YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1842
KARAR NO : 2023/1913
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 05.08.2017 tarihli ve 30145 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 291 inci maddesinin birinci fıkrasındaki 15 günlük sürenin istinaf mahkemelerine ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle sanık müdafiinin yanıltıldığı anlaşıldığından, yokluğunda verilen 14.10.2021 tarihli hükme ilişkin gerekçeli kararı 11.11.2021 tarihinde tebellüğ eden sanık müdafiinin 23.11.2021 tarihli temyiz talebinin1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanunun 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı ve temyizen incelenen kararda mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/124 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının b bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/124 Esas, 2016/37 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2021/7992 Esas, 2021/10170 Karar sayılı kararı ile katılanın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığının belirlenmesine rağmen, 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılması yerine aynı maddenin üçüncü fıkrasının b bendi uyarınca bir kat artırım yapılarak fazla ceza tayini ve aynı yasanın 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının temel cezadan sonra uygulanması gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/366 Esas, 2021/402 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının a bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2022 tarih, 2022/172 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, temel cezanın üst sınırdan belirlenmesine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması sırasında üst sınırdan artırım yapılmasına ve 5237 sayılı Kanunun 50, 51 ve 231 maddelerinin uygulanmamasına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde “Olay tarihinde 12 yaşından küçük katılan mağdur …’ın ailesi ile birlikte tatil amacıyla … ili …ilçesinde bulunan köylerine geldiği, sanık …’ın mağdur …’ın dedesinin kardeşi olduğu, bu sebeple mağduru ailesinden izinsiz yanına alarak ., . mevkiinde bulunan alanda ava götürdüğü, bu esnada yanlarında …’ın oğlu olan sanık …’ın da bulunduğu, sanık …’ın dosya arasında bulunan … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 05/12/2013 tarih . nolu raporu kapsamında cezai ehliyetinin bulunmadığının belirlendiği, av alanına geldiklerinde sanık …’ın bir pet şişeye dört el ateş ettiği, ardından mağdur …’in karnını doyurmak maksadıyla yanlarında getirdiği peynir ve zeytini hazırlamak için av tüfeğini mağdur …’e vererek doldurmasını istediği ve yanından uzaklaştığı, mağdur …’inde boş olan av tüfeğini doldurduğu, bu esnada cezai ehliyeti bulunmayan sanık …’ın mağdurun elinden av tüfeğini aldığı, mağdur …’e doğrulttuğu ve tetiğe bastığı, silahın ateş aldığı, mağdur …’ın bu atış neticesinde yaralandığı, sanık …’ın silah sesini duyması üzerine …’ya bağırdığı, …’nın olay yerinden korkarak kaçtığı ve …’ın mağduru hastaneye yetiştirdiği anlaşılmıştır…. Sanık …’ın 12 yaşından küçük mağdur … ve cezai ehliyeti tam olmayan akıl hastası sanık … üzerinde dikkat ve özen yükümlülüğünün bulunduğu, fakat bu yükümlülüklere uygun davranmayarak atışa hazır vaziyetteki dolu av tüfeğinin cezai ehliyeti tam olmayan sanık …’nın eline geçmesine neden olduğu ve sanık …’nın eylemi neticesinde mağdur …’in hayati tehlike geçirecek şekilde ve her iki eldeki parmakların anatomik eksikliğinden kaynaklanan fonksiyonel kısıtlılıkların, sağ ve sol elde ayrı ayrı organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde yaralanmasına taksirle neden olduğu anlaşılmış, sanık …’ın neticeyi istememesine rağmen neticeyi öngörebilecek durumda olduğu ve bu itibarla taksir eyleminin bilinçli taksir seviyesinde olduğu kanaatine varılmıştır. Böylece sanık …’ın katılan mağdur …’a yönelik eyleminin TCK’nın 89/1 maddesine uyduğu anlaşılmakla suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar nazara alınarak sanığın takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın katılan mağdur …’ı yaralama eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği anlaşıldığından cezasının TCK’nın 22/3 maddesi uyarınca taktiren 1/2 oranında arttırılmıştır, sanığın eylemi neticesinde mağdurun organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde yaralandığı anlaşıldığından sanığın cezasının TCK’nın 89/2-a maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırılarak, sanık …’ın duruşmadaki iyi hali lehine takdiri indirim nedeni sayılarak cezası TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek sanık hakkındaki netice ceza belirlenmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.
2…. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 05.12.2013 tarih 4737 nolu raporu ile …’ın hafif mental retardasyon tespit edildiği, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğunu, bu nedenle 5237 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasından istifade edeceğini, suç tarihinde suçuna karşı cezai ehliyetinin bulunmadığına ilişkin … kurulu raporu alınmış bu rapor doğrultusunda … hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş hüküm Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2021/7992 Esas, 2021/10170 Karar sayılı ile onanmıştır.
