YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2525
KARAR NO : 2023/1224
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Taksirle yaralama
Biga Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma neticesinde şüpheli hakkında müşteki …’na yönelik taksirle yaralama eylemleri bakımından 26.10.2020 tarihli ve 2020/1787 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Müşteki vekilinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazı üzerine, itirazı inceleyen … 2. Sulh Ceza Hâkimliği, 26.01.2021 tarihli ve 2020/2693 değişik … sayılı kararı ile Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2020 tarihli ve 2020/1787 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda belirtilen gerekçelerin yerinde olduğu, usul ve yasaya uygun olduğu ve dosya kapsamında kararda isabetsizlik bulunmamakla, itirazın reddine karar verilmiştir.
… Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2022 tarihli ve KYB-2022/40816 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2022 tarihli ve KYB-2022/40816 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“…Dosya kapsamına göre, müştekinin, şüphelinin sahibi olduğu… Yay Sanayi Limited Şirketi isimli … yerinde sigortalı olarak çalıştığı, suç tarihinde … yerinde çalıştığı sırada sağ elinin işaret ve orta parmağının pres makinası tarafından kesildiği, şüpheli tarafından müştekinin hastaneye götürüldüğü ve müştekiye yaralanmasının evde keserle gerçekleştiği şeklinde beyanda bulunmasını istediği iddia edilen olay nedeniyle başlatılan soruşturmada, mağdurun yaralanması ile ilgili olarak şikayetinin olduğuna dair bir beyanının bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya içerisinde yer alan müşteki vekilinin 09/07/2020 tarihli dilekçesi ile şüpheli hakkında şikayette bulunulduğunun anlaşılması karşısında, tarafların ayrıntılı beyanının alınması, kusur durumunun tespiti için rapor aldırılması suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilerek, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir…”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Olay tarihi olan 28.01.2020 tarihinde şüphelinin yetkilisi olduğu… Limited Şirketinde sigortalı olarak çalışan müşteki işçi …’nun, pres makinasında çalıştığı sırada sağ elinin işaret ve orta parmağından yaralandığı, … kıyafetlerini çıkararak ve yanında şüpheli bulunmakla hastaneye gittiği, kendisini muayene eden doktora evde … yaparken elini kestiğini söyleyerek tedavi olduğu, alınan doktor raporuna göre sağ el 2. ve 3. parmaklarında kesi olduğu, 3. parmakta hissizlik olduğu, kati raporun plastik cerrah uzmanı tarafından verilmesi gerektiğinin belirtildiği, plastik cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen 07.02.2020 tarihli rapora göre kati raporun 6 ay sonra düzenlenebileceğinin belirtildiği, müştekinin 06.02.2020 tarihinde polis merkezine başvurarak olayı anlattığı, olay sırasında elinde eldiven bulunduğunu, bu olayda kimsenin kusuru ve ihmali bulunmadığı, kendisini hastaneye götürerek burada yalan beyanda bulunmasını söyleyen şüpheliden şikayetçi olduğunu belirttiği, bu beyanı gereği müştekinin taksirle yaralama suçu bakımından şikayet beyanı olmadığı kabul edilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de, dosya kapsamı incelendiğinde tanık olarak beyanı alınan müştekinin annesi Safiye U. beyanında “….oğlumun kulakları kısmen işitmekte, konuşma sorunu bulunmakta…” dediği, benzer şekilde yaralanması üzerine müştekinin hastanede tedavisini yürüten acil servis doktoru Hüsna Y. beyanında “… şahıs işitme engelli olduğundan yüksek sesle anlayacağı şekilde sordum…, evde bir şeyler yaparken kestiğini hem söyleyerek hem de eli ile işaret ederek anlattı…” şeklinde beyanda bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 234 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince “Mağdur, onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.” hükmünün düzenlendiği, hüküm gereğince vekil görevlendirmeksizin beyanı alınan müştekinin ifadesinin usulüne uygun olmadığı, müştekinin vekilinin de süresi içerisinde 09.07.2020 tarihinde şikayet beyanı ile soruşturma işlemlerine devam edilmesi talebini içerir dilekçe sunduğu görülmekle, soruşturma işlemlerine devam edilerek toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmekle, itirazın kabulüne karar verilmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 2. Sulh Ceza Hâkimliği, 26.01.2021 tarihli ve 2020/2693 değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.