YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2172
KARAR NO : 2023/3822
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/259 E., 2021/859 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli, 2015/69 Esas, 2015/775 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası, aynı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince neticeten 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle geçici olarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli, 2015/69 Esas, 2015/775 Karar sayılı kararının sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli, 2019/7933 Esas, 2021/1221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince artırım yapılmaksızın eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli, 2021/259 Esas, 2021/859 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası, aynı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince neticeten 5326 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.04.2022 tarihli ve 2022/540 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, eksik araştırma sonucu hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkemece ”Olay günü saat 08:50 sıralarında sanık …’nun, sevk ve idaresindeki otobüs ile Sandıklı-Antalya karayolunda seyir halinde iken kaplıca kavşağına yaklaştığında kırmızı ışıkta geçmesi sonucu dava dışı diğer sanık …’ ın sevk ve idaresindeki kamyonun ön kısmına çarptığı, olay sonucunda otobüste yolcu olarak bulunan iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, düzenlenen kaza tespit tutanağına ve tüm aşamalarda tanık olarak dinlenen …’ in birbiri ile uyumlu beyanlarından da anlaşılacağı üzere; sanık …’ nun kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu, olayın meydana gelmesinde, sanık aşamalardaki beyanlarında kendisinin kusursuz olduğunu beyan etmiş ise de, otobüsün ön yolcu koltuğunda oturan müştekinin beyanından da anlaşıldığı üzere … plakalı Otobüs şoförü …’nun idaresindeki yolcu otobüsü ile Sandıklı ilçesi Kaplıca Kavşağı civarına geldiğinde gidiş istikametine göre kırmızı ışık yandığı halde ışık ihlali yaparak kavşağa girdiği ve … plakalı kamyon şoförü …’ın idaresindeki kamyona çarptığı ve çift taraflı trafik kazasına sebebiyet verdiği, sanığın 2918 sayılı Kanun 47/1-b maddesi uyarınca ışık ihlali nedeniyle asli kusurlu olduğu sabit görülmüştür. Aynı yöndeki bilirkişi raporu bu yönüyle hükme esas alınmıştır. Tanık …’ın ve sanık …’nun aracında yolcu olarak bulunan yaralanların aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanlarını destekler nitelikteki kaza tespit tutanağı ve mahalli bilirkişi raporu ile de kırmızı ışık ihlali yaptığı sabit olduğu nazara alınarak, sanık …’in eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği ve tayin olunan cezasında TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.Kaza sonucu yaralanan … ve …’ın 20.12.2014 tarihli Afyonkarahisar İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği kesin adli muayene raporlarında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları bildirilmiştir.
3.Katılanlar …’ın 11.02.2016 tarihinde, …’nin ise 17.02.2016 tarihli dilekçelerinde şikayetten vazgeçtiklerini beyan etmişlerdir.
4.Sanığın bozma sonrası yapılan yargılamada 29.09.2021 tarihli 2 nolu celsede hakkında şikayetten vazgeçme olması halinde bunu kabul edeceğini ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçu 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinde hükme bağlanmış olup aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince birinci fıkrası kapsamı dışında bulunan bilinçli taksir hali hariç şikayete tabi olduğu, somut olayda sanığın kırmızı ışık ihlali yaparak, kazaya tam kusuruyla sebebiyet verdiğinden bilinçli taksir koşullarının oluştuğu tespit edilmişse de, katılanların yaralamaların niteliğinin, anılan kanuni düzenleme uyarınca takibi şikayete bağlı suçlar kapsamında kaldığı, katılanların kovuşturma aşamasında ayrı ayrı havale tarihli dilekçesiyle şikayetten vazgeçtiğini bildirdiği, 18/02/2016 tarihinde gerekçeli kararı 11.02.2016 ve 17.02.2016 tarihli dilekçelerle şikayetlerinden vazgeçtikleri ve sanığın da 29.09.2021 tarihli 2 nolu celsede şikayetten vazgeçmeyi açıkça kabul ettiğine ilişkin beyanda bulunduğu gözetildiğinde, dosya da içerik itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların da bulunmadığı anlaşılmakla; mahkemece sanık hakkındaki davanın 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince DÜŞMESİNE karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemişse de, bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli, 2021/259 Esas, 2021/859 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikayet yokluğu nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.