Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/204 E. 2023/162 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/204
KARAR NO : 2023/162
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2018/134 Esas, 2019/431 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2019/5204 Esas, 2020/1723 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.12.2021 tarihli ve 2020/78746
sayılı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesine dayalı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verildiğine,
ilişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
2. Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. … Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçesinde “Trafik Kaza tutanağındaki polis memurlarının kusur raporu, hem bilirkişiler Dr. Nesimi Soner Dedeoğlu, … Kurt ve … Altıntaş tarafından düzenlenen 28/02/2018 tarihli rapora göre hem de bilirkişiler … Şimşek, Ekrem Sarar ve Orhan Demirbağ tarafından düzenlenen 12/07/2019 tarihli rapora göre sanık kusurludur. Araçta herhangi bir teknik kusur bulunmamaktadır. Sanığın savunması bu nedenle yerinde değildir. Sanık tam kusurlu olarak kabul edilmiştir. TCK’nın 85/2. maddesinde atılı suç için öngörülen ceza miktarları 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır. TCK’nın 61. maddesinde ceza tayininde esas alınması gereken kriterler tek tek sayılmıştır. e ve f maddelerinde meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı sayılmaktadır. Sanık tam kusurludur. Meydana gelen kaza sonucu 3 kişi vefat etmiş, 3 kişi de yaralanmıştır. Mağdurlar otobüs beklerken kaza meydana gelmiştir. Her iki husus bir arada değerlendirildiğinde 10 Yıl hapis cezasına hükmetmenin hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun düşeceği vicdani kanaatine varılmıştır. Sanık sabıkasızdır. Duruşmada saygılı davranmıştır. Bu nedenle TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca cezadan 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Meydana gelen zararın ağırlığı göz önüne alındığında verilen hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi yollamasıyla 50/1-a. maddesindeki seçenek cezaya çevrilmesinin hak ve nesafet kurallarına aykırı olacağı düşünüldüğünden seçenek yaptırıma çevrilmemiştir.” denilmiştir.

2. Sanığın soruşturma aşamasında polis merkezinde alınan savunmasında, “…Numune Hastanesi durağına yaklaştığını, durakta bulunan diğer İETT otobüsünün arkasına durmak istediğini, bu sırada durmak için yavaşladığını ancak aracın birdenbire hızlandığını, otobüse çarpmamak için aracı sağa kırdığını, ancak hız kesmediğini, tüm çabasına rağmen aracın durmadığını, durağa girerek yayalara çarptığını, 40-50 metre ilerledikten sonra araçta bulunan sistemin devreye girerek durduğunu, otobüsün sıfır olduğunu ve bu otobüsle ilk bu sabah trafiğe çıktığını, kazanın otobüsteki teknik arızadan kaynaklandığını düşündüğünü…”, Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan beyanında, “…Kaza yerine doğru geldiğinde durağa yaklaşacağı için düşük hızla seyrettiğini, ancak bir anda nasıl olduğunu anlayamadığı aracın kendisinden kontrolsüz olarak aniden hızlanmaya başladığını, kendisinin de durakta bekleyen İETT otobüsüne arkadan çarpmamak için direksiyonu sağa kırdığını, kaldırıma yöneldiğini, fakat araca müdahale etmesine rağmen durduramadığını, kazanın bu şekilde meydana geldiğini, kullandığı aracın otomatik şanzımanlı olduğunu, kalıtımsal hastalığı bulunmadığını, olay sırasında alkolsüz olduğunu…” beyan ettiği, duruşmada alınan beyanında ise “…olay günü 34 VN 7071 plakalı araçla sefer yaptığını, birinci seferi tamamladığını, ikinci seferde …’den kalkış yaptığını, birinci durağa geldiğinde problem olmadığını, ikinci durakta da problem olmadığını, üçüncü durağa geldiğinde yavaş seyrettiğini, aracın yokuş yukarı çıktığını, …’den Batı Ataşehir’e sefer halinde olduğunu, üçüncü durağın Numune Hastanesi’nin durağı olduğunu, durakta iki aracın bulunduğunu, belediye otobüsleri olduğunu, yolcu aldıklarını, belediye otobüslerinin arkasına yanaşmak istediğini, aracın birden hızlandığını, retarder diye el freninin görev yapmadığını, retarderin arabayı şanzımandan kitlediğini, ayak frenine bastığını ancak frenin görev yapmadığını, öndeki araca çarpmamak için sağ tarafı müsait gördüğü için sağa kırdığını, aracı durduramadığını, ne kadar mücadele ettiyse de aracın durmadığını, olayın böyle meydana geldiğini, duraktaki insanların arasına daldığını, daha sonra sistemin devreye girdiğini, aracın kendiliğinden durduğunu” beyan etmiştir.

