YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3893
KARAR NO : 2022/9480
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan … Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/425 Esas – 2008/126 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, 5682 sayılı Yasaya muhalefet suçundan davacıya ait 26 DC 257 plaka sayılı araca 17.10.2001 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda 10.04.2008 tarihinde davacının beraatine ve aracın iadesine karar verildiği, hükmün 04.11.2008 tarihinde kesinleştiği, davanın el koyma tarihi olan 17.10.2001 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 arasındaki dönem için yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanuna tabi olduğu, 01.06.2005 ile iade tarihi olan 10.04.2008 tarihleri arasındaki dönem için ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının 7.000,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, 4.882,50 TL maddi tazminatın 31.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, davacıya ait araca 17.10.2001 tarihinde el konulduğu, el koyma işleminin 01.06.2005 tarihinden önce gerçekleşmiş olması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesine göre, davanın 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, haksız el koyma işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı ve anılan Kanunun 1. maddesi kapsamında haksız el koyma nedeniyle tazminat isteme konusunda düzenleme bulunmadığı, 466 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmü nedeniyle haksız el koyma nedeniyle tazminat istenemeyeceği, 01.06.2005 – 10.04.2008 tarihleri arasındaki el koyma işleminin ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu ve her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141/1-j maddesinde “Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,” kişilerin uğramış olduğu zararları Devletten isteyebileceği belirtilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1. maddesinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği, bu kapsamda tazminat talebinin dayanağı olan … Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/425 esas 2008/126 karar sayılı hükmünün 04.11.2008 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık süre geçtikten sonra 30.07.2012 tarihinde açıldığı gözetilerek süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi, gerekçesi ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, … Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/425 esas 2008/126 karar sayılı hükmünün 04.11.2008 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık süre geçtikten sonra 30.07.2012 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 05.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.