YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2182
KARAR NO : 2023/230
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2017 tarihli ve 2015/1097 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.10.2017 tarihli ve 2017/2993 Esas, 2017/3108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının, katılanlar vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.05.2021 tarihli ve 2020/10760 Esas, 2021/4325 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin “sanığın seyri sırada önündeki trafiğin yavaşlaması nedeniyle önünde bulunan araçların ilerisine geçmek için kendisinden önce … otobüsünün girdiği ve burada bulunan durakta yolcu indirmekte olduğu yan yola hız kesmeden ve fren tedbirine başvurmadan girerek yolcu indirmekte olan otobüsün sağından geçmeye kalkışması” olduğu, dosyaya eklenen belge ve bilgilere göre bu yan yolun sadece belediye otobüslerine ait olduğuna dair bir işaret ve levha bulunmadığı yalnızca yan yolla anayolu ayıran kaldırım üzerinde bulunan tabelanın yönlendirme tabelası olduğu ve her iki yönü de işaret ettiği gözetilmeksizin, TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın 1/3 oranı yerine, 1/2 oranında azami oranda artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,…”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/1019 Esas, 2021/1694 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.04.2022 tarihli ve 2022/3370 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına,
2. Sanığın kusurunun olmadığı ve beraatine hükmedilmesi gerektiğine,
3. Usul ve Yasaya aykırı diğer hususlara,
ilişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Temel cezanın üst sınırdan tayini gerektiğine,
2. Bilinçli taksir sebebiyle üst sınırdan arttırım yapılması gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre İlk Derece Mahkemesinin kabulü
1. Sanık …’un olay günü saat 16.20 sıralarında idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, yol şerit çizgileri ile belirli, yatay güzergahta düz, düşey güzergahta eğimsiz, zemini asfalt ve kuru … Yolunu takiben … istikametine seyir halinde iken . durağı mevkine geldiği esnada gidişe göre sağ tarafında bulunan yolcu indirme-bindirme cebine girerek aracının sağ ön kısmı ile cep içerisinde yolcu indirmek üzere duraklayan otobüsten inmiş olan yaya …’e taşıt yolu üzerinde fren izi olmaksızın çarpması neticesinde ölümüne sebep olduğu, Adli Tıp Kurumu morg ihtisas dairesinin otopsi raporunda kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, 28/07/2015 tarihli Kaza Tespit Tutanağı, 05/10/2015 tarihli bilirkişi raporu ve 08/12/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu gereğince sanığın asli kusurlu olduğunun belirtildiği olayda, sanığın bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki anlatım ve belgelere göre eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiği, zira … otobüsünün yolcu taşıdığı ve durakta yolcu indirip bindirdiğinin sanık tarafından bilinmesi gerektiği ve bu ihtimali bilerek hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmekle bilinçli taksirle ölüme sebep olma suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Sanığın alınan savunmasında “…Şeridimde ilerlediğim esnada önümde seyir halinde olan plakasını hatırlamadığım bir aracın yavaşlaması sebebi ile araca çarpmamak için bir anda direksiyonu sağa kırdım ve sağ tarafta bulunan .durağı tarafına aracım ile girmek zorunda kaldım ve durak önüne bulunan sol taraftaki iett otobüsüne de çarpmamak için direksiyonu bir daha sağ kırınca ne olduğunu anlayamadan önüme çıkan ismini olay sebebi ile öğrendiğim … isimli şahısa çarptım…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Katılanların aşamalarda sanık hakkında şikayetçi oldukları ve katılma talebinde bulundukları görülmüştür.
4. Kaza sebebiyle ölen … hakkında düzenlenen 08.10.2015 tarihli Otopsi Raporuna göre; “Kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun” tespit edildiği görülmüştür.
