YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3359
KARAR NO : 2023/1108
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/110 Esas, 2014/647 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/110 Esas, 2014/647 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 14.06.2017 tarihli ve 2016/372 Esas, 2017/5758 Karar sayılı kararı ile özetle;
“… olay mahallinde keşif icra edilmesi sonrası dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine veya İTÜ Trafik Kürsüsünde görevli bilirkişilere tevdii edilerek, olay tarihindeki kaza mahallinin konumu, çarpma noktası, yol durumu, … ve yayanın kaza sonrası konumları da değerlendirilmek sureti ile olayda sanığın kusurlu olup olmadığı konusunda ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre de sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2017/726 Esas, 2019/403 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına uyularak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.05.2022 tarihli ve 2022/63654 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri, eksik incelemeyle sanığın beraatine karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … 9. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde “… Uyulan bozma ilamı doğrultusunda olay mahalinde keşif yapıldıktan sonra dosya adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmiş, trafik ihtisas dairesinin raporunda, kazanın meydana gelmesinde ölen …’ın asli kusurlu olduğu, sanık …’ın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Buna göre; Her ne kadar sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanığın savunmaları, katılanın beyanı, olay yeri kaza tespit tutanağı, keşif, trafik ihtisas dairesinin raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanık …’ın yönetimindeki….. plakalı … ile … yolunu takiben … istikametine en sol şeritte seyir halindeyken seyrine göre ön ilerisinde sağ taraftan sol tarafa geçiş yapan …’a en sol şeritte çarptığı, kaza nedeniyle …’ın öldüğü, olayın meydana gelmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmiştir…” denilmiştir.
2. Sanık, alınan savunmasında “… Ben dört şeritli yolun en solundan yaklaşık 70-75 km hızla seyir halinde idim. Araçlarımızda … takip sistemi olduğu için bu hızın üstüne çıkmıyoruz. İşbir Yatak önüne geldiğimde, sağımdan benden ilerde seyreden araçların önünden aniden bir erkek bir bayan yaya çıktı, zaten can havli ile sağımdaki araçları kurtarmışlardı, benim kendilerine mesafem yaklaşık 20-25 m civari idi. Beni görünce panik yaptılar. Ben de fren tertibatı alarak durmaya çalıştım, buna rağmen aracın ön kısmıyla bayan yayaya aracın sağ dikiz aynası ile de erkek yayaya çarpmak zorunda kaldım…” şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Kaza sebebiyle ölen …’ın eşi katılan …’ın aşamalarda şikayetçi olduğu ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.
4. …’ın kesin ölüm sebebini belirleyen, 09.10.2013 tarihli Ölü Muayene Tutanağına göre; “… ölüm sebebinin … dışı trafik kazası ile husulü mümkün künt kafa ve beden travmasına bağlı iskelet sistemi, çoklu parça kemikleri zemininde gelişen beyin kanaması, pnomotoraks iç organ hasarı, iç kanama sonucu meydana geldiği …” belirtilmiştir.
5. Kolluk güçlerince tanzim olunan 09/10/2013 tarihli Trafik Kaza Tespit Tutanağına göre ölenin yola birdenbire çıkma kuralını ihlal ettiğinden asli, sanığın ise aracının hızını, aracın teknik özelliğine ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması sebebiyle tali kusurlu olduğunun belirtildiği, ölenin ise asli kusurlu olduğunun bildirildiği, soruşturma aşamasında alınan Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi … Danışman tarafından düzenlenen 30/10/2013 tarihli raporda ise sanığın mevcut şartlarda etkin tedbir alma imkanı bulunmadığından kusursuz olduğunun belirtildiği görülmüştür.
6. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında keşif neticesinde KGM Emekli Trafik Bilirkişi tarafından düzenlenen 02.05.2018 tarihli bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 28.03.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın idaresindeki kamyonet ile azami hız limitinin 90 km/h olduğu meskun mahaldeki il yolunda sol şeritte seyir halindeyken, sağ ilerisinde seyir halinde olan araçların önünden geçerek karşıdan karşıya geçmekte olan yayalara, fren tedbiri almasına rağmen çarptığı olayda başka alabileceği bir önlem bulunmadığı anlaşılmakla kusursuz olduğu, ölenin meskun mahaldeki yolda karşıdan karşıya geçişi öncesi durup taşıt yoluna ilişkin gerekli kontrolleri yapması, ilk geçiş hakkını solundan gelen araçlara vermesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, seyir halinde olan araçların arasından kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde geçişi sırasında da solundan gelen aracın istikamet şeridini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tam kusurlu olduğu bildirilmiştir.
II. GEREKÇE
1. Av. …’in katılan vekili sıfatıyla 2. celseye ve keşfe katılmış olması, 1. ve 3. celsede sunduğu mazaretlerin mahkeme tarafından kabul edilmesi, gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmiş olması, kazanın meydana geldiği tarih ile inceleme tarihi arasında geçen süre ile dava dosyasının tekemmül ettiği dikkate alındığında, tebliğnamenin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 08.30 sıralarında, sanığın idaresindeki kamyoneti ile yerleşim yerinde, 4 şeritli, bölünmüş, tek yönlü, 14 metre genişliğinde, asfalt kaplı, hız limiti 90 km/s olan ve yaya geçidi bulunmayan yolda, açık havada, en sol şeritte seyri sırasında, seyrine göre sağdan sola doğru geçiş yapmakta olan yaya Penbe Özdamar’a çarparak ölümüne sebebiyet verdiği olayda, çarpma noktasının sol şerit üzerinde olduğu, çarpma noktasına 500 metre mesafede yaya üst geçidi olduğu, araca ait fren izi tespitinin bulunmadığı, çarpma sonrası aracın kısa mesafede durduğu, yayaların çarpma sonrası son konumlarını araca yakın mesafede aldıkları, yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere olay mahalli yolun şehirler arası bir yol olması sebebiyle dört şeritte yoğun ve akıcı olduğunun, sanığın sol şeritte seyir halinde iken orta refüjdeki bariyer sebebiyle sola kaçma imkanının bulunmadığı, sağa doğru şerit değiştirmesi halinde kendisinin ve arkasından gelen araçların seyrini tehlikeye sokacağının düşünüldüğü, sanığın seyir halinde iken yayaları gördüğü mesafede aracını durdurma imkanının olmadığının yapılan basit bir hesaplama anlaşıldığının belirtildiği, tüm bu tespitler ve dosya kapsamında bulunan deliller karşısında sanığın kazayı engellemek bakımından alabileceği bir tedbirin bulunmadığı kanaatine varıldığı, Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek doğru şekilde hüküm kurulduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2017/726 Esas, 2019/403 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.