3. Katılanların alınan beyanlarında şikayetçi oldukları ve katılma talebinde bulundukları anlaşılmıştır.
4. Adli Tıp Kurumunun 01/02/2018 tarihli Otopsi Raporuna göre “…’ın ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası çoktan kot, ekstremite pelvis kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği”

Adli Tıp Kurumunun 01/02/2018 tarihli Otopsi Raporuna göre “…’in ölümünün genel beden travmasına bağlı vertera kot, pelvis ekstremite kemik kırıklarıyla birlikte büyük damar iç organ yaralanmasından gelişen dış kanama sonucu meydana geldiği”,

Adli Tıp Kurumunun 01/02/2018 tarihli Otopsi Raporuna göre “…’ın ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası seri kot, pelvis omurga kırıkları ile birlikte iç organ yaralanması ile iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği” bildirilmiştir.

5. Adli Tıp Kurumu … Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06/02/2018 tarih, 2018/4082 sayılı raporunda “…’daki yaralanmanın tıbben yaralanma olarak değerlendirilebilecek harici travmatik lezyon tanımlanmadığı” bildirilmiştir.

Adli Tıp Kurumu … Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06/02/2018 tarih, 2018/4081 sayılı raporunda “…’daki yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölcüde hafif nitelikte olduğu” bildirilmiştir.

6. Tanık Serhat S., … Y., Turan D., … Y. ve Selami Ü. beyanları dosya kapsamında bulunmaktadır.

7. Kolluk güçlerince tanzim olunan 01.02.2018 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın idaresindeki otobüs ile belirtilen mevkiye geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybedip yaya kaldırımına çıkarak ilk önce sol yan komple kısımlarıyla İETT durağında yolcu almakta olan İETT sürücüsü …’ın idaresindeki otobüsün sağ yan komple kısımlarına çarpması ile daha sonra İETT durağında yaya kaldırımı üzerinde beklemekte olan beş yayaya çarpması neticesinde ve bir adet İETT durağına komple zarar verip yaklaşık 68 metre ileride birinci şeritte durması ile kazanın meydana geldiği, sanığın Karayolları Trafik Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının b bendine göre aracının hızını aracın yük ve teknik özelliklerine göre; görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şekillere uydurmamak kuralını ihlal etmesi sebebiyle tam kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.

8. Dosyaya eklenen 01.02.2018 tarihli el yazısı ile düzenlenmiş tutanakta ” …Kazaya karışan otobüs “Halkçılar Otomotiv” BMC yetkili servisine çekici vasıtasıyla getirilmiştir. Servis markaya ait arıza teşhis cihazları ile aracın ECM (motor kontrol) ünitesi ve ABS kontrol ünitesine bağlanarak arıza hafızası sorgulaması yapmıştır. Her iki cihazın arıza sorgulamasından sonra ekranlarında arıza kaydına rastlanmadığına dair bilgi notu çıkmıştır. Servisin yazıcısı arızalı olduğundan arıza sorgulamalarına ait sonuçlar kağıda dökülememiştir. Bilgisayarların ekran görüntülerinin fotoğrafları çekilmiştir. Aracın şanzımanına ilişkin kontrolün ise sadece “ZF” firması tarafından yapılabileceği, kendilerinde şanzıman kontrolü yapabilecek cihaz olmadığını servis belirtmiştir…ancak son dakika ekteki cihaz çıktısı servis yetkilileri tarafından getirilmiştir.” şeklinde düzenlendiği, tutanağın bilirkişi, firma yetkilisi ve sanık müdafii tarafından imzalandığı ancak sanık müdafiinin “inceleme aparatı basit ve eğreti olup detaylı inceleme talep ediyorum.” şeklinde şerh düştüğü görülmüştür.

