YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2456
KARAR NO : 2023/715
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/774 Esas, 2015/852 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının b-e bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince verilen cezanın ertelenmesine ve üçüncü fıkrası gereği 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/774 Esas, 2015/852 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 03.03.2021 tarihli ve 2019/8320 Esas, 2021/2248 Karar sayılı ilâmıyla özetle sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/294 Esas, 2021/629 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma ilamına uyularak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının b-e bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince verilen cezanın ertelenmesine ve üçüncü fıkrası gereği 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.04.2022 tarihli ve 2022/13643 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın kusurunun bulunmadığına ve beraatine hükmedilmesi gerektiğine,
2. Basit yargılama usulünün uygulanmamasının yasaya aykırı olduğuna,
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde, “… Sanığın sevk ve idaresindeki 27 BAR 77 plakalı aracı ile seyir halindeyken Toprak Mahsülleri Ofisi önündeki orta refüjün bulunduğu yerden karşıya geçmekte olan katılana çarpmak suretiyle katılanı BTM ile giderilemeyecek, hayati tehlike yaratcak şekilde yaraladığı, … Adli Tıp Kurumu raporuna göre sanığın istikametine göre yolun solunda orta refüje gelen ve orta refüjden karşıdan karşıya geçmek için kaplamaya giren yayayı ikaz ederek uyarması yayaya çarpmamak için etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken gerekli tedbirleri almada gecikmesi nedeni ile tali kusurlu olduğu, katılanın ise yol üzerinde gerekli kontrolleri yapıp ilk geçiş hakkını yolda seyir halinde bulunan araçlara vermesi gerektiği halde yeterli kontrol yapmadan yaklaşmakta olan sanığın hız ve mesafesini dikkate almadan geçmesi nedeni ile asli kusurlu bulunduğu, böylelikle sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçundan eylemine uyan TCK 89/1 maddesi uyarınca mağdurda meydana gelen zararın niteliği (BTM ile giderilemez oluşu, kemik kırığı meydana gelmiş olması, hayati tehlike olması) nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, katılanda meydana gelen yaralanmanın kemik kırığı ve hayati tehlikeye neden olması üzerine sanığın cezasında arttırım yapılmasına, Sanığın üzerine atılı suç Basit Yargılama Usulüne tâbi ise de bu usulün uygulanmasına yer olmadığına dair karar verildiğinden, CMK 251/3. Maddesi uyarınca sonuç cezada 1/4 oranında indirim yapılmasına yer olmadığına, sanığın sabıkasız geçmişini lehine takdiri indirim sebebi kabul edilmesine, 5560 ve 5728 sayılı Yasalar ile değişik 231/5 ve 6-a maddesi gereğince katılanın zararını gidermediği anlaşılan sanık hakkındaki … bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanunen yer olmadığına, Sanığın kişiliği, pişmanlığı daha önceden kayıtlara yansıyan hapis cezasına ilişkin mahkumiyetinin olmaması nazara alınak TCKnın 51. maddesi gereğince verilen hapis cezasının ertelenmesine, Sanığın tali kusurlu oluşu nazara alınarak TCK 53/6 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin …hüküm kurmak gerekmiştir…” denilmiştir.
2. Sanığın alınan savunmasında “… aracım ile seyir halindeyken merinos isimli işyeri önüne geldiğimde adının daha sonradan … olduğunu öğrendiğim bir erkek şahıs aniden önüme çıktı, çarpmamak için direksiyonu sağa doğru kırdım ancak şahıslara çok yakın olduğum için çarpmak zorunda kaldım, daha sonra aracımı durdurdum, ambulansı aradım, Üzerime atılı suçlamayı bu hali ile kabul ederim, ancak kazanın oluşunda benim bir kusurum yoktur, kaza olduğunda hızım 40-50 km civarındaydı, Beraatımı istiyorum . Mahkeme aksi kanaatte ise Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını talep ederim …” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
3. Kaza sebebiyle yaralanan …’un aşamalarda şikayetçi olduğu, uzlaşmayı kabul etmediği ve katılma talebinde bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak … İlçe Devlet Hastanesi’nin 17.09.2014 tarihli raporu ile … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 25.08.2015 tarihli raporuna göre, katılanın hayati tehlike geçirecek ve ağır derecede (5. derece) kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı bildirilmiştir.
5. Kolluk tarafından düzenlenen 16.08.2014 tarihli Kaza Tespit Tutanağına göre katılanın yaklaşan aracın hızını göz özüne almadan uygun zamanda geçmemek kuralını ihlal ettiği, sanığın kusur ihlalinin olmadığı bildirilmiştir.
6. Kusur durumunun tespitine yönelik olarak Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 26.01.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki, aydınlatmanın olduğu yolda, gece vakti seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde istikametine göre yolun solundan orta refüje gelen ve orta refüjden karşıdan karşıya geçmek için kaplamaya giren yayayı ikaz ederek uyarması,yayaya çarpmamak için etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken gerekli tedbirleri almada gecikerek yayaya çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede; katılanın ise karşıdan karşıya geçişi sırasında kendi can güvenliği açısından yol üzerinde gerekli-yeterli kontrolleri yapıp, ilk geçiş hakkını yolda seyir halinde bulunan araçlara vermesi gerektiği, hususlarına riayet etmediği, yeterli düzeyde kontrolü yapmadan ve yaklaşmakta olan sanık sürücü idaresindeki aracın hız ve mesafesini de dikkate almadan geçişi esnasında da aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğu görüşü belirtilmiştir.
7. Tanık … S. ve … S. beyanları dosya kapsamında bulunmaktadır.
8. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
9. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanmaması takdir kılınmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Kusurunun Bulunmadığına ve Beraatine Hükmedilmesi Gerektiği Yönünden
Oluş, dosya kapsamı, kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda, sanığın yola giren yayayı ikaz ederek uyarması, yayaya çarpmamak için etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken gerekli tedbirleri almada gecikerek yayaya çarptığı tali derecede kusurlu olduğu ve isnad edilen suçu işlediği sabit olmakla, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Basit Yargılama Usulünün Uygulanmamasının Yasaya Aykırı Olduğu Yönünden
Dairemizin 03.03.2021 tarihli ve 2019/8320 Esas, 2021/2248 Karar sayılı ilâmıyla, sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında, Mahkemenin, dosyanın geldiği aşama, tüm tarafların dinlenmiş olması, suç tarihi ve dosyanın karar aşamasında olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, uygulanması takdirini bildirdiği görülmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanmamasının Yasaya Aykırı Olduğu Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde “5560 ve 5728 Sayılı Yasalar ile değişik 231/5 ve 6-a maddesi gereğince katılanın zararını gidermediği anlaşılan sanık hakkındaki … bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanunen yer olmadığına” şeklinde değerlendirme yapıldığı, bu değerlendirmelerin usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/294 Esas, 2021/629 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.