Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/3900 E. 2023/842 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3900
KARAR NO : 2023/842
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2010 tarihli ve 2008/297 Esas, 2010/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına;

6136 sayılı yasanın 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verilmiştir.

2…. 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2010 tarihli ve 2008/297 Esas, 2010/573 Karar sayılı kararının itiraz edilmeyerek 14.09.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde 18.03.2015 tarihinde TCK’nın 184/1. maddesinde tanımlanan imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği ve … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 04.09.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince Açıklanmasına … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarih, 2020/8120 Esas, 2021/590 Karar sayılı kararı ile verilmiştir.

3.Önceki hükmü aynen açıklayan, … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarih, 2020/8120 Esas, 2021/590 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 25.01.2021 tarihli, 2020/8120 Esas, 2021/590 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulünün uygulanması yönünde değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesi ile Bozulmasına karar verilmiştir.

4.Mahkeme bozma ilamına uyarak, basit yargılama usulünün uygulanmaması gerekçelerini tensip zaptı ile açıklayarak genel hükümlere göre yargılamaya devam etmiş ve 10.06.2021 tarih, 2021/398 Esas, 2021/652 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içinde suç işlemesi nedeniyle dosyanın sadece trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçu yönünden yeniden esasa alındığı, bu suç yönünden açıklanan hüküm Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25/01/2021 tarih ve 2020/8120 Esas, 2021/590 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olması nedeniyle yeniden ele alındığında, sanığa 6136 sk yönüyle verilen HAGB kararının işleme alınmadığının fark edilmesi üzerine bu suç yönünden dosya esasa alınmış ve birleştirme kararı verilerek her iki suç yönünden yapılan yargılama sonucunda 6136 Sayılı Yasa’nın 15/1. maddesi gereğince verilen HAGB kararının kaldırılarak Aynen Açıklanmasına, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; 6136 sayılı yasanın 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

5…. 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarih, 2021/398 Esas, 2021/652 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 16.11.2021 tarihli, 2021/5147 Esas, 2021/7985 Karar sayılı kararı ile “hükmün açıklanmasına konu olan kasıtlı suçun TCK’nın 184/1. maddesi kapsamında imar kirliliğine neden olma suçu olması, 18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na ilave edilen geçici 16. maddeye göre, sanığın 31.10.2018 tarihine kadar başvurması ve madde kapsamında belirtilen şartları yerine getirmesi halinde imar kirliliğine neden olma suçundan mahkum olunan cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağının düzenlenmesi karşısında, belirtilen husus araştırılarak, sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

6.Bozma ilamına uyarak, gereklerini yerine getiren … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarih, 2021/1452 Esas ve 2022/464 Karar ayılı kararı ile “… Sanığın ihbara konu eylemi nedeniyle hükmü veren Mahkeme ile yapılan yazışmada sanığın yapı kayıt belgesi almadığı ve suça konu yeri imara uygun hale getirmediği anlaşıldığından uyarlama yargılama yapılmayacağı…” bildirilmiş bu haliyle denetim süresi içinde suç işleyen sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; 6136 sayılı yasanın 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.05.2022 tarihli, 5271 sayılı Kanun’un 302/1 inci maddesi uyarınca Esastan reddi ile onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Zamanaşımı nedeni ile düşme kararı verilmesi gerektiğine,

2.Her iki suçun unsurlarının oluşmadığına, bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiğine

3.Vesaire,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde, sokakta yürümekte olan mağdurlar … ve …’ye cinsel tacizde bulunduğu ve hakaret ettiği, mağdurlara “sizi öldüreceğim” diyerek tehdit ettiği, olay yerinden aracı ile kaçtığı, polisler tarafından yakalandığı, yapılan kontrolde 1.90 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, … içinde yapılan aramada, alınan ekpertiz raporuna göre 6136 sayılı yasa kapsamında yasak niteliğe haiz olduğu belirtilen bıçağın ele geçirildiği, bu haliyle sanığın alkolün etkisi altında … kullanmış olması nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarını işlediği anlaşıldığından, cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın aşamalardaki savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3.Sanık hakkında düzenlenen 17.04.2008 tarihli Alkol Raporu ile yine aynı tarihli Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağı ve Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

4…. Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen 21.04.2008 tarihli Ekspertiz Raporuna göre,sanığın kullanmış olduğu … içerisinde ele geçirilen 20.1 cm uzunluğundaki, sivri uçlu, sustalı çakının, 6136 sayılı Yasanın 4 üncü maddesine göre yasak niteliği haiz bıçaklardan olduğu tespit edilmiştir.

5.Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Zamanaşımı nedeni ile Düşme Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden,
Sanık hakkında anılan suçlardan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 14.09.2010 tarihinde kesinleşmesi ile dava zamanaşımı süresinin durduğu, duran zamanaşımı süresinin ihbara konu ikinci suçun işlenme tarihi olan 18.03.2015 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, sanığın sorgusunun yapıldığı 18.04.2008 tarihi ile hükmün açıklandığı tarih arasında kesen başka sebep bulunmadığı, bu haliyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 5237 sayılı TCK’nın 66/1(e)-2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen şekilde en fazla yarı oranında uzamasıyla hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresine, 4 yıl 6 ay 4 günlük durma süresi eklendiğinde, zamanaşımının 2025 yılında dolacağı anlaşılmıştır.

B. Her iki suçun unsurlarının oluşmadığı Yönünden,
Alkol muayene raporları ve tutanaklar, tutanak tanıkları kolluk görevlilerinin ifadeleri ve ele geçirilen sustalı çakı hakkında düzenlenen ekspertiz raporu karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C.Sair Temyiz İtirazları Yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/1452 Esas, 2022/464 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.