YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3151
KARAR NO : 2023/3902
KARAR TARİHİ : 11.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/247 E., 2021/396 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2015/261 Esas 2015/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85 inci maddesinin ikinci fıkrasının, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ehliyetinin 3 yıl geri alınmasına karar verilmiştir.
2. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2015/261 Esas 2015/334 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli ve 2019/10987 Esas 2021/3867 Karar ölenlerin yasal mirasçılarına duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanunun 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli 2021/247 Esas 2021/396 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85 inci maddesinin ikinci fıkrasının, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ehliyetinin 3 yıl geri alınmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.05.2022 havale tarihli ve 2022/9791 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
75 yaşında olduğuna, kronik hastalıkları olduğuna, hapse girmesi halinde mağdur olacağına, ceza miktarının fazla olduğuna, cezanın ertelenmesi ya da başka bir yaptırıma çevrilmesi gerektiğine, çok pişman olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü:
“…’ın 06/01/2015 tarihinde saat 21:30 sıralarında sevk ve idaresinde bulunan … plakalı araçla, Keçiören … Caddesini takiben … Caddesi istikametine sehir halinde bulunduğu, araçta şüpheli ile birlikte ölen …, … ve yaralanan …’ın bulunduğu, şüphelinin … Köprü üzerinde, direksiyon hakimiyetini kaybettiği, seyir istikametine göre sağdaki varyant başı plastik levhalara ve devamında beton bariyerlere çarptığı, aracın 5.5 metre sola savrulduğu, bu sırada kendisi ile aynı istikamette seyreden, … plakalı hakkında Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilen …’ın sevk ve idaresinde bulunan aracın, … plakalı araca sağ arka yan kısmına çarptığı,
Olayda …’ın kullandığı araçta bulunan … ve …’in öldüğü, aynı araçta bulunan …’ın hayati tehlike geçirecek ve basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek ölçüde olmayacak, vücudunda (4.) ağır derecede hayat fonksiyonlarını etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, şüpheli …’ın da hayati tehlike geçirecek ve vücudunda (4.) ağır derecede hayat fonksiyonlarını etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, mağdur …’ın şikayetçi olmadığı,
Olayda ayrıca …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı araçta bulunan mağdur … ‘ın da hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı, mağdur … ‘ın şikayetçi olmadığı,
Yargılama aşamasında aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuna göre de; sanığın alkollü vaziyette kullandığı otomobil ile gece vakti, meskun mahalde, bölünmüş yolu takiben seyredip, aydınlatmanın olduğu, … Köprüsü üzerindeki olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, hızını ve sürüşünü mahal ve ıslak zemin şartlarına göre ayarlamamış, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, bu haliyle, sevk ve idare hatası sonucu mahalde bulunan refüj başına çarpıp, sola savrulması, bu sırada, arkasından gelmekte olan ve önünü kapattığı sürücü …’ın kullandığı otomobilin de çarpılmasına maruz kalması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsiz, tedbirsiz, kurallara aykırı hareketi ile K.T.K.’nun 48 ve 52/b Maddeleri gereğince asli ve tam kusurlu olup; Sürücü …, sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde, bölünmüş yolu takiben seyredip, aydınlatmanın olduğu Keçiören Köprüsü üzerindeki olay mahalli kavşağa geldiğinde, önünde seyreden sanığın, kullandığı otomobil ile refüj başına çarpıp, sola savrularak durması, kendisinin de önünü kapatacak şekilde duran bu otomobile çarpmak durumunda kaldığı olayda, oluşa etken hatalı tutum ve davranışı ile olayı önleme imkanı olmadığından, sonuçta atfı kabil kusuru olmadığının anlaşıldığı, bu hâliyle sanık …’ın 1,59 promil alkollü olarak kullandığı araçla dikkatsiz tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketi ile bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma suçunu işlediği, anlaşılmakla aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklindedir.
