YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1895
KARAR NO : 2023/111
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde ve halen yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/439 Esas, 2015/524 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (taksirle yaralama) suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının b, d, e bentleri gereğince neticeten 5400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/439 Esas, 2015/524 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2019/6536 Esas, 2020/2971 Karar sayılı kararı ile (sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşılması gerektiği, sanığın yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığının tespiti için kesin rapor alınması) nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/1082 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının b,e bentleri gereğince neticeten 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/1082 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/2285 Esas, 2021/5507 Karar sayılı kararı ile (basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu) gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10..2021 tarihli ve 2021/741 Esas, 2021/960 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının b, e bentleri gereğince mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 251. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince sonuç cezadan 1/4 oranında indirim yapılarak neticeten 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara katılan vekili ile sanık müdafinin itirazı üzerine dosya yeni esasa kaydedilmiştir.
6. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/967 Esas, 2021/1356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının b,e bentleri gereğince neticeten 7500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 122.04.2022 tarihli ve 2022/533 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. KATILAN VEKİLİNİN TEMYİZ İSTEMİ;
1. Cezanın az olduğuna,
2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine,
ilişkindir.
B. SANIK MÜDAFİİNİN TEMYİZ İSTEMİ;
1. Cezanın fazla olduğuna,
2. Olayda kusuru bulunmadığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
1. Olay günü saat 01.05 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti, bölünmüş, asfalt kaplama, düz yolda cadde üzerinde seyir halinde iken, aynı istikamette yolun en sağından reflektörlü bisikleti ile seyreden katılana arkadan çarparak olay yerinden kaçtığı, katılanın çarpmanın etkisi ile havaya fırlayarak park halindeki iki araca çarptığı olayda, sanığın trafikte dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı asli kusurlu eylemi ile katılana çarparak kazaya sebebiyet verip katılan vücudunda 6 (ağır) derece kemik kırılmasına hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralanmasına neden olup taksirle yaralama suçunu işlediği sübuta ermekle; katılanın kusursuz sanığın asli kusurlu olması, olayda birden fazla nitelikli hal bulunması, katılanda hayatını 6 (ağır) dereceli etkileyecek şekilde kırık meydana gelmesi ve yaşamının tehlikeye girmesi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmasında .Caddesi’ne doğru dönerken arasın bir şeye dokunduğunu hissettiğini, ehliyeti olmadığı için panikleyerek kaçtığını, atılı suçlamayı kabul ettiğini beyan etmiş.
3. Katılan aşamalarda kaza nedeniyle şikayetinin devam ettiğini, maddi zarar talebi olduğunu beyan etmiştir.
4. . Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 24/04/2015 tarihli raporuna göre:
”…. Akciğer kontüzyonu ve frontal kemik kırığı nedeniyle şahsın yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede hafif nitelikte olmadığı, şahısta saptanan frontal sinüs iç ve dış lamina kırığının, sağ fibula, sol 1-2. Kosta, sağ zigoma parçalı kırıklarının hayat fonksiyonlarını müştereken ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüzünde sabit iz niteliğinde olup olmadığının tespiti için şahsın olay tarihi üzerinden 6 (Altı) ay geçtikten sonra Anabilim Dalı Başkanlığımıza bizzat muayeneye gönderilmesi gerektiği” bildirilmiştir.
5. . Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 27/10/2020 tarihli raporunda katılan … ‘ın yaralanmasının yüzde sabit iz niteliği taşımadığı bildirilmiştir.
6. Kaza tespit tutanağı ve 25/06/2015 tarihli düzenlenen bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sanığın asli ve tam kusurlu olduğu bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği anlaşılarak sanığın cezasında uygulanan artırım oranı yeterli görülmüş, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu da gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/967 Esas, 2021/1356 Karar sayılı kararında katılan vekilince ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.