9. Polis memurları tarafından düzenlenen 27.01.2018 tarihli CD İzleme Tutanağı içeriğinde; “01/02/2018 günü, saat 09:30 sıralarında Barbaros Mahallesi, Dr. … Aksoy Caddesi üzerinde meydana gelen ölümlü trafik kazasıyla ilgili olarak olay yerine ait görüntülerin izlenmesinde sürücü …’ın idaresindeki 34 TP 7072 plakalı İETT otobüsü ile Haydarpaşa Numune Hastanesi İETT durağında yolcu aldığı sırada sürücü … idaresindeki 34 VN 7071 plakalı özel … otobüsünün durağa yaklaştığında kaldırıma çıktığı ve durakta otobüs bekleyen yolculara çarptığının görüldüğü” belirtilmiştir.

10. Soruşturma aşamasında bilirkişiler Dr. Nesimi Soner D., … K. ve … A. tarafından düzenlenen 28.02.2018 tarihli Bilirkişi Raporuna göre, kazanın oluşum nedeni ile ilgili kök neden analizi yapıldığında sanığın kritik anı kaçırarak ayak ile frenleme yerine retader kolu ile yavaşlama cihetine gidildiği, bunun yeterli olmayacağının anlaşılması üzerine manevra ile öndeki araçtan kaçış yoluna gidildiği, bu sırada da yaya kaldırımına çıkılarak akabinde otobüs durağına girdiği kamera görüntülerinden ve üzerindeki zaman ve hız göstergelerinden yola çıkılarak belirlenmiştir. Ayrıca bu esnada şoförün tek el ile … kullandığı, emniyet kemerinin bağlı olmadığı, koltuk amortisör sisteminin iptal durumunda olduğu, (bu husus kaldırıma çıkma ve çarpma anlarında kemerinde bağlı olmaması ile birlikte sürücünün, sürücü koltuğunda kendisini tutamayarak aracın kontrolüne hakim olmamasına neden olmuştur) yine kamera görüntülerinden tespit edildiği, meydana gelen kazanın trafik kurallarına uyulduğunda önlenebilir bir kaza olduğu, kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, sanığın Karayolları Trafik Kanununun 47 nci maddesinin c ve b fıkraları, 52 nci maddesinin a ve b fıkraları, 56 ncı maddesının c fıkrası ile 84 üncü maddesinin d fıkrasına aykırı şekilde meskun mahalde … kullanırken meskun mahal levhalarına uymak, hızını azaltmak, çevre ve şehirlerarasi yollarına göre daha dikkatli olmak, trafikte bulunan diğer olguların, yayaların ve diğer araçların hal ve hareketlerine karşı dikkatli ve tedbirli olmak ve her an taşıt yoluna yaşlı, özürlü, çocuklu bayanın yada telaşı acelesi olan yayaların girebileceğini bilmek ve aracını trafikte oluşabilecek bu şekildeki engellere ve ani gelişmelere karşı her an durabilecek şekilde kullanmak ve hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduğu halde, gereken dikkatini yola vermediği ve mahal şartlarını da dikkate alarak kaza noktasının gerisinde bulunan ışıklı yay geçidine gelirken, hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği, onündeki aracı güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorunda olmasına rağmen, yavaşlamadığı, dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi, özensiz davranışları nedeniyle en önce araca carpmamak için direksiyonu sağa kırdığında, direksiyon hakimiyetini kaybederek, kaldırıma çıktığı ve 40 metre kaldırımda giderken reklam panolarına ve belediye otobüs durağına aynca kaldırımdaki yayalara çarptıktan sonra toplam 68 metre ileride yolun sağ şeridinde durduğu, bu şekilde trafik kuralarını ihlal ederek trafik kazasina sebebiyet verdiği kazada tam kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.