2.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen ölü muayene ve otopsi tutanağında … ve …’in trafik kazası neticesinde öldüğü tespit edilmiştir. Araçta bulunan … hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığına dair raporu dosya içindedir.
3.Trafik kazası tespit tutanağında, sürücü …’ın KTK’nın 48/5 ve 52/1-b maddelerini ihlal ettiği, sürücü …’ın kural ihlalinin olmadığı belirtilmiştir.
4. 02.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda, sürücü …’ın KTK’nın 52/b ve 84/f ile KTY’nin 97/b-2 maddelerini ihlal ettiğinden tamamen kusurlu, sürücü …’ın kusursuz olduğu belirtilmiştir.
5.Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 12.11.2015 tarihli raporda kusur dağılımı;
“A-Sanık sürücü …, alkollü vaziyette kullandığı otomobil ile gece vakti, meskun mahalde, bölünmüş yolu takiben seyredip, aydınlatmanın olduğu, … Köprüsü üzerindeki olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, hızını ve sürüşünü mahal ve ıslak zemin şartlarına göre ayarlamamış, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, bu haliyle, sevk ve idare hatası sonucu mahalde bulunan refüj başına çarpıp, sola savrulması, bu sırada, arkasından gelmekte olan ve önünü kapattığı sürücü …’ın kullandığı otomobilin de çarpılmasına maruz kalması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsiz, tedbirsiz, kurallara aykırı hareketi ile K.T.K.’nun 48 ve 52/b Maddeleri gereğince asli ve tam kusurludur.
B- Sürücü …, sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde, bölünmüş yolu takiben seyredip, aydınlatmanın olduğu .. Köprüsü üzerindeki olay mahalli kavşağa geldiğinde, önünde seyreden sanığın, kullandığı otomobil ile refüj başına çarpıp, sola savrularak durması, kendisinin de önünü kapatacak şekilde duran bu otomobile çarpmak durumunda kaldığı olayda, oluşa etken hatalı tutum ve davranışı ile olayı önleme imkanı olmadığından, sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.” şeklindedir.
6.Sanığın savunması “Olay günü maktûller …, … ve … ile birlikte Ulus’da yemek yeyip alkol almıştık, daha sonra …’in arabası ile evimize gidiyorduk, arabayı ben kullanıyordum, kış günü idi; yerler buzmuş; farketmedim, araba kaydı ve iddianamede söylendiği gibi olay oldu, gözümü açtığımda hastanede morg kapısında yatıyordum, ben de ağır şekilde yaralandım, alkollü olduğumu kabul ediyorum, dedi.
21/05/2015 tarihli polis memurlarınca alınan ifadesi okundu; oradaki ifadem de doğrudur, ben kazanın oluş anını hatırlayamıyorum, dedi.” şeklindedir.
7.Olay nedeniyle basit şekilde yaralanan … ve olayda yaşamını yitirenlerin yakınları sanıktan şikayetçi olmamışlardır.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosya içeriğine göre; olay günü saat 21.30 sıralarında, açık havada, 1.69 promil alkollü olan sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal içi, aydınlatmanın olduğu, köprü üzeri bölünmüş tek yönlü zemini ıslak asfalt caddede seyir halindeyken olay mahalli üç yönlü (Y) kavşak mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yol ortasındaki refüj başına çarptığı, çarpma sonrası yolun soluna savrulan araca da arkadan gelmekte olan sürücü …’ın idaresindeki otomobil ile çarpması sonucu sanığın tamamen kusurlu olarak aracında yolcu olarak bulunan … ile …’in ölümüne, mağdur …’ın hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, olayda yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde açıklanan nedenler ile sanık hakkında alt hadden ayrılarak temel ceza tayin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Olay tarihinde 68 yaşında olan sanık hakkında hükmolunan 6 yıl 8 ay hapis cezası hakkında lehe hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından sanığın bu yöndeki temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli 2021/247 Esas 2021/396 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.