3.Kolluk tarafından düzenlenen 19.06.2013 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı, … Jandarma Genel Komutanlığının 14.08.2013 tarih 2013/4484 uzmanlık numaralı av tüfeği ve av fişeği kartuşu tetkikine ilişkin uzmanlık raporu ve … Jandarma Genel Komutanlığının 19.08.2013 tarih 2013/2487 uzmanlık numaralı atış artığı analizine ilişkin uzmanlık raporunun dosya arasında bulunduğu anlaşılmıştır.
4…. Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 24.09.2013 tarih 2013/2487 sayılı raporu ile katılan … ‘in yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişide saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını ikinci derece etkileyecek nitelikte olduğu, … Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 27.04.2015 tarih 2015/21256/1833 sayılı raporu ile katılanın söz konusu olaya nedeniyle her iki eldeki parmakların anatomik eksikliğinden kaynaklanan fonksiyonel kısıtlılıkların, sağ ve sol elde ayrı ayrı organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğuna ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
5.Sanık Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde, “Biz yeğenim … ve oğlum .’la beraber annesinin, dedesinin, benim hanımın bilgileri dahilinde dağa gittik. Bu gittiğimiz yer evimize 2 km mesafededir. Biz dağa gittiğimizde bir pet şişeye 4 el ateş ettim. Bu arada yeğenimde silah benim elimdeyken gelip gez göz arpacık yapıyordu. Yanımızda getirdiğimiz ekmek arası peyniri …’e verdiğimizde hep beraber yerde oturmuştuk ve …’in yemek yemesini bekliyorduk. Bu arada … bizden su istedi. Su ile aramızda 1-2 metre vardı. Ben su alırken … yanımızda bulunan fişeklikten bir tane dolu fişek almış olsa gerek, çünkü … benden fişekliklerde istiyordu. Bende çapraz olarak göğsüne fişekliği takıyordum. Bu arada silahı eline vermiyordum. Silahı aldığı zamanda boş mu dolu mu diye kontrol ediyordum ve fişekliği alıp tüfeği boş olarak …’e veriyordum. Bu pet şişeye ateş ettikten sonra geriye kalan boş fişekler tüfekteyken de … horozu çekmeye çalışıyordu, fakat gücü yetmiyordu. Kuvvetle muhtemel bizim dalgınlığımızdan yararlanarak bu dolu fişeklerden bir tanesini tüfeğe koydu, horozda çekemediği için …’ya çektirmeye çalıştı. …’nın zaten aklı tam yerinde değildir. Biz işimiz bitip ayrıldığımızda tüfek boş olarak bildiğim şekilde …’in elindeydi.Daha sonra …’in elinden oğlumun aldığını düşünüyorum. Çünkü … oğluma horozu çekemiyorum diyordu. Çeksene … abi diyordu. Kazayla yeğenim bu arada vuruldu. oğlumla yeğenim benim arkamdaydı, biz artık tüfekle yeterince vakit geçirmiştik ordan ayrılıyorduk, bu ayrılma esnasında bu vurulma oldu. Ben arkam dönük olduğundan bunu göremedim. Tüfek sesinden sonra arkamı döndüğümde tüfek oğlum …’nın elindeydi. …’in vurulduğunu görünce ben o panikle ne ettin oğlum diye bağırdım, …’da bu arada panik yaptı ve korktu silahı atıp kaçtı.” şeklinde ifade verdiği ancak yargılama sırasında beyanını bir kısım değiştirerek “…ateş ettikten sonra av tüfeği ve dolu fişekler bende idi, boş fişekleri Yiğite ve oğlum Rızaya veriyordum, onlarda boş fişeklerle oynuyordu, daha sonra ben ateş etmeyi bıraktım, sonra … av tüfeğine bakmak istedi, ben de içi boş olan av tüfeğini verdim, daha sonra evden aldığımız yiyecekleri hazırlarken benim arkam dönük vaziyetteyken arkamda oğlum … ve yiğenim … boş olan av tüfeği ile oynuyorlardı, o sırada … oğlum …’ya tüfeği uzatarak al sen tut demişti, … tahminimce benim yanımdaki dolu fişeklerden birini almış olacak ki tüfeğe dolu fişeği koymuş, o sırada bir patlama sesi duydum, dönüp baktığımda oğlum …’ın elinde silah duruyordu, yiğenim … tüfeği tuvalete çıkma amacıyla oğlum …’ya vermişti, o sırada fermuarını tutarken silah ateş almış, eli ve kasığına saçma isabet etmiş..” şeklinde ifade verdiği görülmüştür.