11. Yargılama aşamasında bilirkişiler Prof. Dr. Şafak Y., Prof. Dr. … V. ve Doç Dr. Serpil Kurt H. tarafından düzenlenen 22.02.2018 tarihli Ön Bilirkişi Raporunda, dava konusu otobüsün ZF marka şanzımanının incelenebilmesi için üretici firmanın teknik personelinin İTÜ Motorlar Laboratuvarıyla gerekli teması kurmaması ve bu yardım olmadan İTÜ Motorlar Laboratuvarının gerekli incelemeyi yapamayacak olması nedeniyle aracın şanzıman ve fren sisteminin incelenemediğini, anılan eksikliğin giderilmesinden sonra aracın şanzımanının ve fren sistemlerinin İTÜ Motorlar Laboratuvarında incelenip rapor düzenlenmesini müteakip esas raporun düzenlenebileceğinin bildirildiği görülmüştür.

12. Sanık müdafii tarafından dosyaya, aynı olaya ilişkin olarak 20. Asliye Hukuk Mahkemesinde yürütülen tazminat davası sırasında Makine Mühendisi Pelin T. tarafından düzenlenen 18.02.2019 tarihli Bilirkişi Raporu sunulduğu, bu rapora göre sanığın olay süresince 25-31 km/s hızla gittiği, durağa yaklaştığı sırada önündeki araçla arasında yaklaşık 40 metre mesafe kala sürücünün raterdar kolunu çektiği, ardından fren pedalına bastığı, tepki alamayınca fren pedalına ardı ardına defalarca bastığı, önündeki araca çarpmamak adına aracı kaldırıma sürdüğü, aracın bir türlü durdurulamadığı, sanığın aracı durdurmak için elinden gelen tüm çabayı gösterdiği, sonrasında ani olarak fren tepkisinin alındığı ve aracın durduğu tespit edilmiştir. Açıklanan sebepler araçta olabilecek teknik bir arızaya işarettir. Sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84 üncü maddesinin j bendi gereği manevra kurallarını ihlal ettiği ancak yapılan bu ihlalin araçta meydana gelen teknik arıza nedeniyle anlık refleksle yapıldığı, yapılan manevra hatasının öngörülemez ve önlenemez olduğu, meydana gelen kazada sanığın %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

13. Katılanlar vekili tarafından dosyaya, aynı olaya ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığının 2018/35726 sayılı dosyasına sunulan 13.08.2018 tarihli Trafik Bilirkişi raporuna göre sanığın aracın hızını gerekli şartlara uygunluğunu sağlamayarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84 üncü maddesinin j bendi gereği manevraları düzenleyen genel şartlara uymama kusurunu işleyerek tam kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.

14. Kusur durumunun tayini için dosyanın Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, 18.04.2019 tarihli müzekkeresine göre “…istem doğrultusunda kusur oranı açısından sağlıklı rapor tanzim edilebilmesi için kazaya karışan … üzerinde İTÜ motor labratuvarı ya da yetkin ve bağımsız başka bir labratuvar tarafından yapılacak fren ve şanzıman sistemlerinin incelenmesi sonucunda ede edilecek verilerin temin edilerek mevcutlarla ile birlikte gönderilmesine ihtiyaç duyulmuştur, bu bakımdan bu sefer gönderilen belgelerin işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verilmiştir.” şeklinde cevap verilmiştir.

15. … Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından özellikle aracın fren ve şanzıman sistemlerinin incelenerek elde edilecek verilerin rapor edilmesi ve tüm dosya kapsamı incelenerek sanığın kusur durumunun tayini için dosyanın … Ş., Ekrem S. ve Orhan D. isimli makine mühendisi bilirkişilere tevdii edildiği, aracın teslim alınarak yetkili … servisine götürüldüğü, yürümesine engel olan arızaların mahkeme oluruyla giderilmesi sonrasında gerekli tüm kontrol ve testlerinin yapıldığı, netice olarak düzenlenen 12.07.2019 tarihli raporda;

” a- 34 VN 7071 Plakali BMC marka aracin teknik incelemesinde: Kaza gününe ait motor
şanzıman ve fren sistemlerine ilişkin hafıza kayıtlarında herhangi bir arıza kodu kaydına rastlanmamıştır.

