YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3901
KARAR NO : 2023/537
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının d bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2013/455 Esas, 2018/615 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/4 üncü maddesi ve 5271 Sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi gereğince açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
2…. Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2018/3952 Esas, 2021/878 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 9.0000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.06.2022 tarihli hükmün niteliği itibari ile temyiz edilemez olduğu gerekçesi ile, temyiz isteminin reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi kusurlu olmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1.”Her ne kadar sanık … hakkında Taksirle Yaralama suçundan kamu davası açılmış ise de; sanıkla ilgili olarak herhangi bir şikayet bulunmadığı anlaşılmakla açılan kamu davasının TCK 73/4, CMK 223/8 maddeleri gereğince Düşürülmesine, karar vermek gerekmiştir.” denilmiştir.
2.Sanık aşamalarda alınan savunmasında, idaresindeki motosiklet ve arkada yolcu olarak bulunan yaralanan arkadaşı … ile birlikte seyir halinde iken, öndeki … otobüsünün sinyal vermesine rağmen dönüş yapmaması nedeni ile otobüse çarptığı, kendisinin alkollü olmadığı, arkadaşı Sabri’nin alkollü olduğu şeklinde ifade vermiştir.
3.Kaza sebebiyle yaralanan …’in kollukta verdiği ifadesinde, motosiklet sürücüsü sanıktan, şikayetçi olduğu, uzlaşmak istediği, yapılan uzlaşma görüşmelerinin olumsuz olduğu görülmüştür.
4.Yargılama aşamasında müşteki …’in beyanı alınamadığından dinlenilmesinden vazgeçilmiştir.
5.Müştekinin kaza nedeni ile yaralanması ile ilgili olarak, … Devlet Hastanesinden alınan 04.06.2013 tarihli kesin rapora göre, sol akciğerde hemopnömotoraks ve sol 6, 7, ve 8. kotlarda fraktür hattı görülmesi nedeni ile , hayati tehlike geçirdiği, kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğu anlaşılmıştır.
6.Sanık hakkında … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde 05.06.2013 tarihinde, saat 13:57 de alınan kan numunesi sonucu, 1.00mg/dl Etanol olduğu tespit edilmiştir. Trafik Kaza Tespit Tutanağına göre, kazanın 04.06.2013 tarihinde saat 16:45 de meydana geldiği, alkol raporunun olaydan 19 saat sonra alındığı, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi uygulamalarına göre her saat başı alkol miktarının 0,15 promil düştüğü dikkate alındığında, olay anında sanığın yaklaşık 3.85 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır.
7.Soruşturma aşamasında kolluk güçlerince tanzim olunan Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında, önünde seyreden … otobüsü şoförünün sola dönmek istediği sırada, sanığın direksiyon hakimiyetini kaybederek, otobüsün arka kısmına çarpması sonucu 2 araçlı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kaza sebebiyle sanığın Karayolları Trafik Kanununun 56/1-c maddesindeki aynı şeritte giden araçların arasındaki mesafe kuralını ihlal etmesi nedeni ile kusurlu olduğu, … otobüsü şoförünün ise sola dönüş kurallarına riayet etmemesi nedeni ile kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
8.Kovuşturma aşamasında Trafik Bilirkişinden keşif yapılması sonucu düzenlenen 06.03.2017 tarihli kusur raporunda; … otobüsü şoförünün kusurunun bulunmadığı, arkadan çarpan sanığın asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
9.Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin 01.12.2017 tarihli raporu ile bilirkişi raporu gibi sanığın asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
10.Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
… Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin gerekçesinde özetle “…Sanık …’ın olay günü saat 17:40 sıralarında sevk ve idaresindeki motosiklet ile arkasında … yolcu olarak bulunduğu halde …. Caddesi üzerinde seyirle ….kavşağına yaklaştığında; kavşaktan sola dönerek son durağa gitmek üzere sol sinyali yanık vaziyette beklemekte olan istinaf dışı sanık …’ın kullanmış olduğu yolcu minibüsünün sağ arkasına çarpması neticesinde, katılan …’in hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kemik kırığı oluşacak biçimde yaralandığı, kaza sonrası yapılan alkol testinde sanığın 1.00 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, eylemde bilinçli taksir koşullarının bulunduğu, meydana gelen olayda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu dairemizce de kabul edilmiştir.
TCK 89/5. maddesi gereğince atılı suç şikayete tabi olmadığından hukuka aykırı nitelikteki … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2018 tarih, 2013/455 esas, 2018/615 karar sayılı kararının sanık … yönünden kaldırılmasına karar verilmiş olup, Sanık …’ın sabit olan taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan TCK 89/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi ve özelliği, suç konusunun önem ve değeri, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı da nazara alınarak sanığın taktiren ve teştiden ve tercihen adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, eylemde bilinçli taksir koşulları gerçekleştiğinden cezasından TCK nın 22/3 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında arttırım yapılmış, yine sanığın eylemi sonucunda mağdurda kemik kırığı meydana geldiği ve hayati tehlike geçirdiği toplanan delillerden anlaşıldığından TCK 89/2-b-e maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında arttırım yapılmıştır…” denilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü sanığın idaresindeki motosiklet ile saat 16:45 sıralarında, meskun mahalde, tek yönlü, iki şeritli yolda, motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan müşteki … ile birlikte seyir halirde iken; aynı istikalmette önünde seyreden sürücü … idaresindeki … otobüsüne sola dönüş yapmak için sol şeritte durduğu sırada, direksiyon hakimiyetini kaybederek sürüklenmesi ve akabinde otobüsün sağ arka kısmına çarpması neticesinde, müşteki …’in hayati tehlike geçirecek ve kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisi orta (2.derece) olacak şekilde yaralanmasına tam kusurlu olarak neden olduğu olayda; sanığın olaydan 19 saat sonra hastanede alınan alkol raporunda 1.00 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi uygulamalarına göre her saat başı alkol miktarının 0,15 promil düştüğü dikkate alındığında, olay anında sanığın yaklaşık 3.85 promil alkollü olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında ve verilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2018/3952 Esas, 2021/878 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.