6…., soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde “Ben babamla beraber ve …’i yanımıza alarak dağa gittik. … dağa gitmeyi çok istiyordu. Çekmecede babamın tüfeğini de görmüş, çok heveslenmiş, biz üçümüz beraber dağa gittik. …’e de dürüm aldık. Babam bir kaç tane pet şişeye silahla ateş etti. …’te babamın yanına gelip, babam sıkarken tüfekle ilgileniyordu. Babam tüfeği sıkınca … nasıl seviniyordu. Babamın kaç tane sıktığının sayısını tam olarak hatırlamıyorum. Biz dönüşe geçmiştik. Tüfek bu arada …’teydi, biz boş diye biliyorduk. Boş haldeyken … bana sıkmıştı. Biraz ilerleyince … arkamdan geliyordu. …’te bana sık sık deyince bende …’ten tüfeği alarak, ona doğrulttum, tetiğe bastım, maksadım sadece horoz düşürmekti. Ama tüfek doluymuş, ben tüfeği doldurmadım, ben tüfeği boş biliyordum. Tüfek …’teyken … doldurmuş olabilir. … yaralandı. Babam çok bağırdı, babam bağırınca bende çok korktum, ordan kaçtım. Fakat daha sonradan eve gitmek istemiştim ama evin yolunu çıkartamadım. Sonra beni arayıp buldular. …’i ambulansla götürdüklerinde jandarmada gelmişti. Jandarma gitti, sonra geri geldi, beni aldı. Ben …’i kazara vurdum. Ben …’i çok severim. … sadece 9 yaşında, …’te beni çok sever” şeklinde, yargılama aşamasında “Olay tarihinde benim bir elimde ekmek vardı, yanımda da babam … ile … vardı, babamın silahını alarak dağa çıkmıştık, bir ara silah …’in elindeydi, … elindeki silahı bana verdi, düşmesin diye silahı kaldırırken patladı, …’in eli yaralandı, silah …’in elindeyken benimle babamın arkası dönüktü, heralde ozaman mermi koymuş, ben silahta mermi olduğunu bilmiyordum, benim öldürme kastım yoktu, kazara silah ateş aldı ve … yaralandı.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
7.Katılan … soruşturma aşamasında alınan ifadesinde özetle; babasının amcası olan sanık ve onun oğlu ile olay günü ava gittiklerini, sanığın bir kaç kez silahı ateşlediğini, dönüşe geçtiklerinde sanığın telefonu çalınca silahı ve mermileri kendisine verdiğini, telefonla konuştuktan sonra silahı doldurmasını istemesi üzerine kendisin de silahı doldurduğunu, bir süre daha bu şekilde taşıdıktan sonra sanığın oğlu …’nın silahı elinden alarak kendisine doğrulttuğunu, dolu olduğunu söylemesine rağmen ateşlediğini, bu şekilde yaralandığını beyan etmiştir.
8.Katılan …’in anne ve babası olan katılanların olayı görmedikleri, şikayetçi oldukları anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Suç tarihinde 9 yaşında olan katılan …’in babasının amcası olan sanık ve onun davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu tespit edilen oğlu … ile birlikte dağlık alana av yapmak amacıyla gittikleri, sanığın boş bir şişeye ateş ettikten sonra av tüfeğini taşıması için katılana verdiği, bu sırada dolu fişeklerin de katılanda olduğu, sanığın arkası dönük olduğu bir sırada fişeklerden bir tanesini tüfeğe yerleştiren katılanın elinden tüfeği alan …’nın katılana tüfeği doğrultarak ateşlemesi sonucu, katılanın, hayati tehlike geçirecek, hayati fonksiyonlarına etkisi ikinci derece olacak, duyu ve organlarından sağ ve sol elinin işlevinin zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı, akli melaikelerini tam olarak kullanamayan oğlu ile yaşı küçük katılan üzerinde denetim ve gözetim sorumluluğu olan sanığın tüfeği ve fişekleri kontrolsüz olarak katılana teslim etmesi nedeniyle kusurlu olduğu ve bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulü ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, olayın gerçekleşme biçimi, yaralanmanın derecesine göre mahkemece verilen ceza ve artırım miktarlarında isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince bilinçli taksir halinde hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği düzenlendiğinden sanık müdafiinin 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin uygulanmamasına, meydana gelen zarar, suçun işleniş biçimi ve tehlikenin ağırlığı, tüm dosya kapsamına göre pişmanlığını gösterir bir durumun saptanamaması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 51 ve 5271 sayılı Kanunun 231 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden bu hükümlerin uygulanmamasına yönelik temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
3. Sanığın kusurlu eylemi sonucu katılanın, hayati tehlike geçirecek, kemik kırığı oluşacak, duyu ve organlarından birinin işlevinin zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmasına rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen temel cezanın,aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında artırım yapılması sırasında uygulama maddesinin 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının a,b,e bentleri olarak gösterilmesi yerine 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının a bendi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3.) bendinde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/366 Esas, 2021/402 Karar sayılı kararına yönelik hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (1) ile numaralandırılan kısmının 3. paragrafındaki “89/2-a” ibaresinin “89/2-a-b-e” ibaresi ile değiştirilmek suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.