5. Kolluk güçlerince tanzim olunan 28/07/2015 tarihli Kaza Tespit Tutanağı, 05/10/2015 tarihli Trafik Bilirkişi Raporu ve 08/12/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu gereğince sanığın meskun mahal içerisinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, seyrini trafiğe ayrılan şerit içerisinde sürdürmeyip gidişe göre sağ tarafındaki yolcu indirme-bindirme cebine girdiği, bu suretle tehlike ortamı oluşturacak seyrettiği ve cep içerisinde yolcu indirmek üzere olan duraklayan otobüsün sağından geçip otobüsten inmiş olan ölen yayaya taşıt yolu üzerinde çarparak kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47 nci maddesinin d bendi, 52 nci maddesinin a ve b bendi, 54 üncü maddesinin a bendi, 73 üncü maddesi ile 84 üncü maddesinin e bendi gereğinnce asli kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
6. Dosyaya eklenen belge ve fotoğraflar incelendiğinde, kazanın meydana geldiği yan yolun sadece belediye otobüslerine ait olduğuna dair bir işaret ve levha bulunmadığı, yalnızca yan yolla anayolu ayıran kaldırım üzerinde bulunan tabelanın yönlendirme tabelası olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Bilinçli Taksirin Koşullarının Oluşmadığı Yönünden
Oluş ve dosya kapsamına göre sanığın idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, yol şerit çizgileri ile belirli, yatay güzergahta düz, düşey güzergahta eğimsiz, zemini asfalt ve kuru … Yolunu takiben … istikametine seyir halinde iken .durağı mevkine geldiği esnada gidişe göre sağ tarafında bulunan yolcu indirme-bindirme cebine girerek aracının sağ ön kısmı ile cep içerisinde yolcu indirmek üzere duraklayan otobüsten inmiş olan yaya …’e taşıt yolu üzerinde fren izi olmaksızın çarpması neticesinde ölümüne sebep olduğu, sanığın seyri sırada önündeki trafiğin yavaşlaması nedeniyle burada beklemek yerine ve önünde bulunan araçların ilerisine geçmek için kendisinden önce … otobüsünün girdiği ve durak bulunduğu anlaşılmakla yolcu indirip bindirmek amacıyla oluşturulan yan yola hız kesmeden ve fren tedbirine başvurmadan girdiği, bu sırada yolcu indirmekte olan otobüsün sağından geçmeye kalkıştığı, tüm bu tehlikeli davranışları gerçekleştirirken herhangi bir kaza neticesinin meydana gelebileceğini öngörmesine rağmen, şoförlük bilgi ve deneyimine, içinde bulunduğu koşullara, önceki tecrübelerinin olumsuz neticelenmemesine olan güveni sebebiyle, ölüm veya yaralanma ile neticelenebilecek herhangi bir kazanın meydana gelmeyeceğine ya da meydana gelse dahi bu türden bir kazayı önleyebileceğine güvenerek hareketine devam etmek suretiyle, öngördüğü ancak gerçekleşmesini istemediği kaza neticesine sebebiyet verdiği, tüm bu sebeplerle sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın Kusurunun Olmadığı Ve Beraatine Hükmedilmesi Gerektiği Yönünden
Oluş, dosya kapsamı, kolluk güçlerince tanzim olunan 28/07/2015 tarihli Kaza Tespit Tutanağı, 05/10/2015 tarihli Trafik Bilirkişi Raporu ve 08/12/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu kapsamında sanığın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu anlaşıldığından ve ayrıntılarına Olay ve Olgular başlığı yer verilen deliller itibarıyla sanığın eyleminin sabit olduğu, bu nedenle mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Usul Ve Yasaya Aykırı Diğer Hususlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Temel Cezanın Üst Sınırdan Tayini Gerektiği Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Bilinçli Taksir Sebebiyle Üst Sınırdan Arttırım Yapılması Gerektiği Yönünden
Sanığın eylemi bakımından, bilinçli taksir oluşturan ihlalin “sanığın seyri sırada önündeki trafiğin yavaşlaması nedeniyle önünde bulunan araçların ilerisine geçmek için kendisinden önce … otobüsünün girdiği ve burada bulunan durakta yolcu indirmekte olduğu yan yola hız kesmeden ve fren tedbirine başvurmadan girerek yolcu indirmekte olan otobüsün sağından geçmeye kalkışması” olduğu, dosya kapsamına göre yan yolun sadece belediye otobüslerine ait olduğuna dair ayrıca bir işaret ve levha bulunmadığı yalnızca yan yolla anayolu ayıran kaldırım üzerinde bulunan tabelanın yönlendirme tabelası olduğu ve her iki yönü de işaret ettiği gözetildiğinden, bilinçli taksiri oluşturan ihlalin bu eylemden ibaret olduğu gözetildiğinde, temel cezanın 1/3 oranında arttırılması isabetli görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/1019 Esas, 2021/1694 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.