Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/2547 E. 2023/1135 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2547
KARAR NO : 2023/1135
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/212 Esas, 2016/286 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 5 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/212 Esas, 2016/286 sayılı kararının, sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2020 tarihli ve 2019/7086 Esas, 2020/5001 sayılı kararı ile sair yönleri incelenmeksizin basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Mahkeme bozma ilamına uyarak, basit yargılama usulünü uygulamış ve sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5.040,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 5 ay süre ile geri alınmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesi uyarınca itiraza tabi olmak üzere karar verilmiştir.

4. Katılan vekilinin itirazı üzerine … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/699 Esas, 2021/1022 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5.040,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 5 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.04.2022 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Asli kusurlu olmadığına

2.Katılanın olaydan 1 ay önce zeytin ağacından düşmesi neticesinde yaralandığına, yaralanmanın kaza ile ilgisi olmadığına

3.Katılanın zararının mahkeme tarafından tespit edilmediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine

4.Usul ve Yasaya Aykırı Diğer Hususlara,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, idaresindeki. aracı ile geri geri hareket ettiği sırada aracının sol arka stop lambası kısmı ile gerisinde bulunan ve yürümekte olan katılan yaya …’ya çarptığı, katılanın kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Kaza tespit tutanağında, kamyonet sürücüsünün, meskun mahalde, 4.5 metre genişliğindeki iki yönlü ve kaldırım bulunmayan yolda, geri geri giderken, yolu geçmekte olan katılan yayaya, aracın sol arka tarafı ile çarptığı, … sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84 üncü maddesinde yer kural ihlallerinden “sürücülerin geri geri giderken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde … kullanmak” ihlalinde bulunduğu, yayanın kural ihlalinin olmadığı şekilinde görüş verilmiştir.

3. Müşteki kolluk ifadesinde, yaralanması nedeni ile şüpheliden şikayetçi olduğunu ve uzlaşmak istemediğini beyan etmiş, yargılama aşamasında da şikayeti devam etmiş ve davaya katılmıştır.

4. Katılan …’nun yaralanması ile ilgili olarak … Devlet Hastanesinden 06.04.2015 tarihinde alınan ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı tarafından düzenlenen kesin rapor “mağdurun vücudunda mevcut travmaya bağlı Lomber 1. Omurgada meydana gelen patlama fraktürü nedeni ile beyin cerrahisi olarak stabilizasyon operasyonu yapılmıştır.” şeklindedir.

5. Kovuşturma aşamasında olay yerinde trafik bilirkişisi ile yapılan keşif sonucu düzenlenen 09.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yolun 3.80 cm genişliğinde olduğu ve sağ tarafta araçların park halinde bulunması nedeni ile iyice daralan yolda, aracı geri geri kullanan sanığın, Karayolları Trafik Kanununun 67. maddesinde düzenlen “yönetmelikte belirtilen şartlar haricinde geriye dönmek veya gitmek, izin verilen durumlarda bunları yaparken kara yolunu kullanan kişiler için tehlike arz edecek hareketler yapan” kural ihlali nedeni ile Tali Kusurlu, Katılan mağdurun ise Karayolları Trafik Kanununun 68/1-c maddesinde düzenlenen “yayaların taşıt yolu üzerinde trafiği tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmak” ihlalini yaptığından Asli Kusurlu olduğu belirtilmiştir.

6. Bilirkişi raporuna itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre ise; bilirkişi raporunun aksine sanığın kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğün aykırı davranışını nedeniyle Asli ve Tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.

7. Sanığın birbiri ile uyumlu aşamalarda verdiği ifadesinde “müştekiyi fark ettim ve kendisine korna çaldım ve oda geri çekilmişti, arabamın dikiz aynalarından kontrol ettiğimde arkam boştu, bende geri geri çıkmak isterken bir kişinin yere yığıldığını gördüm. Müştekinin maddi manevi zararı varsa karşılamak isterim, Öncelikle beraatimi mahkeme aksi kanaatta ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını isterim” demiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın Kusura ilişkin Temyiz Nedenleri ;
Sanığın idaresindeki kamyonet ile saat 17:00 sıralarında, meskun mahalde, 3.80 cm genişliğinde iki yönlü yolda, sağ tarafta araçların park halinde bulunması nedeni ile iyice daralan yolda, yüksek … ile geri geri gitmesinin tehlike arz ettiği, dikiz aynalarından yeterince arkayı denetlemediği, gereken dikkat ve özeni göstermediği anlaşılmakla; kaza tespit tutanağı ve ATK raporunda belirtildiği üzere, sanığın asli ve tam kusurlu olarak, bir kişinin yaralanmasına neden olması ile gerçekleşen olayda, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Sanığın Katılanda oluşan omurga kırığının çarpma neticesinde oluşmasının mümkün olmadığına ilişkin Temyiz Nedenleri;
Katılan …’nun yaralanması ile ilgili olarak … Devlet Hastanesinden olay tarihinde alınan geçici rapor ile 06.04.2015 tarihinde alınan kesir raporda, Lomber Omurgada fraktür görülmesi karşısında, sanığın bu husustaki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3. Hükmün Açıklanmasının Geri bırakılmasına Karar Verilmesi Gerektiği Yönünden;
Katılanın maddi zarar talebi bulunduğu, sanığın katılanın zararını gidermediği, zarar giderimine ilişkin dosyaya herhangi bir evrak, dekont vs. sunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Sanığın Usul ve Yasaya Aykırı Diğer Hususlara İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/699 Esas, 2021/1022 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.