Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/1827 E. 2023/402 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1827
KARAR NO : 2023/402
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/12/2015 tarihli ve 2015/360 Esas, 2015/987 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4.500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 5 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2…. 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/12/2015 tarihli ve 2015/360 Esas, 2015/987 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 22/03/2021 tarihli ve 2019/8599 Esas, 2021/2842 Karar sayılı ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle, bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03/11/2021 tarihli ve 2021/328 Esas, 2021/695 Karar sayılı kararı ile, genel hükümlere göre yargılamaya devamla sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmaması yönünde esas mahkemenin takdirinin bulunduğu anlaşılmakla, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4.500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 5 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08/04/2022 tarihli ve 2022/1539 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; Kusuru bulunmadığı halde eksik inceleme ile hukuka aykırı şekilde hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna ve diğer temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Suç tarihinde sanığın, sevk ve idaresinde bulunan 42 C 0567 plaka sayılı öğrenci servis aracı ile Tıp Fakültesi Hastanesi istikametinden … Çevre Yolu Caddesini takiben seyredip … Hadimi Sokak kavşağından sağa dönüş yaptığı sırada, aracının sağ ön tekeri ile yolda karşıdan karşıya geçmek isteyen katılanın sağ ayağına çarpıp, katılanın ayağının üzerinde durduğu, bağırma ve uyarılar doğrultusunda araçla geri geri geldiği ve katılanın bu şekilde kurtulduğu, olay sonucu katılanın vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek biçimde yaralandığı, belirtilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, dönüş yaptığı esnada yayayı görmediğini araçtan indiğinde yayanın normal yürüdüğünü, kendisinin olay mahallinden kaçmayıp yardım ettiğini beyan etmiştir.
3.Katılan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiş olup hakkında katılma kararı verilmekle birlikte, bozma ilamı öncesi talimat mahkemesi olan Ilgın Asliye Ceza Mahkemesince 26/06/2015 tarihli celse alınan beyanında, şikayetçi olduğunu, katılma talebi bulunduğunu belirtmekle hastane masrafları sigortaca karşılandığından herhangi bir zararının bulunmadığını beyan etmiştir.
4.Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/saat olduğu, havanın açık, olay mahalli yolun düz, eğimsiz olduğu, kazanın oluşumunda sanığın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’un (2918 sayılı Kanun) 53/1-a maddesinde düzenlenen doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma kuralını ihlal ettiği, yaya …’nun ise kural ihlalinin bulunmadığı, belirtilmiştir.
5.Dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 13/10/2015 tarihli polis memuru bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, 2918 sayılı Kanun’un, asli kusurlardan, 84. maddesinin Kod No: 6’ya denk gelen 53/1-a (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, sağa dönüş kurallarına riayet etmemek, dönüş sırasında varsa kurallara uygun olarak karşıya geçen yayalara geçiş hakkını vermek zorundadırlar) maddesi kuralını ihlal ettiğinden sanığın tamamen kusurlu olduğu belirtilmiştir.
6.Katılanın yaralanmasına ilişkin olarak, Meram Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 07/04/2015 tarihli raporda, trafik kazasına bağlı tarif edilen yaralanmanın şahsın yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı ve vücutta kırığa sebebiyet verdiği belirtilmiştir.
7.Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü sanık sürücü … sevk ve idaresindeki yolcu taşımacılığı yaptığı minibüsü ile meskun mahal içerisinde, azami hız sınırının 50km/saat olduğu, iki yönlü, asfalt kaplama cadde üzerinde gündüz vakti seyri esnasında olay mahalline geldiğinde kavşaktan sağa doğru döndüğü esnada istikametine göre yolun sağından sola doğru karşıdan karşıya geçmek üzere kaplama üzerinde bulunan yaya katılan …’nun ayağının üzerinden tekeri ile geçmesi sonucu sanığın asli ve tam kusuru ile, katılanın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve vücudunda kırık oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda,
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, aynı maddenin 6. fıkrasındaki koşullar irdelenip, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte isabetle değerlendirilerek, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği; incelenen dosya kapsamına göre, katılanın talimat mahkemesi olan Ilgın Asliye Ceza Mahkemesince 26/06/2015 tarihli celse alınan beyanında, şikayetçi olduğunu, katılma talebi bulunduğunu belirtmekle hastane masrafları sigortaca karşılandığından herhangi bir zararının bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, adli sicil kaydı ve duruşma tutanaklarına yansıyan herhangi bir olumsuz davranışı bulunmayan, hakkında belirlenen cezada takdiri indirim uygulanan ve aşamalarda hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasını talep eden sanık hakkında “Katılanın zarar ve ziyanını karşılamayan sanığın suç işleme eğilimi nazara alındığında…” şeklindeki dosya kapsamıyla uyuşmayan, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
1.Sanığın Kusuru Bulunmadığı Halde Eksik İnceleme ile Hukuka Aykırı Şekilde Hakkında Mahkumiyet Hükmü Kurulduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Olay ve olgular başlığı altında yer verilen ve oluşa uygun bulunan 13/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda, sanığın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4.500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 5 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesi hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03/11/2021 tarihli ve 2021/328 Esas, 2021/695 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.