Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/3324 E. 2023/1374 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3324
KARAR NO : 2023/1374
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 07.10.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.08.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 1 gün gözaltı süresi sonunda … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.08.2016 tarih ve 2016/281 Sorgu sayılı yapılan sorgusu sonucu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/59 esas sayılı dava dosyasından yargılandığını, yapılan yargılama sonucunda hakkında 22.05.2018 tarihli karar ile beraatına karar verildiği, verilen beraat kararının … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 24.10.2018 tarih ve E:2018/426, K:2018/87 sayılı kararı ile onanarak 26.11.2018 tarihinde kesinleştiği, sonuç olarak koruma tedbirleri nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 85.334,00 TL maddi ve ayrıca 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 04.11.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, yetki itirazları ile maddi-manevi tazminat koşullarının davacı yönünden oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2019/941 Esas, 2020/706 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.03.2021 tarihli ve 2021/337 Esas, 2021/566 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.05.2022 tarihli, davacının temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi;
1.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine,

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İncelenen dosya kapsamında davacı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/21584 soruşturma numaralı dosyası üzerinde Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu yönünden soruşturma yürütüldüğü, davacının 11.08.2016-12.08.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.08.2016 tarih, 2016/281 sorgu numaralı kararı ile adli kontrol kararı verildiği, … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/59 esas, 2018/233 karar numaralı dosyasında davacı hakkında beraat kararı verildiği, beraat kararının istinaf kararı ile 26.11.2018 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.

Davacının, mahkemenin yargı çevresinde oturması ve mahkemenin tazminat konusu işlemle ilişkili olmaması nedeniyle mahkemenin görevli ve yetkili olduğu, davacı tarafından açılmış başkaca bir koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemli davanın bulunmadığı, … Valiliği defterdarlık muhakemat müdürlüğünün yazısından ve yapılan UYAP sorgusundan anlaşıldığı tespit edilmiştir.

5271 sayılı CMK’nın 141. maddesinde; “Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen, e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan, g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan, h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen, i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, k) (Ek bent: 11/04/2013-6459 S.K./17. md) Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır denilerek;

Maddi tazminat talebinin değerlendirilmesinde;
Davacının maddi tazminat talebinin içeriğinde adına kayıtlı bulunan silaha el konulmasına rağmen devamında kendisine teslim edilmemesi ile bedelinde kendisine ödenmemesi, maaş alacakları ve taşınmak zorunda kaldığı için yapmış olduğu masrafların kendine ödenmesini talep ettiği ancak davacının silahına el konulması işleminin yargılama konusu olay ile bağlantılı olmadığı bu işlemin idari eylem niteliğinde olduğu ve koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinin konusunu oluşturmadığı, davacının gözaltında bulunduğu süre zarfında kendisine maaş ödemesinde bulunulduğu ve taşınma nedeniyle yapmış olduğu masrafların Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca da maddi tazminat talebinin konusunu oluşturamayacağı anlaşılmış olmakla davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verimiştir.

Davacının manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2009 tarih 2008/9-193 E.ve 2009/160K. sayılı kararına göre “manevi zarar tutuklanan kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden yoksun bırakılması nedeniyle duyulan elem, ızdırap ve ruhsal sıkıntıların bir ölçüde de olsa giderilmesi amacına yöneliktir. Uğranılan manevi zararın tümüyle giderilmesinin olanaksız olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte tayin edilecek manevi tazminat kişinin acı ve ızdıraplarının dindirilmesinde, sıkıntılarının azaltılmasında etken olacaktır.” genel kurul kararı çerçevesinde, davacının sosyal ve ekonomik durumu, maruz kaldığı koruma tedbirleri nedeniyle duyduğu elem ve ızdırap, gözaltında kaldığı süre, ülkenin ekonomik durumu, paranın satın alma gücü gözetildiğinde mahkememizce değerlendirilen manevi tazminat miktarı zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarında uygun makul ve makbul bir miktar olması gerektiğinden davacının 1.000,00 TL manevi tazminatın haksız koruma tedbirinin uygulandığı tarih olan 11.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/59 Esas, 2018/233 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.08.2016-12.08.2016 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama üzerine 22.05.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.11.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

1.Maddi Tazminat Talebinin Kabul Edilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacının ihraç kararının kesinleşmesini takip eden 2017 ve 2018 yıllarının tamamının ve 2019 yılına ilişkin dava tarihine kadar olan dönem için asgari ücretin maddi tazminat kapsamında ödenmesini talep etmiş ise de davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olması sebebiyle bu talebin reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davacının el konulan silahına ilişkin zararın maddi tazminat kapsamında ödenmesini talep etmiş ise de 667 Sayılı KHK’nın üçüncü maddesinin birinci fıkrasına göre ”Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve hususi damgalı pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir.” hükmü uyarınca davacının silah ruhsatının iptal edildiği ve idari yönden gereğinin yapılması için … Silah ve Patlayıcı Maddeler Şube Müdürlüğüne gönderildiği ve bu işlemin idari işlem niteliğinde olduğu anlaşılmakla, bu talebin reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davacının taşınma masraflarına ilişkin maddi tazminat talebinin 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususlara ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.03.2021 tarihli ve 2021/337 Esas, 2021/566 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.