Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/2437 E. 2022/10998 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2437
KARAR NO : 2022/10998
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

Mahkemesi :Asliye Ceza

Suç : Taksirle yaralama

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251.maddenin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Olay günü sanığın idaresindeki otomobille, meskun mahal içindeki, bölünmüş, iki şeritli ve tek yönlü, asfalt kaplama, düz, kuru , eğimsiz ve aydınlatmalı yolda seyir halindeyken, orta refüjün sona erdiği noktada bulunan “U dönüşü yapılmaz” tabelasına itibar etmeden, ters yönde seyrine devam etmek için aracını yönlendirdiği esnada karşı yönden gelen katılan …’ın idaresindeki motosikletin sanığın aracına sağ kısmından çarpması neticesinde katılanın hayati tehlike geçirecek ve organlarından birinde sürekli işlev zayıflaması oluşacak şekilde yaralanmasına tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin sanık hakkında hükmedilen cezanın az olduğuna ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen doğrudan adli para cezasının bir gün karşılığı belirlenerek ceza miktarının hesaplanması sırasında dayanak madde olan 52/2. maddesine hükümde yer verilmemesi suretiyle hükümde duraksamaya neden olunması ve 06/11/2015 tarihli ve sanığın neticeten 7.500-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi sebebiyle, sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 7.500 TL adli para cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasından 5. ve 7. paragrafın çıkarılması ile yerine “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20-TL olarak hesabıyla 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 06/11/2015 tarihli, 22014/455 Esas 2015/1138 Karar sayılı hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 5271 sayılı CMUK’un 326/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki 7.500,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine” cümlesinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 29/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.