespit edilen sanığın, kusurlu eylemi ile katılanın yaralanmasına neden olduğu; dolayısıyla yaralanma ile sanığın eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan sanığın tali kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

C. Katılanlar vekilinin cezanın yetersiz olduğuna ilişkin temyiz sebebine yönelik
Sanığın tali kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucu bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda kusur durumu, suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

D. Sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin resen gözetilecek nedenlere ilişkin diğer temyiz sebeplerine yönelik
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2019/463 Esas, 2021/1002 Karar sayılı kararında sanık müdafince ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.