b- … hareket halindeyken yapılan fren kontrollerinde; aracın istenilen zamanda frenleme yaptığı ve istenilen zamanda frenleme yapılarak: düz yolda, yokuş yukarı ve yokuş aşağı aracın durdurulabildiği retarder kolunun çalıştığı, devreye sokulduğunda … hızını; düz yol ,yokuş aşağı ve yokuş yukarı azalttığı,

c- Aracın gösterge panelinde bulunan emniyet şalterinin çalıştığı kullanıldığında görev yaptığı, aracı stop ettirdiği, güç üretimini kestiği

d- Aracın imdat kolu (El Freni) kullanıldığında görev yaptığı, aracı durdurduğu

e-Araca ait kamera görüntülerinde; sürücünün emniyet kemerini takmadığı

f- Araca ait kamera görüntülerinde sürücünün kaza başlangıç anına kadar, trafik durumuna göre dilediği zaman hızlandığı, dilediği zaman yavaşladığı, dilediğinde durabildiği,

g- Sürücünün kaza öncesi, hızını ve takip mesafesini önündeki araçla ayarlayamadığı,

h- Sürücünün; hemen kaza öncesi ve kaza anında aracı durdurmaya yönelik emniyet şalteri ve imdat kolunu devreye sokmadığı, sadece direksiyona hakim olmaya çalıştığı,

ı- Kazanın zamanında hızlı müdahalelerle önlenebilir olduğu,”

şeklinde teknik tespitlerin yapıldığı, kazanın değerlendirilmesi bakımından ise “… teknik bir arızanın olmadığı; özellikle fren mekanizmalarının görev yaptığı; sürücünün …’den kaza başlangıç yerine kadar; trafik durumuna göre: aracı dilediği zaman hızlandırabildiği, dilediği zaman durdurabildiği, kaza başlama anından önce sürücünün hızına göre önündeki araçla olan mesafesini ayarlayamaması nedeniyle kazanın oluştuğu, sürücünün yavaşlama ve durmaya yönelik yapması gereken hamleleri tam zamanında ve hızlı bir şekilde yapamadığı ve gerekli müdahalelerde bulunamadığı imdat kolu ve emniyet şalterini kullanmadığı, kaza başlangıç anından itibaren 20 saniyelik süreç içerisinde sürücünün sadece direksiyon hakimiyetine odaklandığı, aslında zamanında ve hızlı bir şekilde gerekli müdahalelerde (imdat kolu ve emniyet şalteri kullanılsaydı) bulunulsaydı, kazanın önlenebilir olduğu” görüş ve kanaati bildirilmiştir.

16. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Her ne kadar tebliğname ile araçta yaşanılan arızanın, ECAS bilgileri üzerinde yanan ışığın, sanığın raterdar koluna basmasına rağmen hızını kontrol edememesinin nedenleri konusunun daha ayrıntılı teknik inceleme ile ilgili üretici firmanın da aynı tür araçlarında benzeri sıkıntılar yaşanıp yaşanmadığı hususunun da netleştirildikten sonra karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi sebebiyle hükmün bozulması gerektiği belirtilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan CD içeriği incelendiğinde sanığın kaza mahalline seyri sırasında aracı trafik durumuna göre istediği zaman hızlandırıp – yavaşlatabildiği, bu süre içerisinde sanığın retarder kolunu da kullarak aracın yavaşlamasını sağladığı, Haydarpaşa Numune durağına yaklaşırken önündeki sarı minibüse 27 km/s hızla yaklaştığında, güvenli mesafede durabilmesi bakımından minibüs ile arasındaki mesafenin en az 14 metre olması gerekirken yaklaşık 7 metre mesafe kalması sebebiyle retarder kolunu kendisine çektiği ancak mesafenin kısalığından ötürü aracı durduramayacağını anlayarak minibüse çarpmamak için direksiyonu sağa kırıp kaldırıma çıktığı, emniyet kemeri takılı olmadığı için kaldırıma çıkması ile birlikte koltukta kendisini sabitleyememesinden kaynaklı etkin fren tedbirine başvuramadığı, panik halinde olması sebebiyle imdat kolu ve emniyet şalterinin de sanık tarafından kullanılamadığının görüldüğü, 12.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda kazanın aracın tüm teknik elemanlarının incelendiği, yol testleri sırasında aracın retarder kolunun görev yaptığı, 1., 2. ve 3. kademelerde devreye girdiği, şanzıman ve retarder kolu arasındaki iletişimin sağlandığı, 25-30-40 km/h hızlarda 1. 2. 3. kademelerde retarder kolu devreye sokulduğunda aracın hızının düştüğü ve aracın yavaşladığının gözlemlendiği, bu bakımdan kazanın hızlı ve etkin müdahalelerle önlenebilir olduğu anlaşılmakla sanığın tam kusurlu olduğu hususunda dosyada bir şüphe bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
1. Eksik İnceleme İle Sanığın Mahkumiyetine Karar Verildiği Yönünden;
Oluş, dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları ve CD içeriğinde bulunan görüntü kayıtları bir arada değerlendirildiğinde sanığın idaresindeki şehiriçi … otobüsü ile meskun mahalde, bölünmüş, iki şeritli, 7 metre genişliğinde, yatay güzergahı düz, düşey güzergahı eğimsiz, kuru zeminli yolda açık havada seyri sırasında olay mahalli yolcu durağına yaklaştığında önünde seyreden trafiğin yavaşladığı ve hemen ön ilerisinde seyir halinde olan sarı minibüsün duruşa geçtiği ancak sanığın idaresindeki otobüsü durdurabileceği güvenli mesafe bulunmadığından retarder kolunu çekmesine rağmen mesafenin kısalığından ötürü aracı durduramayacağını anlayarak minibüse çarpmamak için direksiyonu sağa kırıp, çarpma noktasına 42 metre geriden kaldırıma çıktığı, kaldırımda bulunan kadın yayanın kaçarak kurtulduğu, direksiyon hakimiyetini kaybeden sanığın bu sırada durakta yolcu almakta olan başka bir … otobüsünün sağ arka ve yan kısımlarına, aracının sol ön kısımları ile çarptığı, devamında durakta beklemekte olan yayalara çarparak üç kişinin ölümüne, iki kişinin de basit nitelikte yaralanmasına sebep olduğu ve çarpma noktasına 68 metre mesafede duruşa geçtiğinin anlaşıldığı olayda, … üzerinde yapılan tüm teknik inceleme ve testler neticesinde sanık ve müdafii tarafından kazanın öngörülemez ve önlenemez olduğu iddialarının doğru olmadığı, olay ve olgular başlığı altında gösterilen deliller kapsamında sanığın idaresindeki araçta teknik yönden bir eksik ve kusurun bulunmadığı, sanığın kazanın gerçekleşme anından önce hızı mahal şartları içerisinde olsa dahi önündeki araçla mesafesini ayarlamaması nedeniyle kazanın gerçekleştiği, sanığın durmaya ve yavaşlamaya yönelik yapması gereken müdahaleleri zamanında ve hızlı şekilde yapamadığı, CD kayıtlarında açıkça görüldüğü üzere kaza sırasında yalnızca direksiyon hakimiyetine odaklanarak, etkin fren, imdat kolu ve emniyet şalteri imkanlarının kullanılmadığı, açıklanan nedenlerle dosya kapsamıyla uyumlu ve yeterli görülen deliller kapsamında sanığın eyleminin sabit olduğu, bu nedenle mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Diğer Temyiz Nedenleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Katılanlar Vekilinin Temyizi Yönünden
1. Sanık Hakkında Üst Sınırdan Ceza Verilmesi Gerektiği Yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden ;
Oluş, dosya kapsamı, olay ve olgular kısmında ayrıntılı olarak gösterilen deliller kapsamında sanığın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu ancak kazanın tespit edilen seyrinde, Dairemizce kabul gören bilinçli taksir hallerinden herhangi birinin bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanmasının Hatalı Olduğu Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2019/5204 Esas, 2020/1723 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.