YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1914
KARAR NO : 2023/2421
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/744 E., 2022/137 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/623 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/623 Karar sayılı kararının, mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/4653 Esas, 2019/11091 Karar sayılı kararı ile özetle paraya çevirme hükümlerinin uygulanması talebi olan sanık hakkında TCK’nın 50/1-a. maddesinde belirtilen paraya çevirme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadan hüküm kurulması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/805 Esas, 2020/231 Karar sayılı kararı ile Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyularak sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/805 Esas, 2020/231 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/753 Esas, 2021/6100 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/744 Esas, 2022/137 Karar sayılı kararı ile Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyularak sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.04.2022 tarihli ve 2022/42659 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanık hakkında lehe olan basit yargılama usulünün uygulanmamasına, eksik incelemeye ve sanık hakkında denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle ilgili mahkemesine ihbarda bulunulmasının hatalı olduğuna ve diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Antalya 16. Ceza Mahkemesi gerekçesinde, “… Mevcut delil durumu itibariyle 1,88 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın bu nedenle güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve alkolün etkisi altındayken … kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü yönünde vicdani kanı oluşmakla atılı suçtan cezalandırılması cihetine gidilmiş, sanığın adli sicil kaydında hagb niteliğinde ilam bulunması sebebiyle sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına dair CMK’nın 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ve alkol promil oranının fazlalığına göre alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…” denilmiştir.
2. Sanığın aşamalarda alkollü … kullandığını kabul ettiği görülmüştür.
3. Sanık hakkında düzenlenen 19.03.2015 tarihli ve 21:03 saatine ait Alkol Raporu ile yine aynı tarihli Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Sanık hakkında düzenlenen alkol raporuna göre, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan denetim sırasında 1.88 promil alkollü olduğu anlaşılmaktadır.
5. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanmaması takdir kılınmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, alınan alkol muayene raporları ve tutanaklar karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. CMK’nın 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların denetim süresi içerisinde sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlenmesi halinde açıklanacağının düzenlendiği, incelemeye konu kararın bu hükme uygun olarak, sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların yeniden ele alınması amacıyla ihbarda bulunulabileceği, bu hususun ilk hükümde yer almaması sebebiyle kazanılmış hakka konu edilemeyeceği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısı ve uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı hareket edilmesi hukuka aykırı görülmüş ancak bu hukuk aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde dördüncü fıkrasında açıklanan nedenle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/744 Esas, 2022/137 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 üncü fıkrasının çıkarılarak yerine “Sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 52/3 maddesi uyarınca 50 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine; hapis cezasının TCK’nun 50/1-a maddesi uyarınca, aynı yasanın 52/1-2 fıkralarına göre bir gün karşılığı takdiren alt sınır olan 20.00 TL.’den adli para cezasına çevrilerek sanığın 1.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 5.07.2023 tarihinde karar verildi.