YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3325
KARAR NO : 2023/965
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 01.04.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen soruşturma dosyası kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 08.09.2018 tarihinde gözaltına alınması, 2 gün gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakılmasının ardından idari gözetim kararı ile 2 ay boyunca geri gönderme merkezinde kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 30.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 13.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 06.05.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmesi gerekir. Dava açılan mahkemenin yetkili olup olmadığının araştırılması, yetkili mahkemede açılmadığının tespiti halinde davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacının nüfus kaydı ve adli sicil kaydının dosya kapsamına alınması, vekiline dava açma yetkisi verip vermediğinin tespiti için davacının dinlenmesi gerekir. 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde belirtilen koşullar davacı yönünden gerçekleşmemiştir. Meydana gelen olayda idarenin kusuru bulunmamaktadır. Aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığının araştırılması gerekir. Talep edilen maddi tazminat maddi delillerle desteklenmemiştir. Talep edilen manevi tazminat miktarı fahiştir. Davacının faiz talebinin yasal dayanağı yoktur. Faiz uygulaması ve faiz başlangıç tarihine ilişkin talep yönünden davanın reddi gerekir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2019/116 Esas, 2019/386 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/6 Esas, 2021/656 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.05.2022 tarihli ve 2021/59637 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının azlığına, 30.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken bölge adliye mahkemesinin yerel mahkemenin hükmettiği manevi tazminat miktarını düşürmesine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 08.09.2018 günü gözaltına alındığı, 10.09.2018 günü serbest bırakıldığı, davacı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2018 tarihli ve 2018/102940 Soruşturma, 2018/65612 Karar sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın davacıya 28.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, kararın 15.01.2019 tarihinde kesinleştiği, davanın 28.03.2019 tarihinde 3 aylık yasal süre içerisinde açıldığı, davacının 2 gün gözaltında kaldığı, davacının gözaltından çıkarıldıktan sonra yabancı uyruklu olması nedeniyle … İl Göç İdaresi Harmandalı Geri Gönderme Merkezinde de davacı vekilinin beyanına göre 2 ay idari gözetim altında kaldığı, mahkemenin yetkisinin haksız yere gözaltında kalmış ve tutuklanmış kişilerin tazminatına yönelik olduğu, o nedenle idari gözetim altında kalmasının mahkememizin görevine giren bir husus olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının gözaltına alındığı tarihteki 16 yaşından büyüklerdeki net asgari ücretin 1.603,12 TL olduğu ve davacının gözaltında geçirdiği süre nazara alınarak 2 gün karşılığı olan 106,87 TL ile Türkiye’den çıkış yaptığı sırada gözaltına alındığı anlaşılan davacının dosyaya ibraz ettiği, Türk Parası karşılığı 1.695,12 TL olan gidiş – dönüş olan elektronik uçak bileti parasının yarısı olan 847,56 TL olmak üzere toplam 954,43 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 08.09.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği 2 günlük süre ve soruşturma süreci ile davacının şahsi, sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 1.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 08.09.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davacı tarafın talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının belirlenmesinde objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yerel mahkemece bu ölçütlere uymayacak şekilde fazla manevi tazminata hükmedilmesi kanuna aykırı bulunduğundan, hüküm fıkrasının ikinci bendinde yazılı ”1.500 TL” ibaresi çıkarılarak yerine “150,00 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/102940 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 08.09.2018 – 10.09.2018 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 28.12.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın kesinleştiği, gözaltında alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından, davacının dosyaya ibraz ettiği, Türk Parası karşılığı 1.695,12 TL’ye tekabül eden gidiş – dönüş uçak bileti parasının yarısı olan 847,56 TL’nin davacının havaalanında yakalanması sebebiyle maddi tazminat hesabına dahil edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak bölge adliye mahkemesi tarafından takdir edilen manevi tazminat miktarının eksik olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine hükmedilecek maddi tazminatın davacının gözaltında kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak, ilk derece mahkemesi tarafından hükmedilen maddi tazminat miktarının eksik olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin maddi tazminat yönünden yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak bölge adliye mahkemesi tarafından takdir edilen manevi tazminat miktarının eksik olmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/6 Esas, 2021/656 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.